İçeriğe geç

Fâtır Suresi 31. Ayet

سورة فاطر، الآية ٣١

35:31 22. cüz 44. hizb Mushaf’ta 438. sayfa Mekki sure

35:31 ayetinin metni

وَٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ مِنَ ٱلْكِتَٰبِ هُوَ ٱلْحَقُّ مُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ إِنَّ ٱللَّهَ بِعِبَادِهِۦ لَخَبِيرٌۢ بَصِيرٌ ۝٣١

Okunuşu

wa-alladhī awḥaynā ilayka mina l-kitābi huwa l-ḥaqu muṣaddiqan limā bayna yadayhi inna l-laha biʿibādihi lakhabīrun baṣīrun

Meal

Sana vahyettiğimiz kitap (Kur’an), kendinden öncekini tasdik eden hak kitaptır. Şüphesiz Allah, (kullarından) hakkıyla haberdardır. Onları hakkıyla görür.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Fâtır Suresi’nin 31. ayeti (35:31) Mekki bir surededir; 22. cüzde, Mushaf’ın 438. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Fâtır Suresi 31. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

31. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey Resul! Sana vahyetmiş olduğumuz kitap, içerisinde şüphe olmayan ve kendinden önceki kitapları doğrulayıcı haktır. Şüphesiz Allah, kullarından hakkıyla haberdardır ve (onları hakkıyla) görendir. O, her ümmetin peygamberine zamanındaki ihtiyaca göre vahyeder.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

31. Yüce Allah, peygamberine vahiy yolu ile bildirdiği Kitabın çokça hakkı ihtiva etmesi, onun esaslarını da kuşatması dolayısı ile hak adeta kendisinden ibaretmişçesine “hakkın ta kendisi” buyurmaktadır. Bu nedenle onun hakkında kalplerinizde herhangi bir darlık olmasın, bundan dolayı rahatsızlık duymayın ve onu hiçbir zaman küçümsemeyin. Bu Kitap hakkın ta kendisi olduğuna göre onun delâlet ettiği ilâhî meseleler, gaybî hususlar ve diğerlerinin de vakıaya uygun olması gerekir. Ayrıca bu Kitapla, onun zahir ifadesine ve delâlet ettiği manaya muhalif olan şeylerin kastedilmiş olması da mümkün … Devamını oku

Fâtır Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Fâtır suresinin 31-38. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 438. sayfası).

  • Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ümetinin diğer ümmetlere olan üstünlüğü beyan edilmiştir.
  • Müminlerin imanlarının dünyada ve ahirette derece bakımından birbirlerinden farklı ve üstün olduğu beyan edilmiştir.
  • Vakit (zaman) emanettir ve vakti muhafaza etmek gerekir. Kim vakti zayi edecek olursa, pişmanlığın fayda vermeyeceği zaman pişman olur.
  • Yüce Allah'ın ilmi, her şeyi kuşatmıştır.

31. ayetin diğer mealleri

Sana vahyettiğimiz kitap, kendinden öncekileri tasdik eden hak bir kitaptır. Allah, kullarından haberdardır, onları görür.

Sana vahyettiğimiz kitap, kendinden öncekini (semavi kitapları) doğrulayıcı olarak gelen gerçektir. Allah, kullarının (her halinden) haberdardır, görendir.

Kitaplar içinde sana vahyettiğimiz kitap da kendinden öncekileri tasdik edici olmak üzere bir haktır. Şüphe yok ki, Allah, kullarının bütün hallerinden haberdardır ve her şeyi görendir.

