İçeriğe geç

Muhammed Suresi 29. Ayet

سورة محمد، الآية ٢٩

47:29 26. cüz 51. hizb Mushaf’ta 509. sayfa Medeni sure

47:29 ayetinin metni

أَمْ حَسِبَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ أَن لَّن يُخْرِجَ ٱللَّهُ أَضْغَٰنَهُمْ ۝٢٩

Okunuşu

am ḥasiba alladhīna fī qulūbihim maraḍun an lan yukh'rija l-lahu aḍghānahum

Meal

Yoksa kalplerinde hastalık olanlar, Allah’ın onların kinlerini ortaya çıkarmayacağını mı sandılar?

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Muhammed Suresi’nin 29. ayeti (47:29) Medeni bir surededir; 26. cüzde, Mushaf’ın 509. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Muhammed Suresi 29. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

29. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Münafıklardan kalplerinde şüphe bulunan kimseler, Yüce Allah'ın onların kinlerini ortaya çıkarmayacağını mı zannettiler? İmanında sadık olanlar ile yalancı olanları birbirinden ayırmak ve Müminin açıkça ortaya çıkması, münafığın da rezilliğinin açıkça ortaya çıkması için Allah, onların içindeki kini kendilerini imtihan edeceği felaketler ve sıkıntılar ile ortaya çıkaracaktır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

29. “Yoksa kalplerinde hastalık” kalbin sağlığını ve dengesini bozacak türden şüphe yahut şehvet hastalığı “bulunanlar, Allah’ın” kalplerinde bulunan “kinlerini” İslâm’a ve müslümanlara düşmanlıklarını “meydana çıkarmayacağını mı sandılar?” Bu, Yüce Allah’ın hikmetine yakışmayan bir yanlış kanaattir. Zira O’nun doğruyu yalancıdan ayırt etmesi kaçınılmazdır. Bu da birtakım sıkıntılarla imtihan etmek suretiyle olur. Onlara rağmen sebat gösteren ve imanını sürdüren kişi gerçek mü’mindir. Onlar dolayısı ile arkasını dönerek kaçan ve sebat göstermeyen, sıkıntılarla karşı karşıya kaldığı vakit tahammül edemeyip imanı zaafa uğrayan kimsenin ise kalbindeki kin açığa çıkar ve münafıklığı açıkça görülür. İşte bu iki sınıf birbirinden elbette ayırt edilecektir. Bu, ilâhi hikmetin bir gereğidir.

Muhammed Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Muhammed suresinin 20-29. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 509. sayfası).

  • Cihat ile alakalı sorumluluk yüklemek, münafıkları Müminlerin saflarından ayırır.
  • Allah'ın kitabını gereği gibi düşünüp tefekkür etmenin önemi ile Allah'ın kitabından yüz çevirmenin tehlikesi beyan edilmiştir.
  • Yeryüzünde bozgunculuk yapmak ve akrabalık bağını kesmek, başarısızlığın ve Allah'ın rahmetinden uzak olmanın sebeplerindendir.

29. ayetin diğer mealleri

Yoksa, kalplerinde hastalık olanlar, Allah’ın onların kinlerini ortaya çıkarmayacağını mı sandılar?

Kalplerinde hastalık olanlar, yoksa Allah'ın, kinlerini ortaya çıkarmayacağını mı sandılar?

Yoksa kalplerinde hastalık olanlar Allah kendilerinin kinlerini hiç ortaya çıkarmaz mı sandılar?

29. ayet kelime kelime

  1. أَمْ am yoksa
  2. حَسِبَ ḥasiba sandılar (mı?) ح س ب
  3. ٱلَّذِينَ alladhīna bulunanlar
  4. فِى fī
  5. قُلُوبِهِم qulūbihim kalblerinde ق ل ب
  6. مَّرَضٌ maraḍun hastalık م ر ض
  7. أَن an asla
  8. لَّن lan
  9. يُخْرِجَ yukh'rija ortaya çıkarmayacağını خ ر ج
  10. ٱللَّهُ l-lahu Allah'ın
  11. أَضْغَٰنَهُمْ aḍghānahum kinlerini ض غ ن

29. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Nisâ 4:81

    وَيَقُولُونَ طَاعَةٌ فَإِذَا بَرَزُوا۟ مِنْ عِندِكَ بَيَّتَ طَآئِفَةٌ مِّنْهُمْ غَيْرَ ٱلَّذِى تَقُولُ وَٱللَّهُ يَكْتُبُ مَا يُبَيِّتُونَ فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا

    Sana "İtaat ediyoruz” derler. Fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin; (senin gündüz) söylediklerinin aksini kurarlar. Allah, onların geceleyin kurduklarını yazmaktadır. Sen onlara aldırma. Allah’a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

  • Enfâl 8:50

    وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذْ يَتَوَفَّى ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَأَدْبَٰرَهُمْ وَذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْحَرِيقِ

    Melekler, kâfirlerin yüzlerine ve ardlarına vura vura ve; “Haydi tadın bakalım ateşin azabını!” diyerek canlarını alırken bir görseydin.

