İçeriğe geç

Mâide Suresi 49. Ayet

سورة المائدة، الآية ٤٩

5:49 6. cüz 12. hizb Mushaf’ta 116. sayfa Medeni sure

5:49 ayetinin metni

وَأَنِ ٱحْكُم بَيْنَهُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَآءَهُمْ وَٱحْذَرْهُمْ أَن يَفْتِنُوكَ عَنۢ بَعْضِ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ إِلَيْكَ فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَٱعْلَمْ أَنَّمَا يُرِيدُ ٱللَّهُ أَن يُصِيبَهُم بِبَعْضِ ذُنُوبِهِمْ وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ لَفَٰسِقُونَ ۝٤٩

Okunuşu

wa-ani uḥ'kum baynahum bimā anzala l-lahu walā tattabiʿ ahwāahum wa-iḥ'dharhum an yaftinūka ʿan baʿḍi mā anzala l-lahu ilayka fa-in tawallaw fa-iʿ'lam annamā yurīdu l-lahu an yuṣībahum bibaʿḍi dhunūbihim wa-inna kathīran mina l-nāsi lafāsiqūna

Meal

Şu halde, Allah’ın indirdiği (kitap) ile aralarında hükmet, onların arzularına uyma. Allah’ın sana indirdiği Kur’an’ın bir kısmından seni vazgeçirmelerinden sakın. Eğer yüz çevirirlerse bil ki, Allah bir kısım günahları yüzünden onları cezalandırmak istiyor. İnsanların çoğu gerçekten fasıktır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mâide Suresi’nin 49. ayeti (5:49) Medeni bir surededir; 6. cüzde, Mushaf’ın 116. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Mâide Suresi 49. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

49. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Resul!- Şu halde, Allah'ın sana indirdiği kitap ile hükmet. Hevâ ve heveslerine uymaktan kaynaklanan görüşlerine tabi olma. Allah'ın sana indirdiklerinin bazılarında seni saptırmalarından sakın. Çünkü bunun uğrunda hiçbir çaba harcamazlar. Eğer Allah'ın indirdiğiyle verilen hükümden yüz çevirip kabul etmezlerse; bilmiş ol ki, yüce Allah bazı günahlarından dolayı onları dünyevi bir ceza ile cezalandıracaktır. Bütün günahlarıyla da onları ahirette cezalandıracaktır. İnsanların çoğu Allah'ın itaatinden çıkmaktadırlar.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

49. Bu âyet-i kerimenin daha önce geçen: “Aralarında hükmet ya da onlardan yüzçevir.” (42. âyet) buyruğunu neshettiği ileri sürülmüştür. Doğrusu ise bu âyeti kerimenin nasih (neshedici) olmadığıdır. Belirtilen âyet-i kerime Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in aralarında hüküm verip vermeme konusunda muhayyer olduğunu göstermektedir. Bunun sebebi de onların asıl maksatlarının hakkın hükmüne başvurmak olmamasıdır. Bu âyet-i kerime ise şunu göstermektedir: Hüküm verecek olursa aralarında Allah’ın indirmiş olduğu Kitap ve sünnet gereğince hüküm verir. İşte daha önce Yüce Allah’ın: “Eğer … Devamını oku

Mâide Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mâide suresinin 46-50. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 116. sayfası).

  • Peygamberler şeriatları arasında ferî meselelerde bazı farkların bulunmasına rağmen dinin temel esaslarında ittifak etmişlerdir.
  • Allah'ın şeriatını hâkim kılmak ve bunun dışındaki hevâ ve heveslere uyan hükümleri terk etmek farzdır.
  • Cahiliye ehlinin hükümleriyle hükmetmek ve örflerine göre davranmak yerilmiştir.

49. ayetin diğer mealleri

Şu halde, Allah’ın indirdiği (kitap) ile aralarında hükmet, onların arzularına uyma. Allah’ın sana indirdiği Kur’an’ın bir kısmından seni vazgeçirmelerinden sakın. Eğer yüz çevirirlerse bil ki, Allah bir kısım günahları yüzünden onları cezalandırmak istiyor. İnsanların çoğu gerçekten fasıktır.

(Sana şu talimatı verdik): Aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet ve onların arzularına uyma. Allah'ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni saptırmamalarına dikkat et. Eğer (hükümden) yüz çevirirlerse bil ki (bununla) Allah ancak, günahlarının bir kısmını onların başına belâ etmek ister. İnsanların birçoğu da zaten yoldan çıkmış (fâsık) lardır.

Aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet. Onların keyiflerine uyma. Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni saptırmalarından sakın. Eğer Allah'ın hükmünden yüzçevirirlerse, bil ki Allah, bir kısım günahları sebebiyle onları musibete uğratmak istiyor. Muhakkak ki insanların çoğu yoldan çıkanlardır.

