Kur’an’ı sana, önce gelen kitapları doğrulayıcı ve onların üzerine şahit olarak hak ile indirdik. Allah’ın indirdikleri ile aralarında hükmet! Sana gelen haktan sonra onların arzularına uyma! Sizin her biriniz için bir şeriat ve yol belirledik. Eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat size verdikleriyle sizi imtihan etmektedir. Hayırlarda yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. Allah, size hakkında ihtilaf ettiğiniz şeyleri açıklayacaktır.
Mâide Suresi’nin 48. ayeti (5:48) Medeni bir surededir; 6. cüzde, Mushaf’ın 116. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Mâide Suresi 48. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
48. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul!- Biz sana Kur'an'ı Allah'tan olduğuna hiç şek şüphe barındırmayan doğruluk ile indirdik. Kendisinden önce indirilen kitapları doğrulayıcıdır ve güvenilirdir. Önceki kitapların Kur'an'a uyan kısımları hak, muhalefet edenleri de batıldır. İnsanların arasında Allah'ın sana indirdiğiyle hükmet. İçerisinde hiçbir şüphe olmayan sana indirilen hakkı terk edip hevâlarına heveslerine uyma. Kesinlikle biz, her ümmete bir şeriat ve amelî hükümler, hidayet bulacakları apaçık bir yol kıldık. Şayet Allah bütün şeriatları bir yapmak isteseydi tek bir şeriat yapardı. Lakin herkesi imtihan etmek, itaat eden ile isyan edeni ayırt etmek için, her bir ümmete ayrı bir şeriat verdi. Hayır işleri yapmada ve kötülükleri terk etmede acele ediniz. Kıyamet gününde hepinizin dönüşü yalnız Allah'a olacaktır. İhtilafa düştüğünüz hükümleri sizlere bildirecektir. Önceden yapmış olduğunuz amellerinizin karşılığını verecektir.
48. Yüce Allah: “Sana da Kitab’ı” yani kitapların en faziletlisi ve en değerlisi olan Kur’ân’ı “hak ile” hem indirilmesi itibari ile hem de ihtiva ettiği haberleri, emir ve yasakları ile “kendinden önce indirilen kitapları tasdik edici…” çünkü o, daha önce indirilmiş kitaplara şahitlik etmiştir, onlara uygundur. Onun verdiği haberler ile önceki kitapların haberleri, ihtiva ettikleri ana şer’î hükümler ve haberler birbirlerine uygundur. Böylece bu Kitab’ın varlığı, öncekilerin haberlerini tasdik etmektedir. “Onlar üzerinde gözcü ve hakim olarak indirdik.” Önceki kitapların ihtiva ettiklerini … Devamını oku
Peygamberler şeriatları arasında ferî meselelerde bazı farkların bulunmasına rağmen dinin temel esaslarında ittifak etmişlerdir.
Allah'ın şeriatını hâkim kılmak ve bunun dışındaki hevâ ve heveslere uyan hükümleri terk etmek farzdır.
Cahiliye ehlinin hükümleriyle hükmetmek ve örflerine göre davranmak yerilmiştir.
48. ayetin diğer mealleri
Kur’an’ı sana, önce gelen kitapları doğrulayıcı ve onların üzerine şahit olarak hak ile indirdik. Allah’ın indirdikleri ile aralarında hükmet, sana gelen haktan sonra onların arzularına uyma, sizin her biriniz için bir şeriat ve yol belirledik. Eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat, size verdikleriyle sizi imtihan etmektedir. Hayırlarda yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. Allah, size hakkında ihtilaf ettiğiniz şeyleri açıklayacaktır.
Sana da, daha önceki kitabı doğrulamak ve onu korumak üzere hak olarak Kitab'ı (Kur'an'ı) gönderdik. Artık aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet; sana gelen gerçeği bırakıp da onların arzularına uyma. (Ey ümmetler!) Her birinize bir şeriat ve bir yol verdik. Allah dileseydi sizleri bir tek ümmet yapardı; fakat size verdiğinde (yol ve şerîatler de) sizi denemek için (böyle yaptı). Öyleyse iyi işlerde birbirinizle yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Artık size, üzerinde ayrılığa düştüğünüz şeyleri (n gerçek tarafını) O haber verecektir.
Sana da (ey Muhammed) geçmiş kitapları tasdik eden ve onları kollayıp koruyan Kitab (Kur'ân)ı hak ile indirdik. Onların aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet. Onların arzu ve heveslerine uyarak, sana gelen haktan sapma. Biz, herbiriniz için bir şeriat ve yol belirledik. Eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı, fakat size verdiklerinde sizi denemek istedi. Öyleyse iyiliklere koşun. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O, ihtilafa düştüğünüz şeyleri size haber verir.
48. ayet kelime kelime
وَأَنزَلْنَآwa-anzalnāve indirdik
إِلَيْكَilaykasana
ٱلْكِتَٰبَl-kitābaKitabı
بِٱلْحَقِّbil-ḥaqigerçekle
مُصَدِّقًاmuṣaddiqandoğrulayıcı
لِّمَاlimābulunan
بَيْنَbaynaellerinde
يَدَيْهِyadayhi
مِنَminaKitabı
ٱلْكِتَٰبِl-kitābi
وَمُهَيْمِنًاwamuhayminanve kollayıp koruyucu olarak
عَلَيْهِʿalayhionu
فَٱحْكُمfa-uḥ'kumartık hükmet
بَيْنَهُمbaynahumonların aralarında
بِمَآbimāile
أَنزَلَanzalaindirdiği
ٱللَّهُl-lahuAllah'ın
وَلَاwalāve uyma
تَتَّبِعْtattabiʿ
أَهْوَآءَهُمْahwāahumonların keyiflerine
عَمَّاʿammāsana gelen
جَآءَكَjāaka
مِنَminagerçek(ten ayrılıp)
ٱلْحَقِّl-ḥaqi
لِكُلٍّlikullinher biriniz için
جَعَلْنَاjaʿalnābelirledik
مِنكُمْminkumsizden
شِرْعَةًshir'ʿatanbir şeri'at
وَمِنْهَاجًاwamin'hājanve bir yol
وَلَوْwalawve eğer
شَآءَshāaisteseydi
ٱللَّهُl-lahuAllah
لَجَعَلَكُمْlajaʿalakumhepinizi yapardı
أُمَّةًummatanümmet
وَٰحِدَةًwāḥidatanbir tek
وَلَٰكِنwalākinfakat
لِّيَبْلُوَكُمْliyabluwakumsizi sınamak istedi
فِىfīile
مَآmā
ءَاتَىٰكُمْātākumsize verdiği
فَٱسْتَبِقُوا۟fa-is'tabiqūöyleyse koşun
ٱلْخَيْرَٰتِl-khayrātihayır işlerine
إِلَىilāAllah'adır
ٱللَّهِl-lahi
مَرْجِعُكُمْmarjiʿukumdönüşü
جَمِيعًاjamīʿanhepinizin
فَيُنَبِّئُكُمfayunabbi-ukumO size haber verecektir
بِمَاbimāşeyleri
كُنتُمْkuntumolduğunuz
فِيهِfīhionda
تَخْتَلِفُونَtakhtalifūnaayrılığa düşmüş
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
Andolsun biz, her ümmete, “Yalnızca Allah’a ibadet edin, tâğûttan kaçının” diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.
Eğer Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Ey iman edenler! Siz kendinizden sorumlusunuz. Siz hidayette olursanız, doğru yoldan sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. Yapmakta olduklarınızı o size haber verecektir.
Şu halde, Allah’ın indirdiği (kitap) ile aralarında hükmet, onların arzularına uyma. Allah’ın sana indirdiği Kur’an’ın bir kısmından seni vazgeçirmelerinden sakın. Eğer yüz çevirirlerse bil ki, Allah bir kısım günahları yüzünden onları cezalandırmak istiyor. İnsanların çoğu gerçekten fasıktır.
Onların ardından Meryem oğlu İsâ’yı kendinden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı olarak gönderdik. Ona, içinde hidayet ve nur olan, kendinden önceki Tevrat’ı tasdik eden ve muttakiler için yol gösterici ve bir öğüt olan İncil’i verdik.
Sana vahyettiğimiz kitap (Kur’an), kendinden öncekini tasdik eden hak kitaptır. Şüphesiz Allah, (kullarından) hakkıyla haberdardır. Onları hakkıyla görür.