31. ayet kelime kelime

  1. وَٱلَّذِىٓ wa-alladhī vahyettiğimiz
  2. أَوْحَيْنَآ awḥaynā
  3. إِلَيْكَ ilayka sana
  4. مِنَ mina Kitaptan
  5. ٱلْكِتَٰبِ l-kitābi
  6. هُوَ huwa O
  7. ٱلْحَقُّ l-ḥaqu gerçektir
  8. مُصَدِّقًا muṣaddiqan doğrulayan
  9. لِّمَا limā kendinden öncekini
  10. بَيْنَ bayna
  11. يَدَيْهِ yadayhi kendinden öncekini
  12. إِنَّ inna şüphesiz
  13. ٱللَّهَ l-laha Allah
  14. بِعِبَادِهِۦ biʿibādihi kullarını
  15. لَخَبِيرٌۢ lakhabīrun haber alandır
  16. بَصِيرٌ baṣīrun görendir

31. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Âl-i İmrân 3:3

    نَزَّلَ عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ بِٱلْحَقِّ مُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَأَنزَلَ ٱلتَّوْرَىٰةَ وَٱلْإِنجِيلَ

    O, sana kitabı hak ve önceki kitapları tasdik edici olarak indirdi. Tevrat ile İncil'i de indirmişti.

  • Bakara 2:97

    قُلْ مَن كَانَ عَدُوًّا لِّجِبْرِيلَ فَإِنَّهُۥ نَزَّلَهُۥ عَلَىٰ قَلْبِكَ بِإِذْنِ ٱللَّهِ مُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَهُدًى وَبُشْرَىٰ لِلْمُؤْمِنِينَ

    De ki: “Her kim Cebrâîl’e düşman ise, bilsin ki o, Allah’ın izni ile Kur’an’ı; önceki kitapları doğrulayıcı, Müminler için de bir hidayet rehberi ve müjde verici olarak senin kalbine indirmiştir.”

  • Mâide 5:46

    وَقَفَّيْنَا عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِم بِعِيسَى ٱبْنِ مَرْيَمَ مُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ ٱلتَّوْرَىٰةِ وَءَاتَيْنَٰهُ ٱلْإِنجِيلَ فِيهِ هُدًى وَنُورٌ وَمُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ ٱلتَّوْرَىٰةِ وَهُدًى وَمَوْعِظَةً لِّلْمُتَّقِينَ

    Onların ardından Meryem oğlu İsâ’yı kendinden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı olarak gönderdik. Ona, içinde hidayet ve nur olan, kendinden önceki Tevrat’ı tasdik eden ve muttakiler için yol gösterici ve bir öğüt olan İncil’i verdik.

  • Mâide 5:48

    وَأَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ بِٱلْحَقِّ مُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ ٱلْكِتَٰبِ وَمُهَيْمِنًا عَلَيْهِ فَٱحْكُم بَيْنَهُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَآءَهُمْ عَمَّا جَآءَكَ مِنَ ٱلْحَقِّ لِكُلٍّ جَعَلْنَا مِنكُمْ شِرْعَةً وَمِنْهَاجًا وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَكُمْ أُمَّةً وَٰحِدَةً وَلَٰكِن لِّيَبْلُوَكُمْ فِى مَآ ءَاتَىٰكُمْ فَٱسْتَبِقُوا۟ ٱلْخَيْرَٰتِ إِلَى ٱللَّهِ مَرْجِعُكُمْ جَمِيعًا فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ

    Kur’an’ı sana, önce gelen kitapları doğrulayıcı ve onların üzerine şahit olarak hak ile indirdik. Allah’ın indirdikleri ile aralarında hükmet! Sana gelen haktan sonra onların arzularına uyma! Sizin her biriniz için bir şeriat ve yol belirledik. Eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat size verdikleriyle sizi imtihan etmektedir. Hayırlarda yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. Allah, size hakkında ihtilaf ettiğiniz şeyleri açıklayacaktır.

  • Ahkâf 46:30

    قَالُوا۟ يَٰقَوْمَنَآ إِنَّا سَمِعْنَا كِتَٰبًا أُنزِلَ مِنۢ بَعْدِ مُوسَىٰ مُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ يَهْدِىٓ إِلَى ٱلْحَقِّ وَإِلَىٰ طَرِيقٍ مُّسْتَقِيمٍ

    Onlara şöyle demişlerdi: "Ey kavmimiz! Biz; Mûsâ’dan sonra indirilen, kendisinden öncekini tasdik eden, hakka ve dosdoğru yola hidayet eden bir kitap dinledik."

Fâtır Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın isimleri

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