İçeriğe geç

Nahl Suresi 111. Ayet

سورة النحل، الآية ١١١

16:111 14. cüz 28. hizb Mushaf’ta 280. sayfa Mekki sure

16:111 ayetinin metni

يَوْمَ تَأْتِى كُلُّ نَفْسٍ تُجَٰدِلُ عَن نَّفْسِهَا وَتُوَفَّىٰ كُلُّ نَفْسٍ مَّا عَمِلَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ ۝١١١

Okunuşu

yawma tatī kullu nafsin tujādilu ʿan nafsihā watuwaffā kullu nafsin mā ʿamilat wahum lā yuẓ'lamūna

Meal

O gün, herkes kendi nefsi adına mücadele eder ve herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenir. Onlar zulme uğratılmazlar.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Nahl Suresi’nin 111. ayeti (16:111) Mekki bir surededir; 14. cüzde, Mushaf’ın 280. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Nahl Suresi 111. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

111. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Peygamber!- Her insanın (mahşerde) beklemenin büyük zorluğu sebebiyle başkaları adına mücadele etmeden, sadece kendisi adına mücadele ederek geldiği o günü hatırla. Her nefis, hayır ve şer adına yaptığı şeylerin karşılığının tamamını alır. Yaptıkları iyiliklerinden herhangi bir eksiltme veya işledikleri kötülüklerine herhangi bir ekleme yapılarak haksızlığa uğratılmazlar.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

111. “O gün herkes gelip kendisi(ni kurtarmak) için çabalayacaktır.” herkes “Nefsim! Nefsim!” diyecek, kendisinden başka hiçbir kimseyle ilgilenmeyecektir. İşte böyle bir günde kul, zerre ağırlığı kadar bile olsa hayır sahibi olmaya ihtiyaç duyacaktır. “Herkese” hayır olsun şer olsun “yaptıklarının karşılığı eksiksiz olarak verilecek ve onlara zulmedilmeyecektir.” Kötülüklerine bir ek yapılmayacağı gibi iyiliklerinden de hiçbir şey eksiltilmeyecektir. “O günde hiçbir kimseye en ufak bir zulüm yapılmaz. Siz ancak işlediğinizin karşılığını görürsünüz.” (Yâsîn, 36/54)

Nahl Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Nahl suresinin 111-118. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 280. sayfası).

  • Verilen karşılık, yapılan amelin türünden olur. Şehir halkı, nimetlere karşı şımarınca tam tersine döndürüldüler. Bu (tersine çevrilmeleri) da, onların helak olmaları, malın onlardan çekilip alınmasıdır. Doymalarının ardından çok şiddetli açlık, korku ve helaka, güvenlik ve huzurun ardından endişeye, yaşamaları için yeterliliğin ardından yaşam kaynaklarının azalması durumuna düştüler.
  • Allah'a ve peygamberine iman ederek bir tek Allah’a ibadet etmenin ve çok olan lütuf ve nimetlerine karşı O'na şükretmenin gerekli olduğu ifade edilmiştir. Şüphesiz ilahi azap, Allah'a iman etmede küfre düşen, O'na karşı gelen ve Allah’ın verdiği nimetlere karşı nankörlük eden herkese erişecektir.
  • Allah Teâlâ, kendi katından bir lütuf olarak ve pis olan her şeyden korumak amacıyla bizlere sadece pislik olan şeyleri haram kılmıştır.

111. ayetin diğer mealleri

O gün, herkes kendi nefsi adına mücadele eder. Herkese yaptığı amelin karşılığı eksiksiz ödenir. Onlar zulme uğratılmazlar.

O gün, herkes gelip kendi canını kurtarmak için uğraşır ve herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenir, onlara asla zulmedilmez.

O gün, herkes nefsini kurtarmak için uğraşarak gelir ve herkese yaptığı işin karşılığı tamamiyle ödenir ve hiç kimseye de zulmedilmez.

