İçeriğe geç

Yâsîn Suresi 47. Ayet

سورة يس، الآية ٤٧

36:47 23. cüz 45. hizb Mushaf’ta 443. sayfa Mekki sure

36:47 ayetinin metni

وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ أَنفِقُوا۟ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ قَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَنُطْعِمُ مَن لَّوْ يَشَآءُ ٱللَّهُ أَطْعَمَهُۥٓ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ ۝٤٧

Okunuşu

wa-idhā qīla lahum anfiqū mimmā razaqakumu l-lahu qāla alladhīna kafarū lilladhīna āmanū anuṭ'ʿimu man law yashāu l-lahu aṭʿamahu in antum illā fī ḍalālin mubīnin

Meal

Kendilerine; "Allah’ın size verdiği rızıklardan infak edin!" denildiği zaman kâfirler, iman edenlere derler ki; "Allah'ın dilediği takdirde yedirip doyuracağı kişiyi acaba biz mi doyuracağız? Gerçekten siz apaçık bir sapıklık içindesiniz.”

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Yâsîn Suresi’nin 47. ayeti (36:47) Mekki bir surededir; 23. cüzde, Mushaf’ın 443. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Yâsîn Suresi 47. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

47. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Bu inatçı kâfirlere; "Allah'ın size rızık olarak verdiği mallardan fakirlere ve miskinlere yardım edin." denildiği zaman; büyüklük taslayanlar iman edenlere: "Allah'ın dilediği takdirde yedirip doyuracağı kişiyi acaba biz mi doyuracağız? Biz O'nun dilemesine muhalefet etmiyoruz. Ey Müminler! Siz ancak apaçık bir hatanın içinde ve haktan uzaksınız." derler.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

47. “Onlara: Allah’ın size verdiği” size lütfetmiş olduğu ve dilediği takdirde de sizden çekip alabileceği “rızıktan infak edin, dendiğinde kâfirler iman edenlere” hakka karşı çıkarak ve güya Allah’ın meşîetini/dilemesini delil göstererek: “Allah'ın, dileseydi kendilerini doyuracağı kimseleri mi doyuracağız? Siz” ey mü’minler, bize böyle bir şeyi emrettiğiniz için ancak “ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz.” İşte bu, onların büyük çaptaki cehaletlerine yahut son derece vahim olan bilmezlikten gelişlerine bir delildir. Zira ilâhî meşîet, hiçbir zaman hiçbir günahkarın lehine delil olmaz. Her … Devamını oku

Yâsîn Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Yâsîn suresinin 41-54. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 443. sayfası).

  • Yüce Allah'ın, kullarını terbiye etme üsluplarından bir tanesi de, kulların dinleri ve dünyaları için istifade edip faydalanacakları ayetleri önlerine sunmasıdır.
  • Allah Teâlâ, kullarına emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınmalarına imkân sağlayıp onlara güç vermiştir. Eğer emredildikleri şeyleri terk ederlerse bu onların kendi tercihidir.

47. ayetin diğer mealleri

Kendilerine: Allah’ın size verdiği rızıklardan infak edin denildiği zaman; kâfirler, iman edenlere; Allah'ın dilediği takdirde yedirip doyuracağı kişiyi acaba biz mi doyuracağız? Gerçekten siz apaçık bir sapıklık içindesiniz.”

Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden hayra sarfediniz, denildiğinde, kâfirler müminlere dediler ki: Allah'ın dilediği takdirde doyuracağı kimseleri biz mi doyuracağız? Siz gerçekten apaçık bir sapıklık içindesiniz.

Onlara: "Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerden hayra harcayın" dendiği zaman, o kâfirler, müminler için: "Allah'ın dileyince doyurabileceği kimseyi biz mi doyuracağız? Siz apaçık bir sapıklık içinde değil de nesiniz?" dediler.

47. ayet kelime kelime

  1. وَإِذَا wa-idhā ve zaman
  2. قِيلَ qīla dendiği ق و ل
  3. لَهُمْ lahum onlara
  4. أَنفِقُوا۟ anfiqū infak edin ن ف ق
  5. مِمَّا mimmā size verdiği rızıktan
  6. رَزَقَكُمُ razaqakumu ر ز ق
  7. ٱللَّهُ l-lahu Allah'ın
  8. قَالَ qāla derler ق و ل
  9. ٱلَّذِينَ alladhīna nankörler
  10. كَفَرُوا۟ kafarū ك ف ر
  11. لِلَّذِينَ lilladhīna kimselere
  12. ءَامَنُوٓا۟ āmanū inanan(lara) أ م ن
  13. أَنُطْعِمُ anuṭ'ʿimu biz mi yedirelim? ط ع م
  14. مَن man kimseye
  15. لَّوْ law dilediği takdirde
  16. يَشَآءُ yashāu ش ي أ
  17. ٱللَّهُ l-lahu Allah'ın
  18. أَطْعَمَهُۥٓ aṭʿamahu yedireceği ط ع م
  19. إِنْ in hayır
  20. أَنتُمْ antum siz
  21. إِلَّا illā doğrusu
  22. فِى fī içindesiniz
  23. ضَلَٰلٍ ḍalālin bir sapıklık ض ل ل
  24. مُّبِينٍ mubīnin apaçık ب ي ن

47. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Meryem 19:73

    وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍ قَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَىُّ ٱلْفَرِيقَيْنِ خَيْرٌ مَّقَامًا وَأَحْسَنُ نَدِيًّا

    Ayetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman, kâfir olanlar, iman edenlere; "İki gruptan hangisi makam bakımından daha iyi ve topluluk bakımından daha güzeldir?" dediler.

  • Mülk 67:9

    قَالُوا۟ بَلَىٰ قَدْ جَآءَنَا نَذِيرٌ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ ٱللَّهُ مِن شَىْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ كَبِيرٍ

    Onlar da şöyle derler: “Evet! Bize bir uyarıcı gelmişti. Fakat biz onu yalanlamış ve Allah hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz demiştik.”

  • Ankebût 29:12

    وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّبِعُوا۟ سَبِيلَنَا وَلْنَحْمِلْ خَطَٰيَٰكُمْ وَمَا هُم بِحَٰمِلِينَ مِنْ خَطَٰيَٰهُم مِّن شَىْءٍ إِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ

    Kâfirler, iman edenlere; “Yolumuza uyun da sizin günahlarınızı yüklenelim.” derler. Hâlbuki onların günahlarından hiçbir şey yüklenecek değillerdir. Şüphesiz onlar kesinlikle yalancılardır.

  • Ahkâf 46:11

    وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَوْ كَانَ خَيْرًا مَّا سَبَقُونَآ إِلَيْهِ وَإِذْ لَمْ يَهْتَدُوا۟ بِهِۦ فَسَيَقُولُونَ هَٰذَآ إِفْكٌ قَدِيمٌ

    Kâfirler, iman edenler hakkında; "Bu iş bir hayır olsaydı, (bu hayra uymakta) onlar bizi geçemezlerdi. Oysa onlar, onunla hidayete eremediklerinden dolayı bu, eski bir yalandır." derler.

Yâsîn Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