İçeriğe geç

Nûr Suresi 33. Ayet

سورة النور، الآية ٣٣

24:33 18. cüz 36. hizb Mushaf’ta 354. sayfa Medeni sure

24:33 ayetinin metni

وَلْيَسْتَعْفِفِ ٱلَّذِينَ لَا يَجِدُونَ نِكَاحًا حَتَّىٰ يُغْنِيَهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ وَٱلَّذِينَ يَبْتَغُونَ ٱلْكِتَٰبَ مِمَّا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُمْ فَكَاتِبُوهُمْ إِنْ عَلِمْتُمْ فِيهِمْ خَيْرًا وَءَاتُوهُم مِّن مَّالِ ٱللَّهِ ٱلَّذِىٓ ءَاتَىٰكُمْ وَلَا تُكْرِهُوا۟ فَتَيَٰتِكُمْ عَلَى ٱلْبِغَآءِ إِنْ أَرَدْنَ تَحَصُّنًا لِّتَبْتَغُوا۟ عَرَضَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَمَن يُكْرِههُّنَّ فَإِنَّ ٱللَّهَ مِنۢ بَعْدِ إِكْرَٰهِهِنَّ غَفُورٌ رَّحِيمٌ ۝٣٣

Okunuşu

walyastaʿfifi alladhīna lā yajidūna nikāḥan ḥattā yugh'niyahumu l-lahu min faḍlihi wa-alladhīna yabtaghūna l-kitāba mimmā malakat aymānukum fakātibūhum in ʿalim'tum fīhim khayran waātūhum min māli l-lahi alladhī ātākum walā tuk'rihū fatayātikum ʿalā l-bighāi in aradna taḥaṣṣunan litabtaghū ʿaraḍa l-ḥayati l-dun'yā waman yuk'rihhunna fa-inna l-laha min baʿdi ik'rāhihinna ghafūrun raḥīmun

Meal

Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden “mükatebe” yapmak isteyenlere gelince, eğer onlarda bir hayır görürseniz onlarla mükatebe yapın. Allah’ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde etmek için iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Her kim onları zorlarsa; şüphesiz Allah, onların zorlanmalarından sonra onlara karşı çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Nûr Suresi’nin 33. ayeti (24:33) Medeni bir surededir; 18. cüzde, Mushaf’ın 354. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Nûr Suresi 33. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

33. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

(Fakirlik sebebiyle) Evlenme imkânı bulamayanlar, Allah lütfu ile kendilerini zenginleştirinceye kadar iffetlerini zinadan korusunlar. Özgürlüklerine kavuşmak için mal vererek efendileri ile mükatebe yapmayı talep edenler varsa, (efendileri) borçlarını ödemeye güçleri olduğunu biliyor ve dinlerinde salih kimseler ise onlardan bu anlaşmayı kabul etsinler. Onlara, yaptıkları mükatebenin karşılığından bir kısmını ödemeleri için Allah'ın kendilerine vermiş olduğu maldan verin. Sakın mal aramak için cariyelerinizi zina etmeye zorlamayın. -Tıpkı Abdullah b. Ubey'in, iffetli olup zinadan uzak durmayı isteyen iki cariyesini yapmaya zorladığı gibi; o, iki cariyesini zina karşılığında mal elde etmeye zorlamıştır.- Sizden kim, onları böyle yapmaya zorlarsa; Allah bu zorlanmalarından sonra da onların günahlarını bağışlayandır, onlara karşı çok merhametlidir. Çünkü onlar, bunu yapmaya zorlanmışlardır. Bu fiilin günahı, onları bunu yapmaya zorlayan kimseleredir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

33. “Evlenme imkanı bulamayanlar da Allah, lütfundan kendilerine zenginlik verinceye kadar iffetlerini korusunlar.” Bu, nikâh imkânı bulamayanın hükmüdür. Yüce Allah, böylesine iffetli kalmayı yani haramdan uzak durup kendisini ondan uzak tutacak sebepleri yerine getirmesini emretmektedir. Kendisini harama düşürecek türden hatırına gelecek düşünceleri, haramı çağrıştıran hususları aklından uzaklaştırmak sûreti ile bu sebepleri yerine getirmelidir. Aynı şekilde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in şu tavsiyesini de yapmalıdır: “Ey gençler topluluğu! Sizden evlenmeye gücü yeten kimse … Devamını oku

Nûr Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Nûr suresinin 32-36. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 354. sayfası).

