Nahl Suresi’nin 49. ayeti (16:49) Mekki bir surededir; 14. cüzde, Mushaf’ın 272. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Nahl Suresi 49. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
49. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Göklerde ve yerde bulunan bütün canlılar sadece Allah’a secde ederler. Melekler de bir tek O'na secde ederler. Onlar (melekler) Allah’a ibadet ve itaat etmekten kibirlenmezler.
49. “Göklerde ve yerde ne kadar canlı varsa” konuşan ve konuşmayan bütün “hepsi Allah’a secde eder.” Şerefli “melekler de (secde ederler).” Bütün varlıkların Allah’a secde ettiklerinin belirtilmesinden sonra bilhassa melâike-i kirâmın söz konusu edilmesi faziletleri, şerefleri ve ibadetlerinin çokluğundan dolayıdır. Bundan dolayı Yüce Allah: “ve hiç kibirlenmezler” buyurmaktadır. Yani onlar çokluklarına, ahlâk ve güçlerinin büyüklüklerine rağmen Allah’a karşı büyüklenmezler. Nitekim Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Mesih de mukarreb melekler de Allah’a kul olmaktan asla çekinmezler.” (en-Nisâ, 4/172)
Allah’ın verdiği nimetlerin üzerine her an iniyor olması ve günahlarının her vakit Rabbine yükseliyor olması sebebiyle günahkâr kimsenin Rabbinden utanması gerekir.
Kâfirlerin, inkârcıların ve çeşitli günah sahiplerinin, Allah Teâlâ’nın onları azap ile hissetmedikleri bir anda gaflet halindeyken yakalamasından korkmaları gerekir.
Rızık, barış ve sağlık gibi, maddi veya güven, makam, mevki gibi manevi bütün nimetler Allah Teâlâ’dandır.
İnsan, zorluk zamanında kendisini Allah Teâlâ’dan başka sıkıntıdan kurtulacak birini bulamaz. Allah Teâlâ'nın dışında sıkıntının giderilmesine hiç kimsenin kadir olmadığını bildiği için, dua ederek O'na haykırır.
49. ayetin diğer mealleri
Göklerde ve yerde olan tüm canlılar ve melekler hiç büyüklenmeden Allah’a secde ederler.
Göklerde bulunanlar, yerdeki canlılar ve bütün melekler, büyüklük taslamadan Allah’a secde ederler.
Göklerde ve yer yüzünde bulunan canlılar ve bütün melekler, kibirlenmeden Allah'a secde ederler.
Rabîa b. Abdillah el Hudeyr et-Teymi'den rivayet edildiğine göre:Ebu Ömer b. Hattab -radıyallahu anh-'ın bir Cuma günü minber üzerinde Nahl suresini okumuş, nihayet secde ayetine geldiği zaman minberinden inip secde etmiş ; insanlar da onunla beraber secde etmişler. Ertesi Cuma olduğu zaman Ömer, o…
يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّا نَمُرُّ بِالسُّجُودِ فَمَنْ سَجَدَ فَقَدْ أَصَابَ، وَمَنْ لَمْ يَسْجُدْ فَلاَ إِثْمَ عَلَيْهِ. وَلَمْ يَسْجُدْ عُمَرُ ـ رضى الله عنه. وَزَادَ نَافِعٌ عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما…
Allah; O'ndan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir hak ilâh olmayandır; Hayy'dır (diridir); Kayyûm'dur. (kendi zâtiyle kâimdir.) O'nu ne bir uyuklama, ne de bir uyku tutar. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmadan, O'nun yanında kim şefaat edebilir? Onların önünde ve arkasında olan her şeyi bilir. Onlar ise, O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiçbir şey kavrayamazlar. O'nun Kürsü'sü gökleri ve yeri kaplamıştır. Onların her ikisini de görüp gözetmek O'na ağır gelmez. O, çok yücedir, çok büyüktür.