  • En’âm 6:93

    وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ قَالَ أُوحِىَ إِلَىَّ وَلَمْ يُوحَ إِلَيْهِ شَىْءٌ وَمَن قَالَ سَأُنزِلُ مِثْلَ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلظَّٰلِمُونَ فِى غَمَرَٰتِ ٱلْمَوْتِ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ بَاسِطُوٓا۟ أَيْدِيهِمْ أَخْرِجُوٓا۟ أَنفُسَكُمُ ٱلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ ٱلْهُونِ بِمَا كُنتُمْ تَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ غَيْرَ ٱلْحَقِّ وَكُنتُمْ عَنْ ءَايَٰتِهِۦ تَسْتَكْبِرُونَ

    Allah’a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, “Bana vahyolundu” diyen, ya da “Allah’ın indirdiğinin benzerini ben de indireceğim.” diye laf eden kimseden daha zalim kimdir? Zalimlerin şiddetli ölüm sancıları içinde çırpındığı; meleklerin ellerini uzatmış, “Haydi canlarınızı kurtarın! Allah’a karşı doğru olmayanı söylediğiniz ve O’nun ayetlerinden kibirlenerek yüz çevirdiğiniz için bugün aşağılayıcı azap ile cezalandırılacaksınız” diyecekleri zaman hallerini bir görsen!

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Mâide 5:52

    فَتَرَى ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ يُسَٰرِعُونَ فِيهِمْ يَقُولُونَ نَخْشَىٰٓ أَن تُصِيبَنَا دَآئِرَةٌ فَعَسَى ٱللَّهُ أَن يَأْتِىَ بِٱلْفَتْحِ أَوْ أَمْرٍ مِّنْ عِندِهِۦ فَيُصْبِحُوا۟ عَلَىٰ مَآ أَسَرُّوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِمْ نَٰدِمِينَ

    Kalplerinde hastalık olanların: "Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz" diyerek onlara koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah, bir fetih verir veya katından bir emir getirir de içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

  • Tevbe 9:125

    وَأَمَّا ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ فَزَادَتْهُمْ رِجْسًا إِلَىٰ رِجْسِهِمْ وَمَاتُوا۟ وَهُمْ كَٰفِرُونَ

    Kalplerinde hastalık olanların ise pisliklerine pislik katmıştır ve onlar kâfirler olarak ölmüşlerdir.

  • Muhammed 47:20

    وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَوْلَا نُزِّلَتْ سُورَةٌ فَإِذَآ أُنزِلَتْ سُورَةٌ مُّحْكَمَةٌ وَذُكِرَ فِيهَا ٱلْقِتَالُ رَأَيْتَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ يَنظُرُونَ إِلَيْكَ نَظَرَ ٱلْمَغْشِىِّ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْمَوْتِ فَأَوْلَىٰ لَهُمْ

    İman edenler: “Bir sure indirilmeli değil miydi?” derler. Muhkem bir sure indirilip de içinde savaş emri verilince kalplerinde hastalık bulunanların üzerlerine ölüm baygınlığı gelmiş gibi sana baktıklarını görürsün. O onlara yakın olandır.

  • Müddessir 74:31

    وَمَا جَعَلْنَآ أَصْحَٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَٰٓئِكَةً وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيَسْتَيْقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَيَزْدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِيمَٰنًا وَلَا يَرْتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْمُؤْمِنُونَ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ وَٱلْكَٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًا كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَ وَمَا هِىَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْبَشَرِ

    Biz; kendilerine kitap verilenler kesin bir bilgiyle inansın, iman edenlerin imanları artsın, kendilerine kitap verilenler ile iman edenler şüpheye kapılmasın, kalplerinde bir hastalık olanlar ile küfre sapanlar da, “Allah, bu örnekle (on dokuz sayısı ile) neyi anlatmak istedi?” desin diye o ateşin koruyucularını meleklerden başkasını kılmadık ve onların sayısını da kâfirler için yalnızca bir fitne/imtihan yaptık. Allah; dilediğini işte böyle saptırır, dilediğine de hidayet eder. Rabbinin ordularını kendisinden başkası bilemez. Bu, insanlar için bir öğütten başka bir şey değildir.

Muhammed Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

15 Ekim 2026 Perşembe 4 جمادى الأولى 1448 هـ