İmanla küfür arasında tereddüt ederek, ne Müminlere ne de kâfirlere bağlıdırlar. Allah, kimi saptırırsa onun için asla hidayetin bir yolunu bulamazsın.
Nisâ Suresi’nin 143. ayeti (4:143) Medeni bir surededir; 5. cüzde, Mushaf’ın 101. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Nisâ Suresi 143. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
143. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Bu münafıklar ne yapacaklarını bilmez bir halde tereddüt içindedirler. Onlar ne görünüşte, ne de kalben Müminlerle beraberdirler, ne de kâfirlerle beraberdirler. Bilakis görünüşte müminlerle beraber, kalben ise kâfirlerle beraberlerdir. -Ey Peygamber!- Yüce Allah her kimi saptırırsa onu sapmış olduğu dalaletten doğru yola iletecek bir yol bulamazsın.
143. Yani onlar mü’min kesim ile kâfir kesimi arasında gidip gelirler. Ne zahir ve batınları ile mü’minlerdendirler. Ne de zahir ve batınları ile kâfirlerdendirler. Onlar içlerini kâfirlere açmışlardır, zahirlerini de mü’minlere vermiş gibi görünürler. Bu ise mümkün olabilen sapıklığın en büyüğüdür. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın şaşırttığı kimseye sen asla yol bulamazsın.” Böyle bir kimseyi hidayete iletmeye, azgınlığını terk etmesi için ona bir çare bulmaya imkânın yoktur. Çünkü böyle bir kimseye karşı rahmet kapısı kilitlenmiş ve onun yerini her türlü azap … Devamını oku
Münafıkların özellikleri ortaya konulmuştur. Bu niteliklerden biri de ister Müminlerle beraber, ister kâfirlerle beraber olsun kendi paylarına karşı çok hırslı olmalarıdır.
Münafıkların en büyük sıfatları tereddüt etmeleri, şaşkınlığa düşmeleri ve bocalamalarıdır. Onlar gerçekte ne Müminlerle, ne de kâfirlerle beraberdirler.
Müminlerin dışında kâfirleri dost edinmek şiddetle yasaklanmıştır.
Kişinin Allah Teâlâ’nın ahiretteki azabından korunduğu en büyük şey, iman ve salih ameldir.
143. ayetin diğer mealleri
(İman ile küfür) arasında tereddüttedirler, ne müminlere ne de kâfirlere (bağlıdırlar.) Allah, kimi saptırırsa ona asla (hidayetin) bir yolunu bulamazsın.
(Mü'minler ile kâfirler arasında) gidip gelmekte (tereddüt etmekte) dirler.Ne (tam olarak) onlara, ne de (tam olarak) bunlara temayül ederler. Allah, kimi doğru yoldan saptırmışsa artık onun için (hakka giden) bir yolu asla bulamazsın.
Münafıklar, küfür ile iman arasında bocalamaktadırlar. Ne bu müminlere bağlanırlar, ne de şu kâfirlere. Allah kimi doğru yoldan saptırırsa, sen artık ona kurtuluş yolu bulamazsın.
143. ayet kelime kelime
مُّذَبْذَبِينَmudhabdhabīnayalpalayıp dururlarذ ب ذ ب
(O esnada) şimşek onların gözlerini aniden alacakmış gibi olur. Şimşek parıldadığında yürürler, ortalık birden kararınca da orada dikilip kalıverirler. Eğer Allah isteseydi onların kulaklarını sağır ve gözlerini kör ederdi. Şüphesiz Allah her şeye gücü yetendir.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Allah, onları yaptıkları işlerden dolayı baş aşağı ederek eski konumlarına (küfre) döndürmüştür. Allah’ın saptırdığını doğru yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa, sen onun için asla bir çıkış yolu bulamazsın.