111. ayet kelime kelime

  1. يَوْمَ yawma o gün ي و م
  2. تَأْتِى tatī gelir أ ت ي
  3. كُلُّ kullu her ك ل ل
  4. نَفْسٍ nafsin nefis ن ف س
  5. تُجَٰدِلُ tujādilu uğraşır ج د ل
  6. عَن ʿan kendi canı için
  7. نَّفْسِهَا nafsihā ن ف س
  8. وَتُوَفَّىٰ watuwaffā ve tam karşılığı verilir و ف ي
  9. كُلُّ kullu herkese ك ل ل
  10. نَفْسٍ nafsin nefse ن ف س
  11. مَّا mā yaptığının
  12. عَمِلَتْ ʿamilat ع م ل
  13. وَهُمْ wahum onlara
  14. لَا lā asla
  15. يُظْلَمُونَ yuẓ'lamūna haksızlık edilmez ظ ل م

111. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Kasas 28:57

    وَقَالُوٓا۟ إِن نَّتَّبِعِ ٱلْهُدَىٰ مَعَكَ نُتَخَطَّفْ مِنْ أَرْضِنَآ أَوَلَمْ نُمَكِّن لَّهُمْ حَرَمًا ءَامِنًا يُجْبَىٰٓ إِلَيْهِ ثَمَرَٰتُ كُلِّ شَىْءٍ رِّزْقًا مِّن لَّدُنَّا وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    "Eğer seninle birlikte doğru yolu tutacak olursak, kendi yurdumuzdan çekilip çıkarılırız." dediler. Oysa biz onları, kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürünlerinin toplanıp getirildiği; emin, harem kıldığımız bir yere (Mekke'ye) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.

  • İbrâhîm 14:28–29

    أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ بَدَّلُوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ كُفْرًا وَأَحَلُّوا۟ قَوْمَهُمْ دَارَ ٱلْبَوَارِ …

    Allah'ın nimetini küfür (ve nankörlükle) değiştirenleri ve kavimlerini helak yurduna sürükleyenleri görmedin mi? …

  • Âl-i İmrân 3:164

    لَقَدْ مَنَّ ٱللَّهُ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ إِذْ بَعَثَ فِيهِمْ رَسُولًا مِّنْ أَنفُسِهِمْ يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِهِۦ وَيُزَكِّيهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَإِن كَانُوا۟ مِن قَبْلُ لَفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    Andolsun Allah, Müminlere kendi içlerinden; onlara ayetlerini okuyan, onları arıtıp tertemiz yapan, onlara kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.

  • Talâk 65:10–11

    أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُمْ عَذَابًا شَدِيدًا فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ يَٰٓأُو۟لِى ٱلْأَلْبَٰبِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ قَدْ أَنزَلَ ٱللَّهُ إِلَيْكُمْ ذِكْرًا …

    Allah onlar için çok şiddetli bir azap hazırlamıştır. Ey iman etmiş akıl sahipleri –o halde- Allah’tan korkun, gerçek şu ki Allah size bir zikir indirmiştir. …

  • Bakara 2:151–152

    كَمَآ أَرْسَلْنَا فِيكُمْ رَسُولًا مِّنكُمْ يَتْلُوا۟ عَلَيْكُمْ ءَايَٰتِنَا وَيُزَكِّيكُمْ وَيُعَلِّمُكُمُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَيُعَلِّمُكُم مَّا لَمْ تَكُونُوا۟ تَعْلَمُونَ …

    Nitekim içinizden size ayetlerimizi okuyan, sizi tertemiz yapan, size kitabı, hikmeti ve bilmediğiniz şeyleri öğreten, sizden bir elçi gönderdik. …

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Zümer 39:70

    وَوُفِّيَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَّا عَمِلَتْ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَا يَفْعَلُونَ

    Herkes ne yaptıysa, karşılığı tastamam verilir. Allah, onların yaptıklarını en iyi bilendir.

  • Âl-i İmrân 3:30

    يَوْمَ تَجِدُ كُلُّ نَفْسٍ مَّا عَمِلَتْ مِنْ خَيْرٍ مُّحْضَرًا وَمَا عَمِلَتْ مِن سُوٓءٍ تَوَدُّ لَوْ أَنَّ بَيْنَهَا وَبَيْنَهُۥٓ أَمَدًۢا بَعِيدًا وَيُحَذِّرُكُمُ ٱللَّهُ نَفْسَهُۥ وَٱللَّهُ رَءُوفٌۢ بِٱلْعِبَادِ

    Herkes, yaptığı bütün iyilikleri de kötülükleri de karşısında bulacağı o gün isteyecek ki, kötülükleri ile kendi arasında uzun bir mesafe bulunsun. Allah, asıl sizi kendisi hakkında korkutup uyarmaktadır. Allah kullarına karşı da çok merhametlidir.

Nahl Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