İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 109. Ayet

سورة آل عمران، الآية ١٠٩

3:109 4. cüz 7. hizb Mushaf’ta 64. sayfa Medeni sure

3:109 ayetinin metni

وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرْجَعُ ٱلْأُمُورُ ۝١٠٩

Okunuşu

walillahi mā fī l-samāwāti wamā fī l-arḍi wa-ilā l-lahi tur'jaʿu l-umūru

Meal

Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Bütün işler ancak Allah’a döndürülür.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 109. ayeti (3:109) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 64. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 109. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

109. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Göklerde ve yerde ne varsa, mülkü yalnızca Allah Teâlâ'ya aittir. Mutlak olarak emretmek ve yaratmak da O'na aittir. Bütün mahlukatın işleri Allah Teâlâ'ya döner. Herkese hak ettiği ölçüde karşılığını verir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

109. “Bütün işler yalnız Allah’a döndürülür” O da yilik yapanlara iyiliklerinin karşılığını verir, kötülük yapanları da isyanları dolayısı ile cezalandırır. Şanı Yüce Allah, üç türlü hüküm ve tasarrufunu sık sık bir arada söz konusu etmekte ve böylelikle kullarına mutlak hâkimin kendisi olduğunu beyan etmektedir. Buna göre gerek kaderî hükümler, gerek şer’î hükümler, gerekse de cezaî hükümler yalnız O’nundur. O dünyada da âhirette de kulları arasında hüküm verendir. O’nun dışındaki diğer yaratıklar ise haklarında hüküm verilenlerdir. Bunların emretmek adına bir şeye sahip olmaları söz konusu değildir.

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 109-115. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 64. sayfası).

  • -Allah'a imandan sonra- bu ümmeti hayırlı kılan ve (diğerlerinden) ayıran en önemli özelliği iyiliği emredip, kötülükten men etmeleridir.
  • Allah Teâlâ, dininden yüz çevirmeleri, günahları ve kendilerinden alınan ahde vefa göstermemelerinden dolayı ehlikitabın zelil olmasına hükmetmiştir.
  • Ehlikitabın tümü aynı hal üzere değildir. Onlardan, Allah'ın emirlerini yerine getiren, dinine tabi olan ve sınırlarını aşmayan kimseler vardır. Onlara en büyük ecir ve karşılık verilecektir. Ancak bu durum Nebi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamber olarak gönderilmesinden öncesine aittir.

109. ayetin diğer mealleri

Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Bütün işler de Allah’a döndürülür.

  Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Bütün işler Allah'a döndürülür.

Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. Bütün işler Allah'a döndürülür.

109. ayet kelime kelime

  1. وَلِلَّهِ walillahi Allah'ındır
  2. مَا mā olanlar
  3. فِى fī göklerde
  4. ٱلسَّمَٰوَٰتِ l-samāwāti س م و
  5. وَمَا wamā ve olanlar
  6. فِى fī yerde
  7. ٱلْأَرْضِ l-arḍi أ ر ض
  8. وَإِلَى wa-ilā ve Allah'a
  9. ٱللَّهِ l-lahi
  10. تُرْجَعُ tur'jaʿu döndürülür ر ج ع
  11. ٱلْأُمُورُ l-umūru bütün işler أ م ر

109. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Nisâ 4:132

    وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا

    Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Vekil olarak Allah yeter.

  • Âl-i İmrân 3:129

    وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ يَغْفِرُ لِمَن يَشَآءُ وَيُعَذِّبُ مَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır! O, dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah, çok bağışlayan ve merhamet edendir.

  • Nisâ 4:126

    وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَكَانَ ٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ مُّحِيطًا

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah bütün her şeyi kuşatmıştır.

  • Nisâ 4:131

    وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَلَقَدْ وَصَّيْنَا ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ مِن قَبْلِكُمْ وَإِيَّاكُمْ أَنِ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَإِن تَكْفُرُوا۟ فَإِنَّ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَكَانَ ٱللَّهُ غَنِيًّا حَمِيدًا

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de Allah’tan korkun diye tavsiye ettik. Eğer inkâr ederseniz bilin ki, göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir. Hamt edilmeye layık olandır.

  • Necm 53:31

    وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَسَٰٓـُٔوا۟ بِمَا عَمِلُوا۟ وَيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ بِٱلْحُسْنَى

    Göklerde olan da yerde olan da Allah’ındır. Kötülük edenleri yaptıkları sebebiyle cezalandıracak, iyilik edenleri de en iyisi ile ödüllendirecektir.

  • Şûrâ 42:4

    لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْعَظِيمُ

    Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. O; üstündür/en üsttedir, çok Azîm'dir.

Âl-i İmrân Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

20 Ekim 2026 Salı 9 جمادى الأولى 1448 هـ