İçeriğe geç

Mü’min Suresi 11. Ayet

سورة غافر، الآية ١١

40:11 24. cüz 47. hizb Mushaf’ta 468. sayfa Mekki sure

40:11 ayetinin metni

قَالُوا۟ رَبَّنَآ أَمَتَّنَا ٱثْنَتَيْنِ وَأَحْيَيْتَنَا ٱثْنَتَيْنِ فَٱعْتَرَفْنَا بِذُنُوبِنَا فَهَلْ إِلَىٰ خُرُوجٍ مِّن سَبِيلٍ ۝١١

Okunuşu

qālū rabbanā amattanā ith'natayni wa-aḥyaytanā ith'natayni fa-iʿ'tarafnā bidhunūbinā fahal ilā khurūjin min sabīlin

Meal

Onlar da şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi iki defa öldürdün, iki defa da dirilttin. Günahlarımızı kabulleniyoruz. Şimdi (bu ateşten) bir çıkış yolu var mı?''

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mü’min Suresi’nin 11. ayeti (40:11) Mekki bir surededir; 24. cüzde, Mushaf’ın 468. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Mü’min Suresi 11. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

11. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Günahlarını kabul etmeleri ve tövbe etmeleri kendilerine fayda vermeyeceği o zaman kâfirler günahlarını itiraf ederek şöyle derler: "Rabbimiz! Bizi iki kere öldürdün. Hiçbir şey değildik ve bizi yoktan var ettin, hayat verip, yaşattıktan sonra tekrar öldürdün. Bizi yokluktan var ederek ve yeniden dirilterek iki kez hayat verdin. Bizler işlediğimiz günahları itiraf ediyoruz. Cehennemden çıkarak dünya hayatına dönüp amellerimizi düzeltmek için izleyeceğimiz ve bizden razı olacağın bir yol var mıdır?"

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

11. Bu sözler üzerine dünyaya geri dönüşü temenni eder ve “derler ki: Rabbimiz, bizi iki kere öldürdün” denildiğine göre iki ölümle, ilk ölümü ve iki nefha (Sûr’a üfürüş) arasındaki hali yahut da var edilmeden önceki mutlak yokluk hali ile var olduktan sonraki ölümü kastetmektedirler. “İki kere de dirilttin” buyruğundan kasıt da dünya hayatındaki yaşam ile âhiret hayatıdır. “İşte günahlarımızı da itiraf ettik. Artık (buradan) çıkmanın bir yolu yok mu?” Yani onlar pişmanlıklarını dile getirerek böyle diyecekler. Ancak bunun hiçbir faydası olmayacaktır.

Mü’min Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mü’min suresinin 8-16. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 468. sayfası).

  • tövbenin kabul edildiği yer dünya hayatıdır.
  • Verilen öğütten ibret almak, Rablerine yönelen kimselere özel bir durumdur.
  • Mümin; istikamet üzere olursa, dininden yüz çeviren kâfirlerin tutumları ona tesir etmez.
  • Kıyamet günü zorba ve zalim yöneticiler Allah'a boyun bükerler.

11. ayetin diğer mealleri

Rabbimiz, dediler. Bizi iki kere öldürdün ve iki kere dirilttin. Günahlarımızı itiraf ediyoruz. Çıkmak için bir yol var mı?

Onlar: Rabbimiz, bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin. Biz de günahlarımızı itiraf ettik. Bir daha (bu ateşten) çıkmaya yol var mıdır? derler.

Kâfirler diyecekler ki: "Ey Rabbimiz! Sen bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin. Şimdi günahlarımızı anladık. Fakat çıkmaya bir yol var mı?"

11. ayet kelime kelime

  1. قَالُوا۟ qālū dediler ki
  2. رَبَّنَآ rabbanā Rabbimiz
  3. أَمَتَّنَا amattanā bizi öldürdün
  4. ٱثْنَتَيْنِ ith'natayni iki kez
  5. وَأَحْيَيْتَنَا wa-aḥyaytanā ve dirilttin
  6. ٱثْنَتَيْنِ ith'natayni iki kez
  7. فَٱعْتَرَفْنَا fa-iʿ'tarafnā itiraf ettik
  8. بِذُنُوبِنَا bidhunūbinā günahlarımızı
  9. فَهَلْ fahal var mı?
  10. إِلَىٰ ilā çıkmak için
  11. خُرُوجٍ khurūjin
  12. مِّن min hiçbir
  13. سَبِيلٍ sabīlin bir yol

11. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Bakara 2:28

    كَيْفَ تَكْفُرُونَ بِٱللَّهِ وَكُنتُمْ أَمْوَٰتًا فَأَحْيَٰكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

    Allah'ı nasıl inkâr edersiniz? Hâlbuki ölü idiniz de sizleri diriltti, sonra öldürecek, sonra tekrar diriltecek ve sonunda O'na döndürüleceksiniz.

  • Secde 32:12

    وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا۟ رُءُوسِهِمْ عِندَ رَبِّهِمْ رَبَّنَآ أَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَٱرْجِعْنَا نَعْمَلْ صَٰلِحًا إِنَّا مُوقِنُونَ

    Günahkârları Rablerinin huzurunda başlarını eğip: “Rabbimiz gördük, işittik. Artık bizi geri döndür. Salih amel işleyelim. Gerçekten biz inandık” diyecekleri vakit bir görsen.

  • En’âm 6:27–28

    وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذْ وُقِفُوا۟ عَلَى ٱلنَّارِ فَقَالُوا۟ يَٰلَيْتَنَا نُرَدُّ وَلَا نُكَذِّبَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ …

    Ateşin karşısında durdurulup da, “Ah! Keşke dünyaya geri döndürülsek de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve Müminlerden olsak.” dedikleri vakit (hâllerini) bir görsen! …

  • Fâtır 35:37

    وَهُمْ يَصْطَرِخُونَ فِيهَا رَبَّنَآ أَخْرِجْنَا نَعْمَلْ صَٰلِحًا غَيْرَ ٱلَّذِى كُنَّا نَعْمَلُ أَوَلَمْ نُعَمِّرْكُم مَّا يَتَذَكَّرُ فِيهِ مَن تَذَكَّرَ وَجَآءَكُمُ ٱلنَّذِيرُ فَذُوقُوا۟ فَمَا لِلظَّٰلِمِينَ مِن نَّصِيرٍ

    Onlar orada: "Rabbimiz! Bizi çıkar, (önce) yaptığımızın yerine salih ameller işleyelim!" diye feryad ederler. Size düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi? Size uyarıcı da gelmedi mi? Şimdi tadın (azabı)! Zalimlerin yardımcısı yoktur.

  • Mü’minûn 23:107–108

    رَبَّنَآ أَخْرِجْنَا مِنْهَا فَإِنْ عُدْنَا فَإِنَّا ظَٰلِمُونَ …

    Rabbimiz! "Bizi ateşten çıkar. Eğer (sapıklığa) tekrar dönersek, biz gerçekten kendimize zulmetmiş oluruz." derler. …

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