  • Allah Teâlâ, köleliğin sebeplerini savaş ile daraltarak, sınırlandırmış, azat edilme sebeplerini teşvik ederek, genişletmiştir.
  • Mükatebe (kölenin kendi özgürlüğünü satın alması) yolu ve köleye yardım edilmesiyle kölelikten kurtulması için ona yardım etmekten bahsedilmiştir. Böylece kölelerin zina gibi kötü işleri kendine meslek edinerek toplumda alt bir tabaka oluşturmalarına imkân verilmemiş olur.
  • Mümin kimsenin kalbi, fıtrat ve Rabbani hidayetin nuru ile aydınlanır.
  • Mescitler, yeryüzünde içerisinde ibadet edilmesi için bina edilmiş olan Yüce Allah'ın evleridir. Bundan dolayı mescitlerin maddi ve manevi pisliklerden uzak tutulması gerekir.
  • En-Nûr; Allah'ın en güzel isimlerindendir ve Allah'ın nur sıfatını ihtiva eder.

33. ayetin diğer mealleri

Evlenme imkanı bulunmayanlar, Allah’ın lütfundan kendilerini zenginleştirinceye kadar namuslarını korusunlar. Ellerinizin altında bulunan (köleler ve cariyelerden) mükatebe yapmak (bedel vererek hür olmak) isteyenlerle, eğer kendilerinde bir hayır görüyorsanız, hemen mükatebe yapın. Allah’ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatini elde edeceksiniz diye, namuslu kalmak istemelerine rağmen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları zorlarsa, şüphesiz Allah, onların zorlanmalarından sonra da çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

(Fakirlik sebebiyle) evlenme imkânı bulamayanlar, Allah, lûtfu ile kendilerini zenginleştirinceye kadar iffetlerini korusunlar. Elleriniz altında bulunup da mükâtebe (yaparak hürriyetlerini satın almak) isteyenlerle, eğer kendilerinde bir hayır olduğunu bilirseniz, mükâtebe yapın. Allah'ın size verdiği maldan da onlara verin. Dünya hayatından bir menfaat elde etmek için, kendileri namuslu kalmak istedikleri takdirde, cariyelerinizi zinaya teşvik etmeyin. Her kim onları zorlarsa, şüphesiz Allah, onların zorlanmalarından sonra onlara karşı çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.

Evlenme imkanını bulamayanlar ise, Allah, lütfu ile kendilerini varlıklı kılıncaya kadar iffetlerini korusunlar. Ellerinizin altında bulunanlardan (köleler ve cariyelerden) mükatebe yapmak isteyenlerle, eğer kendilerinde (hürriyete kavuşmalarında kendileri için) bir iyilik görüyorsanız, hemen mükatebe yapın. Allah'ın size vermiş olduğu malından siz de onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde edeceksiniz diye, namuslu kalmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları zor altında bırakırsa, bilinmelidir ki, zorlanmalarından sonra Allah (onlar için) çok bağışlayıcı ve merhametlidir.

