İçeriğe geç

Mâide Suresi 52. Ayet

سورة المائدة، الآية ٥٢

5:52 6. cüz 12. hizb Mushaf’ta 117. sayfa Medeni sure

5:52 ayetinin metni

فَتَرَى ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ يُسَٰرِعُونَ فِيهِمْ يَقُولُونَ نَخْشَىٰٓ أَن تُصِيبَنَا دَآئِرَةٌ فَعَسَى ٱللَّهُ أَن يَأْتِىَ بِٱلْفَتْحِ أَوْ أَمْرٍ مِّنْ عِندِهِۦ فَيُصْبِحُوا۟ عَلَىٰ مَآ أَسَرُّوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِمْ نَٰدِمِينَ ۝٥٢

Okunuşu

fatarā alladhīna fī qulūbihim maraḍun yusāriʿūna fīhim yaqūlūna nakhshā an tuṣībanā dāiratun faʿasā l-lahu an yatiya bil-fatḥi aw amrin min ʿindihi fayuṣ'biḥū ʿalā mā asarrū fī anfusihim nādimīna

Meal

Kalplerinde hastalık olanların: "Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz" diyerek onlara koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah, bir fetih verir veya katından bir emir getirir de içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mâide Suresi’nin 52. ayeti (5:52) Medeni bir surededir; 6. cüzde, Mushaf’ın 117. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Mâide Suresi 52. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

52. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Resul!- İmanları zayıf olan münafıklar; Yahudilere ve Hristiyanlara dost olmak için acele ederler, onların üstün gelmelerinden ve hakimiyetin ellerine geçmesinden korkup onlardan kendilerine bir zarar gelmemesi için böyle yapmaları gerektiğini söylerler. Belki Allah, resulünü ve Müminleri muzaffer kılar. Veya kendi katından bir güç verir ve böylece Yahudilerin ve taraftarlarının saldırısı ve kuvveti geçip gider. Böylece Yahudilerin dostluğunda acele edenlerin pişman olup, kalplerinde zayıf sebeplerle edinmiş oldukları bu münafıklık geçersiz olmuş olur.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

52. Yüce Allah mü’minlere onları dost edinmeyi yasakladıktan sonra iman iddiasında bulunan bir kesimin onları dost edindiğini haber vererek şöyle buyurmaktadır: “Kalplerinde hastalık” yani şüphe, münafıklık ve iman zaafiyeti “bulunan kimselerin” şöyle dediklerini görürsün: “Bizim onları dost ve yardımcı edinmemiz ihtiyaçtan dolayıdır; çünkü biz “devrin aleyhimize dönmesinden korkuyoruz.” Yani yahudi ve hristiyanların zafere erişeceklerinden korkuyoruz, eğer onlar muzaffer olacak olurlarsa bizim onların üzerinde bizi mükâfatlandırmalarını gerektirecek bir iyiliğimiz bulunmaktadır.” Bu ise … Devamını oku

Mâide Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mâide suresinin 51-57. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 117. sayfası).

  • Allah'a, resulüne ve Müminlere olan sevgiye taraf olmaya, kâfirlere buğuz edip onları sevmekten uzak durmak ile ifade edilen velâ ve berâ akidesine dikkat çekilmektedir.
  • Münafıkların özelliklerinden birisi de; Allah Teâlâ'nın düşmanlarına dost olmalarıdır.
  • Savaştan kaçınıp geri dönmek, taksir ve ihmalkârlık yapmak, taksir yapanın değiştirilip başkasının onun yerine gelmesine ve dine yardım etme şerefinin ondan geri alınmasına sebep olur.
  • Allah Teâlâ'nın diniyle alay eden kâfirler, münafıklar ve onları dost edinenler için bir uyarı vardır.

52. ayetin diğer mealleri

Kalplerinde hastalık olanların: "Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz" diyerek onlara koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah bir fetih verir veya katından bir emir getirir de içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

Kalplerinde bir hastalık bulunan (münafık) ların "Başımıza bir felâket gelmesinden korkuyoruz" diyerek (Yahudilerin) arasında koşuştuklarını görürsün. Fakat mümkündür ki, Allah, kendi katından bir zafer, yahut bir emir getirir de, onlar da, içlerinde gizledikleri şeyden dolayı pişman olurlar.

