İçeriğe geç

Mü’min Suresi 10. Ayet

سورة غافر، الآية ١٠

40:10 24. cüz 47. hizb Mushaf’ta 468. sayfa Mekki sure

40:10 ayetinin metni

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يُنَادَوْنَ لَمَقْتُ ٱللَّهِ أَكْبَرُ مِن مَّقْتِكُمْ أَنفُسَكُمْ إِذْ تُدْعَوْنَ إِلَى ٱلْإِيمَٰنِ فَتَكْفُرُونَ ۝١٠

Okunuşu

inna alladhīna kafarū yunādawna lamaqtu l-lahi akbaru min maqtikum anfusakum idh tud'ʿawna ilā l-īmāni fatakfurūna

Meal

Şüphesiz kâfirlere şöyle seslenilir: "Allah’ın (size) buğzu, sizin kendinize olan buğzunuzdan daha büyüktür, çünkü siz imana çağrılıyordunuz da küfürde direniyordunuz."

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mü’min Suresi’nin 10. ayeti (40:10) Mekki bir surededir; 24. cüzde, Mushaf’ın 468. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Mü’min Suresi 10. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

10. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Şüphesiz ki, kıyamet günü cehenneme girdikleri ve kendilerine öfkelenip lanet ettikleri zaman Yüce Allah'ı ve resullerini küfredenlere şöyle seslenilir: "Allah'ın size olan gazabı, sizin kendinize olan gazabınızdan daha şiddetlidir. Sizler dünyada Allah'a iman etmeye davet edilirdiniz de, O'nu küfrederdiniz ve O'nunla birlikte ilahlar edinirdiniz."

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

10. Yüce Allah, kâfirlerin karşı karşıya kalacağı rezillik ve rüsvaylığı, dünyaya geri dönmeyi ve ateşten çıkmayı isteyeceklerini, buna karşılık bu işin kendileri için imkânsız olduğu belirtilerek azarlanacaklarını haber vermekte ve şöyle buyurmaktadır: “Kâfirlere” buyruğunun lafzının mutlak (kayıtsız-şartsız) olarak kullanılması, Allah’ı yahut kitaplarını yahut peygamberlerini yahut da âhiret gününü inkâr etmek şeklindeki bütün küfür türlerini kapsaması içindir. Onlar, cehenneme girdiklerinde işledikleri günah ve veballer dolayısı ile bu azabı hak ettiklerini itiraf edecekler ve bundan … Devamını oku

Mü’min Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mü’min suresinin 8-16. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 468. sayfası).

  • tövbenin kabul edildiği yer dünya hayatıdır.
  • Verilen öğütten ibret almak, Rablerine yönelen kimselere özel bir durumdur.
  • Mümin; istikamet üzere olursa, dininden yüz çeviren kâfirlerin tutumları ona tesir etmez.
  • Kıyamet günü zorba ve zalim yöneticiler Allah'a boyun bükerler.

10. ayetin diğer mealleri

Küfredenlere şöyle seslenilir: Allah’ın size gazabı, sizin kendinize karşı gazabınızdan daha büyüktür. Zira imana çağrılıyordunuz, ama siz küfrediyordunuz.

İnkâr edenlere şöyle seslenilir: Allah'ın gazabı, sizin kendinize olan kötülüğünüzden elbette daha büyüktür. Zira siz imana davet ediliyorsunuz, fakat inkâr ediyorsunuz.

O kâfirlere mutlaka şöyle bağırılacaktır: "Elbette Allah'ın buğzu, sizin nefislerinize buğzunuzdan daha büyüktür. Çünkü siz imana davet ediliyordunuz da inkâr ediyordunuz."

10. ayet kelime kelime

  1. إِنَّ inna şüphesiz
  2. ٱلَّذِينَ alladhīna kimselere
  3. كَفَرُوا۟ kafarū inkar eden(lere)
  4. يُنَادَوْنَ yunādawna (şöyle) seslenilir
  5. لَمَقْتُ lamaqtu (size) kızması
  6. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  7. أَكْبَرُ akbaru daha büyüktür
  8. مِن min sizin kızmanızdan
  9. مَّقْتِكُمْ maqtikum
  10. أَنفُسَكُمْ anfusakum kendi kendinize
  11. إِذْ idh zira
  12. تُدْعَوْنَ tud'ʿawna siz çağrılırdınız
  13. إِلَى ilā imana
  14. ٱلْإِيمَٰنِ l-īmāni
  15. فَتَكْفُرُونَ fatakfurūna fakat inkar ederdiniz

10. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • En’âm 6:27–28

    وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذْ وُقِفُوا۟ عَلَى ٱلنَّارِ فَقَالُوا۟ يَٰلَيْتَنَا نُرَدُّ وَلَا نُكَذِّبَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ …

    Ateşin karşısında durdurulup da, “Ah! Keşke dünyaya geri döndürülsek de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve Müminlerden olsak.” dedikleri vakit (hâllerini) bir görsen! …

  • Bakara 2:28

    كَيْفَ تَكْفُرُونَ بِٱللَّهِ وَكُنتُمْ أَمْوَٰتًا فَأَحْيَٰكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

    Allah'ı nasıl inkâr edersiniz? Hâlbuki ölü idiniz de sizleri diriltti, sonra öldürecek, sonra tekrar diriltecek ve sonunda O'na döndürüleceksiniz.

  • Secde 32:12

    وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا۟ رُءُوسِهِمْ عِندَ رَبِّهِمْ رَبَّنَآ أَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَٱرْجِعْنَا نَعْمَلْ صَٰلِحًا إِنَّا مُوقِنُونَ

    Günahkârları Rablerinin huzurunda başlarını eğip: “Rabbimiz gördük, işittik. Artık bizi geri döndür. Salih amel işleyelim. Gerçekten biz inandık” diyecekleri vakit bir görsen.

  • Fâtır 35:37

    وَهُمْ يَصْطَرِخُونَ فِيهَا رَبَّنَآ أَخْرِجْنَا نَعْمَلْ صَٰلِحًا غَيْرَ ٱلَّذِى كُنَّا نَعْمَلُ أَوَلَمْ نُعَمِّرْكُم مَّا يَتَذَكَّرُ فِيهِ مَن تَذَكَّرَ وَجَآءَكُمُ ٱلنَّذِيرُ فَذُوقُوا۟ فَمَا لِلظَّٰلِمِينَ مِن نَّصِيرٍ

    Onlar orada: "Rabbimiz! Bizi çıkar, (önce) yaptığımızın yerine salih ameller işleyelim!" diye feryad ederler. Size düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi? Size uyarıcı da gelmedi mi? Şimdi tadın (azabı)! Zalimlerin yardımcısı yoktur.

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