16:4 ayetinin metni
خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِن نُّطْفَةٍ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌ مُّبِينٌ ٤
Okunuşu
khalaqa l-insāna min nuṭ'fatin fa-idhā huwa khaṣīmun mubīnun
Meal
İnsanı bir nutfeden (meniden) yarattı. Buna rağmen insan apaçık bir hasım kesildi.
سورة النحل، الآية ٤
خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِن نُّطْفَةٍ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌ مُّبِينٌ ٤
khalaqa l-insāna min nuṭ'fatin fa-idhā huwa khaṣīmun mubīnun
İnsanı bir nutfeden (meniden) yarattı. Buna rağmen insan apaçık bir hasım kesildi.
Nahl Suresi’nin 4. ayeti (16:4) Mekki bir surededir; 14. cüzde, Mushaf’ın 267. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
O, insanı bir damla hakir sudan yarattı. Fakat o, geliştikçe gelişti ve sonunda birde bakmışsın ki o, apaçık olan batılla hakkı yok etmek için aşırı mücadele eden biri olmuş.
4. Yüce Allah, gökleri ve yeri yarattığını söz konusu ettikten sonra onlarda bulunan birtakım varlıkları söz konusu etmiş, sonra da bu yaratılmışların en şereflisi olan insana dair açıklamalarda bulunmuştur: “O, insanı bir damla sudan yarattı.” O, bu nutfeyi iç ve dış bütün azaları tam ve eksiksiz bir insan oluncaya kadar çekip çevirir, besleyip büyütür ve geliştirir. İnsanı oldukça bol olan nimetlerine mazhar kılar. Ne zaman ki o, kendisini tam ve eksiksiz görünce böbürlenir ve kendisini beğenir. “Ama bir de bakarsın ki o, (Rabbine karşı) apaçık bir hasım kesiliverir.” Bundan şu anlam … Devamını oku
15:91 ile 16:6 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 267. sayfası).
İnsanı bir nutfeden (meniden) yarattı. Buna rağmen insan apaçık bir hasım kesildi.
O, insanı bir damla sudan yarattı. Fakat bakarsın ki (insan) Rabbine apaçık bir hasım oluvermiştir.
O, insanı bir meniden (spermadan) yarattı. Bir de bakarsın ki o, Rabbine karşı apaçık bir düşmandır.
وَهُوَ ٱلَّذِى خَلَقَ مِنَ ٱلْمَآءِ بَشَرًا فَجَعَلَهُۥ نَسَبًا وَصِهْرًا وَكَانَ رَبُّكَ قَدِيرًا …
Ve o sudan insanı yaratan, onu soy ve hısımlık sahibi kılan O'dur. Rabbin, her şeye güç yetirendir. …
أَوَلَمْ يَرَ ٱلْإِنسَٰنُ أَنَّا خَلَقْنَٰهُ مِن نُّطْفَةٍ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌ مُّبِينٌ
İnsan, kendisini bir nutfeden yarattığımızı görmüyor mu? Derken, o apaçık bir düşman kesiliverir.
قُلْ يُحْيِيهَا ٱلَّذِىٓ أَنشَأَهَآ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَهُوَ بِكُلِّ خَلْقٍ عَلِيمٌ
De ki: "Onları ilk defa yaratan diriltecek. O, her yaratılmışı hakkıyla bilendir."
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِنْ عَلَقٍ
O, insanı bir kan pıhtısından yarattı.
خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍ كَٱلْفَخَّارِ
O, insanı pişmiş çamur gibi kuru balçıktan yaratmıştır.