Kalblerinde hastalık bulunanların :" Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz" diyerek, onların arasına koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah, bir fetih ihsan eder veya katından bir emir (iş) getirir de içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

52. ayet kelime kelime

  1. فَتَرَى fatarā görürsün
  2. ٱلَّذِينَ alladhīna bulunanların
  3. فِى fī
  4. قُلُوبِهِم qulūbihim kalblerinde
  5. مَّرَضٌ maraḍun hastalık
  6. يُسَٰرِعُونَ yusāriʿūna koştuklarını
  7. فِيهِمْ fīhim onların arasına
  8. يَقُولُونَ yaqūlūna diyerek
  9. نَخْشَىٰٓ nakhshā korkuyoruz
  10. أَن an bize gelmesinden
  11. تُصِيبَنَا tuṣībanā
  12. دَآئِرَةٌ dāiratun bir felaket
  13. فَعَسَى faʿasā belki
  14. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  15. أَن an getirir de
  16. يَأْتِىَ yatiya
  17. بِٱلْفَتْحِ bil-fatḥi fetih
  18. أَوْ aw ya da
  19. أَمْرٍ amrin bir iş
  20. مِّنْ min kendi katından
  21. عِندِهِۦ ʿindihi
  22. فَيُصْبِحُوا۟ fayuṣ'biḥū onlar olurlar
  23. عَلَىٰ ʿalā üzerine
  24. مَآ mā şeyler
  25. أَسَرُّوا۟ asarrū gizledikleri
  26. فِىٓ fī içinde
  27. أَنفُسِهِمْ anfusihim nefisleri
  28. نَٰدِمِينَ nādimīna pişmanlık

52. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Mâide 5:67

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلرَّسُولُ بَلِّغْ مَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ وَإِن لَّمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُۥ وَٱللَّهُ يَعْصِمُكَ مِنَ ٱلنَّاسِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْكَٰفِرِينَ

    Ey Rasûl! Rabbinden sana indirileni tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan, Allah'ın dinini tebliğ etmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur. Allah, kâfir topluma hidayet etmez.

  • Mâide 5:56

    وَمَن يَتَوَلَّ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ فَإِنَّ حِزْبَ ٱللَّهِ هُمُ ٱلْغَٰلِبُونَ

    Kim Allah’ı, peygamberini ve iman edenleri veli edinirse (bilsin ki), elbette Allah’ın taraftarları galip gelecektir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Muhammed 47:29

    أَمْ حَسِبَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ أَن لَّن يُخْرِجَ ٱللَّهُ أَضْغَٰنَهُمْ

    Yoksa kalplerinde hastalık olanlar, Allah’ın onların kinlerini ortaya çıkarmayacağını mı sandılar?

  • Tevbe 9:125

    وَأَمَّا ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ فَزَادَتْهُمْ رِجْسًا إِلَىٰ رِجْسِهِمْ وَمَاتُوا۟ وَهُمْ كَٰفِرُونَ

    Kalplerinde hastalık olanların ise pisliklerine pislik katmıştır ve onlar kâfirler olarak ölmüşlerdir.

  • Muhammed 47:20

    وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَوْلَا نُزِّلَتْ سُورَةٌ فَإِذَآ أُنزِلَتْ سُورَةٌ مُّحْكَمَةٌ وَذُكِرَ فِيهَا ٱلْقِتَالُ رَأَيْتَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ يَنظُرُونَ إِلَيْكَ نَظَرَ ٱلْمَغْشِىِّ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْمَوْتِ فَأَوْلَىٰ لَهُمْ

    İman edenler: “Bir sure indirilmeli değil miydi?” derler. Muhkem bir sure indirilip de içinde savaş emri verilince kalplerinde hastalık bulunanların üzerlerine ölüm baygınlığı gelmiş gibi sana baktıklarını görürsün. O onlara yakın olandır.

  • Müddessir 74:31

    وَمَا جَعَلْنَآ أَصْحَٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَٰٓئِكَةً وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيَسْتَيْقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَيَزْدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِيمَٰنًا وَلَا يَرْتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْمُؤْمِنُونَ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ وَٱلْكَٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًا كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَ وَمَا هِىَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْبَشَرِ

    Biz; kendilerine kitap verilenler kesin bir bilgiyle inansın, iman edenlerin imanları artsın, kendilerine kitap verilenler ile iman edenler şüpheye kapılmasın, kalplerinde bir hastalık olanlar ile küfre sapanlar da, “Allah, bu örnekle (on dokuz sayısı ile) neyi anlatmak istedi?” desin diye o ateşin koruyucularını meleklerden başkasını kılmadık ve onların sayısını da kâfirler için yalnızca bir fitne/imtihan yaptık. Allah; dilediğini işte böyle saptırır, dilediğine de hidayet eder. Rabbinin ordularını kendisinden başkası bilemez. Bu, insanlar için bir öğütten başka bir şey değildir.

Mâide Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