Allah katında (makbul) tevbe, ancak cahillikle bilmeyerek günah işleyip sonra çok geçmeden tevbe edenlerin tevbesidir. İşte Allah, bunların tevbelerini kabul buyurur. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Nisâ Suresi’nin 17. ayeti (4:17) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 80. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Nisâ Suresi 17. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
17. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Şüphesiz ki Allah, günah ve masiyetlerin akıbetini ve şerrini bilmeden yönelen - kasıtlı ya da kasıtsız olarak günah işleyen herkesi kapsar- kimselerin tövbesini kabul eder. Sonra o kimseler ölüm kendilerine gelmeden önce Rablerine tövbekâr olarak dönerler. İşte yüce Allah bu kimselerin tövbesini kabul eder ve günahlarını affeder. Yüce Allah kullarının bütün hallerini en iyi bilen, takdir etmesinde ve hüküm koymasında hikmetli olandır.
17-18. Allah’ın kullarının tevbesini kabul etmesi iki türlüdür: Birisi kullarını tevbe etmeye muvaffak kılması, diğeri ise kulunun tevbe etmesinden sonra o tevbeyi kabul etmesidir. Şanı Yüce Allah burada, bir lütfu ve cömertliği olarak kabul etmeyi üzerine bir hak olarak takdir ettiği tevbenin mahiyetini bize haber vermektedir. Bu tevbe “kötülüğü” yâni günahları “cehaletle” işleyenlerin tevbesidir. Günahın cehaletle işlenmesi, kişinin o günahın âkıbetini, Allah’ın gazap ve cezasını gerektirdiğini; ayrıca Allah’ın kendisini görüp gözettiğini ve sonunda bu günahın imanını eksilteceğini ya da … Devamını oku
Zina suçunu işlemek, fert ve toplum için tehlikesi en büyük günahlardandır. Bundan dolayı zina suçunun cezaları şiddetli olarak gelmiştir.
Allah'ın kullarına olan lütuf ve rahmeti öyle (geniştir ki) bütün günahkârlar için tövbe kapısını açmıştır. O kimse için sebeplerini kolaylaştırmış ve bu yol üzerinde ilerlemesi için ona yardım etmiştir.
Yüce Allah'a karşı kasıtlı ya da kasıtsız günah işleyen herkes, Allah -Celle ve Alâ-'ya karşı işlemiş olduğu günahı karşılığınca cahildir. Günahların etkisinden ve üzerinde bıraktığı kötülükten de bihaberdir.
Evlilik hayatının devamlı olmasını sağlayan unsurlardan biri de, kocanın bakış açısının ölçülü olmasıdır. Bakış açısını hoşlanmadığı şeylerle kısıtlamamalıdır Bilakis hayır tarafından bakmalıdır ki, yüce Allah bunda pekçok hayır murad etmiş olabilir.
17. ayetin diğer mealleri
Allah’ın kabul ettiği tevbe yalnızca; cahillikle/bilmeyerek günah işleyenin hemen ardından yaptığı tevbedir. Allah bunların tevbesini kabul eder. Allah, her şeyi bilendir ve hüküm ve hikmet sahibidir.
Allah'ın kabul edeceği tevbe, ancak bilmeden kötülük edip de sonra tez elden hemen tevbe edenlerin tevbesidir; işte Allah bunların tevbesini kabul eder; Allah her şeyi hakkıyla bilendir, hikmet sahibidir.
Ancak Allah'ın kabul etmesini vaad buyurduğu tevbe, o kimseler içindir ki, bilmeyerek günah işleyip hemen tevbe edenlerin tevbesidir. İşte Allah bunların tevbelerini kabul eder. Allah alîmdir hakîmdir. (Her şeyi bilendir, hikmet sahibidir).
Onlar kendilerine meleklerin gelmesinden yahut Rabbinin gelmesinden yahut Rabbinin âyetlerinden birisinin gelmesinden başkasını mı bekliyorlar? Rabbinin ayetlerinin geldiği gün, daha önceden iman etmemiş ya da imanıyla bir iyilik kazanmamış kimseye artık imanı bir fayda sağlamayacaktır. De ki: "Bekleyin bakalım, biz de bekliyoruz!"
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Bir Müminin bir Mümini hata dışında öldürmesi olmaz. Eğer bir kimse bir Mümini yanlışlıkla öldürürse, onun cezası Mümin bir köle azat etmek ve öldürülenin ailesi bağışlamadıkça, ailesine teslim edilen bir diyettir. Eğer ölen, Mümin olduğu halde size düşman bir toplumdan ise, bu takdirde ceza bir Mümin köle azat etmektir. Eğer sizinle aranızda anlaşma bulunan bir toplumdan ise, öldürülenin ailesine teslim olunan bir diyet ve Mümin bir köle azat etmektir. Fakat kim bunu bulamazsa, Allah tarafından tövbesinin kabul edilmesi için iki ay peş peşe oruç tutmaktır. Allah her şeyi bilendir, Hakîm'dir.
O topluluğu aramada/takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Siz (yaralanıp) acı duyuyorsanız onlar da sizin hissettiğiniz gibi acı duyuyor. Onların ümit etmediği şeyi (sevap ve zaferi) siz Allah Teâlâ'dan ümit edersiniz. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ey insanlar! Şüphesiz Rasûl size Rabbinizden hak olan şey ile geldi. Öyleyse iman etmeniz sizin için hayırlıdır. Eğer inkâr ederseniz, göklerde ve yerde olanlar Allah’ındır. Allah Alim'dir, Hakim'dir.