Kim, Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde barınacak birçok geniş yer bulur. Kim, evinden Allah’a ve Rasûlüne hicret etmek için ayrılır da kendisine ölüm yetişirse, onun mükâfatı Allah’a aittir. Allah, çok bağışlayıcı ve merhametlidir.
Nisâ Suresi’nin 100. ayeti (4:100) Medeni bir surededir; 5. cüzde, Mushaf’ın 94. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Nisâ Suresi 100. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
100. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Kim, Allah’ın rızasını arzulayarak küfür beldesinden İslam beldesine hicret ederse, hicret ettiği yerde terk ettiği topraklardan daha farklı yeni bir yer bulur. Orada izzet ve geniş rızık elde edeceği başka topraklar vardır. Kim Allah’a ve resulüne hicret etmek için evinden çıkar ve hicret ettiği yere ulaşamadan ölüm kendisine yetişirse, Allah’ın katında onun sevabı yazılır. Hicret ettiği yere ulaşamamış olmasının ona bir zararı yoktur. Allah tövbe eden kullarını bağışlar ve onlara merhamet eder.
100. Bu ayette hicrete teşvik edilmekte, hicretin üstünlüğünü anlatılmakta ve hicretteki faydalar açıklanmaktadır. Vaadinde sadık olan Yüce Allah, kendi yolunda kendi rızasını arayarak hicret eden kimsenin yeryüzünde gidecek çok yer ve genişlik bulacağını bildirmektedir. “Gidecek çok yer” ifadesi dini maslahatları, “genişlik” ifadesi de dünyevi maslahatları kapsamaktadır. Çünkü insanların pek çoğu hicret sebebi ile önceki kaynaşmanın kaybolacağını, dağınıklıkla karşı karşıya kalacaklarını, varlıktan sonra fakir düşeceklerini, azizken zelil olacaklarını, bolluk içindeyken darlığa düşeceklerini … Devamını oku
Allah yolunda cihat etmenin fazileti ve mücahitlerin mükâfatının ne kadar büyük olduğu ifade edilmiştir. Allah onlara cennette başkalarının ulaşamayacağı kadar çok yüksek makamlar vadetmiştir.
Mazeret sahibi kimselerden cihat farizası düşer ve iyi niyetlerinden dolayı kendilerine bol karşılık verilir.
İslam beldesine hicret etmenin fazileti, kendi beldesinde yaşadığı sürece dini hususunda endişe içinde olan kimsenin güç yetirebilmesi halinde hicret etmesinin farz oluşu.
Yolculuk esnasında namazları kısaltmanın meşru olması.
100. ayetin diğer mealleri
Kim, Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde bir çok geniş yer bulur. Kim, evinden Allah’a ve Rasûlüne hicret için ayrılır sonra da kendisine ölüm yetişirse, onun mükâfatı Allah’a aittir. Allah, çok bağışlayıcı ve merhametlidir.
Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek bir çok güzel yer ve bolluk (imkân) bulur. Kim Allah ve Rasûlü uğrunda hicret ederek evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse artık onun mükâfatı Allah'a düşer. Allah da çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.
Her kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de bulur. Her kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek maksadıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, kuşkusuz onun mükafatı Allah'a düşer. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
(Allah bu emaneti insana vermek suretiyle) münafık erkeklere ve münafık kadınlara; Allah’a ortak koşan erkeklere ve Allah’a ortak koşan kadınlara azap edecek, Mümin erkeklerin ve Mümin kadınların da tövbelerini kabul buyuracaktır. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Allah’a ve rasûllerine iman edip, rasûllerinden hiçbirinin arasında ayrım yapmayanlara ise, onlara mükâfatları verilecektir. Allah, bağışlayan, merhamet edendir.
Ey Nebi zevcelerine, kızlarına ve Müminlerin hanımlarına de ki: “Cilbâblarını üzerlerine giysinler.” Bu onların tanınıp, incitilmemeleri için daha uygundur. Allah; çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.