Ey iman edenler! (Ölen babalarınızın) kadınlarını miras yoluyla zorla almanız size helal değildir. Apaçık bir fuhuş işlemedikçe (mehir olarak) verdiklerinizin bir kısmını elde etmek için onları (başkalarıyla evlenmelerine) engel olmak için nikahınızda tutmayın. Onlarla güzel güzel geçinin. Onlardan hoşlanmasanız bile, umulur ki sizin hoşunuza gitmeyen bir şeyde Allah bir çok hayır takdir eder.
Nisâ Suresi’nin 19. ayeti (4:19) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 80. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Nisâ Suresi 19. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
19. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ey Allah'a iman eden ve Rasûlüne tabi olanlar! Babalarınız ve akrabalarınızın mallarını miras olarak aldığınız gibi hanımlarını miras olarak almanız caiz değildir. Onlarla evlenme tasarrufunda bulunmanız ya da dilediğinizle onları evlendirmeniz veyahut da onların evlenmesine mani olmanız caiz değildir. Kendilerinden hoşlanmadığınız hanımlarınıza mehir olarak veya diğer vermiş olduğunuz şeylerin bazısından vazgeçmeleri için nikahınızda tutarak onlara zarar vermeniz caiz değildir. Ancak zina gibi apaçık bir suç işlerseler, onlara vermiş olduğunuzu geri alana kadar nikahınız altında tutmanız ve baskı yapmanız caizdir. Hanımlarınıza eziyet etmeden onlara ihsanda bulunarak güzel geçinin. Eğer dünyevî bir husustan dolayı onlardan hoşlanmaz iseniz onlara sabredin. Yüce Allah, hoşunuza gitmeyen hususlarda dünya ve ahiret hayatınız için pek çok hayır takdir etmiş olabilir
19. Cahiliye döneminde bir kimse ölüp de geriye hanımını bırakacak olursa kardeşi, amcasının oğlu ya da bunlara benzer herhangi bir yakını ölenin hanımının herkesten daha çok kendi hakkı olduğunu düşünür ve kadın ister hoşlansın ister hoşlanmasın onu alıkoyardı. Şayet kendisi isterse kadının rızasına bakmaksızın uygun göreceği bir mehir verip onunla evlenirdi. Şâyet kadını beğenmeyecek olursa da onu evlenmekten alıkoyar, ancak kendisinin arzu ettiği biri çıkarsa evlenmesine müsaade ederdi. Bazen de ölen yakınının mirasından yahut kendi mehrinden ona bir şeyler vermedikçe onu evlendirmeye … Devamını oku
Zina suçunu işlemek, fert ve toplum için tehlikesi en büyük günahlardandır. Bundan dolayı zina suçunun cezaları şiddetli olarak gelmiştir.
Allah'ın kullarına olan lütuf ve rahmeti öyle (geniştir ki) bütün günahkârlar için tövbe kapısını açmıştır. O kimse için sebeplerini kolaylaştırmış ve bu yol üzerinde ilerlemesi için ona yardım etmiştir.
Yüce Allah'a karşı kasıtlı ya da kasıtsız günah işleyen herkes, Allah -Celle ve Alâ-'ya karşı işlemiş olduğu günahı karşılığınca cahildir. Günahların etkisinden ve üzerinde bıraktığı kötülükten de bihaberdir.
Evlilik hayatının devamlı olmasını sağlayan unsurlardan biri de, kocanın bakış açısının ölçülü olmasıdır. Bakış açısını hoşlanmadığı şeylerle kısıtlamamalıdır Bilakis hayır tarafından bakmalıdır ki, yüce Allah bunda pekçok hayır murad etmiş olabilir.
19. ayetin diğer mealleri
Ey iman edenler! (ölen babalarınızın) kadınlarını miras yoluyla zorla almanız size helal değildir. Apaçık bir fuhuş işlemedikçe (mehir olarak) verdiklerinizin bir kısmını elde etmek için onları (başkalarıyla evlenmelerine) engel olmak için nikahınızda tutmayın. Onlarla güzel güzel geçinin; onlardan hoşlanmasanız bile, umulur ki sizin hoşunuza gitmeyen bir şeyde Allah bir çok hayır takdir eder.
Ey iman edenler! Kadınlara zorla vâris olmanız size helâl değildir. Apaçık bir edepsizlik yapmadıkça, onlara verdiğinizin bir kısmını ele geçirmeniz için de kadınları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız (biliniz ki) Allah'ın hakkınızda çok hayırlı kılacağı bir şeyden de hoşlanmamış olabilirsiniz.
Ey iman edenler! Kadınlara zorla varis olmanız size helal değildir. Verdiğiniz mehrin bir kısmını kurtaracaksınız diye, onları sıkıştırmanız da helal değildir. Ancak açık bir hayasızlık yapmış olurlarsa başka. Onlarla iyi geçinin. Eğer kendilerinden hoşlanmadınızsa, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmasanız da Allah onda bir çok hayır takdir etmiş bulunur.