Yoksa (makbul) tevbe, kötülükleri (günahları) işleyip de kendisine ölüm gelip çatınca, “İşte ben şimdi tevbe ettim” diyen kimseler ile kâfir olarak ölenlerinki değildir. Bunlar için ahirette elem dolu bir azap hazırlamışızdır.
Nisâ Suresi’nin 18. ayeti (4:18) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 80. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Nisâ Suresi 18. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
18. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah günahında ısrar eden kimsenin tevbesini kabul etmez. Onlar ölüm döşeğinin sıkıntısını çekmeden günahlarından tevbe etmezler. O esnada onlardan biri: "Ben şimdi işlemiş olduğum günahlardan dolayı tevbe ettim" der. -Aynı şekilde- Yüce Allah bu şekilde küfründe ısrar ederek ölen kimselerin tevbesini de kabul etmez. Onlar günahlarında ısrar eden asilerdir. Ve küfürleri üzerine ölen kimseler için elem verici azap hazırladık
17-18. Allah’ın kullarının tevbesini kabul etmesi iki türlüdür: Birisi kullarını tevbe etmeye muvaffak kılması, diğeri ise kulunun tevbe etmesinden sonra o tevbeyi kabul etmesidir. Şanı Yüce Allah burada, bir lütfu ve cömertliği olarak kabul etmeyi üzerine bir hak olarak takdir ettiği tevbenin mahiyetini bize haber vermektedir. Bu tevbe “kötülüğü” yâni günahları “cehaletle” işleyenlerin tevbesidir. Günahın cehaletle işlenmesi, kişinin o günahın âkıbetini, Allah’ın gazap ve cezasını gerektirdiğini; ayrıca Allah’ın kendisini görüp gözettiğini ve sonunda bu günahın imanını eksilteceğini ya da … Devamını oku
Zina suçunu işlemek, fert ve toplum için tehlikesi en büyük günahlardandır. Bundan dolayı zina suçunun cezaları şiddetli olarak gelmiştir.
Allah'ın kullarına olan lütuf ve rahmeti öyle (geniştir ki) bütün günahkârlar için tövbe kapısını açmıştır. O kimse için sebeplerini kolaylaştırmış ve bu yol üzerinde ilerlemesi için ona yardım etmiştir.
Yüce Allah'a karşı kasıtlı ya da kasıtsız günah işleyen herkes, Allah -Celle ve Alâ-'ya karşı işlemiş olduğu günahı karşılığınca cahildir. Günahların etkisinden ve üzerinde bıraktığı kötülükten de bihaberdir.
Evlilik hayatının devamlı olmasını sağlayan unsurlardan biri de, kocanın bakış açısının ölçülü olmasıdır. Bakış açısını hoşlanmadığı şeylerle kısıtlamamalıdır Bilakis hayır tarafından bakmalıdır ki, yüce Allah bunda pekçok hayır murad etmiş olabilir.
18. ayetin diğer mealleri
Ölüm gelip çatana kadar günah işleyip de tam o zaman: Ben şimdi tevbe ediyorum, diyenlerin tevbesi, tevbe değildir. Kâfir olarak ölenlerin tevbesi de yoktur. Onlara acıklı bir azap hazırladık.
Yoksa kötülükleri yapıp yapıp da içlerinden birine ölüm gelip çatınca «Ben şimdi tevbe ettim» diyenler ile kâfir olarak ölenler için (kabul edilecek) tevbe yoktur. Onlar için acı bir azap hazırlamışızdır.
Yoksa günah işleyip de kendisine ölüm gelince: "İşte ben şimdi tevbe ettim." diyen kimselerin tevbesi kabul edilmez. Kâfir olarak ölenlerin de tevbeleri kabul edilmez. İşte bunlara ahirette can yakıcı bir azap hazırlamışızdır.
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anh'dan- merfu olarak rivayet oldunduğuna göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Muhakkak ki Allah -Azze ve Celle-, kulun tevbesini can boğaza gelmediği sürece kabul eder.»
Onlar kendilerine meleklerin gelmesinden yahut Rabbinin gelmesinden yahut Rabbinin âyetlerinden birisinin gelmesinden başkasını mı bekliyorlar? Rabbinin ayetlerinin geldiği gün, daha önceden iman etmemiş ya da imanıyla bir iyilik kazanmamış kimseye artık imanı bir fayda sağlamayacaktır. De ki: "Bekleyin bakalım, biz de bekliyoruz!"
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.