23:10 ayetinin metni
أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْوَٰرِثُونَ ١٠
Okunuşu
ulāika humu l-wārithūna
Meal
İşte bunlar varis olanların ta kendileridir.
سورة المؤمنون، الآية ١٠
أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْوَٰرِثُونَ ١٠
ulāika humu l-wārithūna
İşte bunlar varis olanların ta kendileridir.
Mü’minûn Suresi’nin 10. ayeti (23:10) Mekki bir surededir; 18. cüzde, Mushaf’ın 342. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
İşte bu sıfatlarla nitelenmiş olan kimseler, varislerin ta kendileridir.
10-11. “İşte” bu niteliklere sahip olanlar “Firdevs’e varis olacak olan mirasçılar bunlardır.” Firdevs cennetin en yükseği, ortası ve en iyi yeridir. Zira bu kimseler de hayırlı vasıfların en yükseğine, zirvesindekilere sahip olmuş, bunlarla bezenmişlerdir. Yahut da buradaki Firdevs’ten maksat, cennetin tümüdür. Böylelikle herkesin kendi durumuna uygun mertebesi vardır ve derecelerine göre cennete girecek bütün mü’minler bunun kapsamındadır. “ve onlar orada ebediyen kalacaklardır.” Oradan ayrılıp başka yere gitmezler. Zaten kendileri de ayrılmak istemezler. Çünkü orası -ne herhangi bir keder ne de hevesi kursakta bırakan bir şey olmaksızın- bütün nimetlerin en mükemmelini, en üstünü ve en eksiksiz olanını içerir.
Mü’minûn suresinin 1-17. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 342. sayfası).
İşte onlar, varis olanlardır.
İşte, asıl bunlar vâris olacaklardır;
İşte asıl onlar varislerdir.
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
تِلْكَ ٱلْجَنَّةُ ٱلَّتِى نُورِثُ مِنْ عِبَادِنَا مَن كَانَ تَقِيًّا
İşte kullarımızdan takvâ sahibi olanlara miras olarak vereceğimiz cennet budur.
لَكُمْ فِيهَا فَٰكِهَةٌ كَثِيرَةٌ مِّنْهَا تَأْكُلُونَ
Orada sizin için bir çok meyveler vardır, onlardan yersiniz.