33. ayet kelime kelime

  1. وَلْيَسْتَعْفِفِ walyastaʿfifi ve iffetlerini korusunlar
  2. ٱلَّذِينَ alladhīna kimseler
  3. لَا lā bulamayan(lar)
  4. يَجِدُونَ yajidūna
  5. نِكَاحًا nikāḥan evlenme (imkanı)
  6. حَتَّىٰ ḥattā kadar
  7. يُغْنِيَهُمُ yugh'niyahumu kendilerini zengin edinceye
  8. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  9. مِن min lutfundan
  10. فَضْلِهِۦ faḍlihi
  11. وَٱلَّذِينَ wa-alladhīna ve kimselerle
  12. يَبْتَغُونَ yabtaghūna isteyen(lerle)
  13. ٱلْكِتَٰبَ l-kitāba mükatebe (sözleşme) yapmak
  14. مِمَّا mimmā sahip olduklarından
  15. مَلَكَتْ malakat
  16. أَيْمَٰنُكُمْ aymānukum ellerinizin
  17. فَكَاتِبُوهُمْ fakātibūhum mükatebe yapın
  18. إِنْ in eğer
  19. عَلِمْتُمْ ʿalim'tum bilirseniz
  20. فِيهِمْ fīhim onlar hakında
  21. خَيْرًا khayran hayırlı olduğunu
  22. وَءَاتُوهُم waātūhum ve onlara verin
  23. مِّن min malından
  24. مَّالِ māli
  25. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  26. ٱلَّذِىٓ alladhī size verdiği
  27. ءَاتَىٰكُمْ ātākum
  28. وَلَا walā ve
  29. تُكْرِهُوا۟ tuk'rihū zorlamayın
  30. فَتَيَٰتِكُمْ fatayātikum cariyelerinizi
  31. عَلَى ʿalā fuhşa
  32. ٱلْبِغَآءِ l-bighāi
  33. إِنْ in eğer
  34. أَرَدْنَ aradna istiyorlarsa
  35. تَحَصُّنًا taḥaṣṣunan namuslu kalmayı
  36. لِّتَبْتَغُوا۟ litabtaghū elde etmek için
  37. عَرَضَ ʿaraḍa geçici menfaatini
  38. ٱلْحَيَوٰةِ l-ḥayati hayatının
  39. ٱلدُّنْيَا l-dun'yā dünya
  40. وَمَن waman ve kim
  41. يُكْرِههُّنَّ yuk'rihhunna onları zorlarsa
  42. فَإِنَّ fa-inna şüphesiz
  43. ٱللَّهَ l-laha Allah
  44. مِنۢ min sonra
  45. بَعْدِ baʿdi
  46. إِكْرَٰهِهِنَّ ik'rāhihinna zorlanmalarından
  47. غَفُورٌ ghafūrun bağışlayıcı
  48. رَّحِيمٌ raḥīmun esirgeyicidir

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 7 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

33. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Nisâ 4:25

    وَمَن لَّمْ يَسْتَطِعْ مِنكُمْ طَوْلًا أَن يَنكِحَ ٱلْمُحْصَنَٰتِ ٱلْمُؤْمِنَٰتِ فَمِن مَّا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُم مِّن فَتَيَٰتِكُمُ ٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِإِيمَٰنِكُم بَعْضُكُم مِّنۢ بَعْضٍ فَٱنكِحُوهُنَّ بِإِذْنِ أَهْلِهِنَّ وَءَاتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ بِٱلْمَعْرُوفِ مُحْصَنَٰتٍ غَيْرَ مُسَٰفِحَٰتٍ وَلَا مُتَّخِذَٰتِ أَخْدَانٍ فَإِذَآ أُحْصِنَّ فَإِنْ أَتَيْنَ بِفَٰحِشَةٍ فَعَلَيْهِنَّ نِصْفُ مَا عَلَى ٱلْمُحْصَنَٰتِ مِنَ ٱلْعَذَابِ ذَٰلِكَ لِمَنْ خَشِىَ ٱلْعَنَتَ مِنكُمْ وَأَن تَصْبِرُوا۟ خَيْرٌ لَّكُمْ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Sizden, hür Mümin kadınlarla evlenmeye maddi açıdan güç yetiremeyen kimse, ellerinizin altında olan Mümin cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı çok iyi bilir. Bazınız bazınızdansınız (hepiniz birsiniz). Onlarla, zinadan kaçınmaları, iffetli olmaları ve gizli dost tutmamış olmaları halinde velilerinin izniyle evlenin ve örfe uygun bir şekilde mehirlerini verin. Evlendiklerinde zina edecek olurlarsa, onlara, hür kadınlara edilen azabın yarısı edilir. (Başkasına ait cariye ile evlenme hususundaki) Bu (izin) içinizden, günaha girme korkusu olanlaradır. Sabretmeniz (başkasına ait cariyelerle evlenmemeniz) sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Bu ayetteki Allah’ın isimleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