49. ayet kelime kelime

  1. وَأَنِ wa-ani ve
  2. ٱحْكُم uḥ'kum hükmet
  3. بَيْنَهُم baynahum aralarında
  4. بِمَآ bimā ile
  5. أَنزَلَ anzala indirdiği
  6. ٱللَّهُ l-lahu Allah'ın
  7. وَلَا walā uyma
  8. تَتَّبِعْ tattabiʿ
  9. أَهْوَآءَهُمْ ahwāahum onların keyiflerine
  10. وَٱحْذَرْهُمْ wa-iḥ'dharhum ve onlardan sakın
  11. أَن an seni şaşırtmalarından
  12. يَفْتِنُوكَ yaftinūka
  13. عَنۢ ʿan bir kısmından
  14. بَعْضِ baʿḍi
  15. مَآ mā şeylerin
  16. أَنزَلَ anzala indirdiği
  17. ٱللَّهُ l-lahu Allah'ın
  18. إِلَيْكَ ilayka sana
  19. فَإِن fa-in eğer
  20. تَوَلَّوْا۟ tawallaw dönerlerse
  21. فَٱعْلَمْ fa-iʿ'lam bil ki
  22. أَنَّمَا annamā şüphesiz
  23. يُرِيدُ yurīdu istiyor
  24. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  25. أَن an onları felakete uğratmak
  26. يُصِيبَهُم yuṣībahum
  27. بِبَعْضِ bibaʿḍi bazı
  28. ذُنُوبِهِمْ dhunūbihim günahları yüzünden
  29. وَإِنَّ wa-inna ve şüphesiz
  30. كَثِيرًا kathīran çoğu
  31. مِّنَ mina insanlardan
  32. ٱلنَّاسِ l-nāsi
  33. لَفَٰسِقُونَ lafāsiqūna yoldan çıkmışlardır

49. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Yûsuf 12:103

    وَمَآ أَكْثَرُ ٱلنَّاسِ وَلَوْ حَرَصْتَ بِمُؤْمِنِينَ

    Sen ne kadar şiddetle arzu etsen de insanların çoğu iman etmezler.

  • En’âm 6:116

    وَإِن تُطِعْ أَكْثَرَ مَن فِى ٱلْأَرْضِ يُضِلُّوكَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَإِنْ هُمْ إِلَّا يَخْرُصُونَ

    Eğer sen yeryüzünde bulunanların çoğuna itaat edersen, seni Allah yolundan saptırırlar. Çünkü onlar, sadece zanna uyarlar ve sadece yalan uydururlar.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Mâide 5:48

    وَأَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ بِٱلْحَقِّ مُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ ٱلْكِتَٰبِ وَمُهَيْمِنًا عَلَيْهِ فَٱحْكُم بَيْنَهُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَآءَهُمْ عَمَّا جَآءَكَ مِنَ ٱلْحَقِّ لِكُلٍّ جَعَلْنَا مِنكُمْ شِرْعَةً وَمِنْهَاجًا وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَكُمْ أُمَّةً وَٰحِدَةً وَلَٰكِن لِّيَبْلُوَكُمْ فِى مَآ ءَاتَىٰكُمْ فَٱسْتَبِقُوا۟ ٱلْخَيْرَٰتِ إِلَى ٱللَّهِ مَرْجِعُكُمْ جَمِيعًا فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ

    Kur’an’ı sana, önce gelen kitapları doğrulayıcı ve onların üzerine şahit olarak hak ile indirdik. Allah’ın indirdikleri ile aralarında hükmet! Sana gelen haktan sonra onların arzularına uyma! Sizin her biriniz için bir şeriat ve yol belirledik. Eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat size verdikleriyle sizi imtihan etmektedir. Hayırlarda yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. Allah, size hakkında ihtilaf ettiğiniz şeyleri açıklayacaktır.

  • Yûnus 10:92

    فَٱلْيَوْمَ نُنَجِّيكَ بِبَدَنِكَ لِتَكُونَ لِمَنْ خَلْفَكَ ءَايَةً وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ عَنْ ءَايَٰتِنَا لَغَٰفِلُونَ

    (Ey Firavun!) Bugün senin cesedini arkandan gelenlere ibret olması için kurtaracağız. Şüphesiz, insanların çoğu bizim ayetlerimizden gafildir.

  • Tevbe 9:85

    وَلَا تُعْجِبْكَ أَمْوَٰلُهُمْ وَأَوْلَٰدُهُمْ إِنَّمَا يُرِيدُ ٱللَّهُ أَن يُعَذِّبَهُم بِهَا فِى ٱلدُّنْيَا وَتَزْهَقَ أَنفُسُهُمْ وَهُمْ كَٰفِرُونَ

    (Ey Muhammed!) Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin. Allah, bunlarla ancak dünyada kendilerine azap etmeyi ve canlarının kâfir olarak çıkmasını istiyor.

  • Rûm 30:8

    أَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِم مَّا خَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَأَجَلٍ مُّسَمًّى وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ بِلِقَآئِ رَبِّهِمْ لَكَٰفِرُونَ

    Kendi nefisleri konusunda düşünmüyorlar mı? Allah gökleri, yeri ve aralarındaki şeyleri ancak hak ile ve belirli bir süre için yaratmıştır. İnsanların çoğu Rablerine kavuşmayı inkâr ederler.

Mâide Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

10 Ekim 2026 Cumartesi 29 ربيع الآخر 1448 هـ