Mâide Suresi’nin 24. ayeti (5:24) Medeni bir surededir; 6. cüzde, Mushaf’ın 112. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Mâide Suresi 24. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
24. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Musa -aleyhisselam-'ın İsrailoğulları'ndan olan kavmi peygamberleri Musa'nın kendilerine vermiş olduğu emre karşı gelmede ısrarcı davranmaya devam edip şöyle dediler: Şehirde zorbalar oldukları müddetçe biz asla oraya girmeyeceğiz. -Ey Musa!- Sen ve Rabbin gidin zorbalarla savaşınız. Biz ise burada oturup bekleyeceğiz ve seninle beraber onlara karşı savaşmayacağız.
24. Ancak böyle bir söz de onlara fayda sağlamadı, onları kınamanın da bir yararı olmadı. Böylece ancak en aşağılık kimselerin söyleyeceği şu sözleri söylediler: “Ey Mûsâ, onlar orada bulundukça biz asla oraya girmeyiz. Sen ve Rabbin gidin savaşın, biz şuracıkta oturuyoruz.” Bu sözleri ne kadar da çirkin bir sözdür! Böyle zorlu ve önemli bir konumda peygamberlerine karşı verdikleri cevap ne kötüdür! Oysa bu konumda peygamberlerine yardımcı olmaları ve kendi maneviyatlarını pekiştirip yükseltmeleri gerekirdi. Hatta bu önemli bir ihtiyaçtı. İşte bu ve benzeri konumlar, diğer ümmetler ile … Devamını oku
Allah'ın resullerine muhalefet etmek, Allah'ın cezasının o topluma inmesini gerekli kılar. Allah Teâlâ İsrailoğulları'nı resulüne muhalefetleri sebebiyle kırk yıl ıssız çölde yollarını şaşırtarak cezalandırdı.
Âdem'in iki oğlu ile ilgili bu kıssadan anlaşıldığı üzere -Kur'an'ın zahirine göre- yeryüzünde işlenen ilk günah olmuştur. Bu günah kıskançlık ve haddi aşmak ile işlenmiş olup, hüsranı gerektiren zulüm etmeye ve akıtılması haram olan cana kıymaya sebep olmuştur.
Günah işleyenin sonu pişmanlıktır.
Hiç şüphesiz, kim çirkin bir çığır/yol açar ve onu yayıp, teşvik ederse bu çirkinliği işlemede ona tabi olanların işlemiş oldukları günahların aynısı ona da günah olarak verilir.
24. ayetin diğer mealleri
Ey Musa, onlar orada oldukça biz asla oraya girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin gidin savaşın. Biz burada oturacağız, demişlerdi.
«Ey Mûsâ! Onlar orada bulundukları müddetçe biz oraya asla girmeyiz; şu halde sen ve Rabbin gidin savaşın; biz burada oturacağız» dediler.
Kavmi Musa'ya: "Ey Musa! Onlar orada olduğu sürece biz oraya asla girmeyiz. Sen ve Rabb'in gidin savaşın. Biz burada oturacağız" dediler.
24. ayet kelime kelime
قَالُوا۟qālūdediler ki
يَٰمُوسَىٰٓyāmūsāEy Musa
إِنَّاinnāşüphesiz biz
لَنlanoraya girmeyiz
نَّدْخُلَهَآnadkhulahā
أَبَدًاabadanasla
مَّاmāonlar olduğu sürece
دَامُوا۟dāmū
فِيهَاfīhāorada
فَٱذْهَبْfa-idh'habgidin
أَنتَantasen
وَرَبُّكَwarabbukave Rabbin
فَقَٰتِلَآfaqātilāsavaşın
إِنَّاinnāşüphesiz biz
هَٰهُنَاhāhunāburada
قَٰعِدُونَqāʿidūnaoturuyoruz
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet 8 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.
İsrailoğulları'nı denizden geçirmiştik. Kendilerine ait bir takım putlarına ibadet edip, duran bir topluluğa rastgeldiler. "Ey Mûsâ! Bunların ilahları gibi bize de bir ilah yapsana!" dediler. Mûsâ da onlara: "Şüphesiz, cahillik eden bir toplumsunuz!" dedi. …
Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz. Kitap ehli de iman etseydi elbette kendileri için hayırlı olurdu. Onlardan iman edenler de var. Ama pek çoğu fasık kimselerdir.
Böylece, sizler insanlara birer şahit olasınız ve Peygamber de size şahit olsun diye, sizi orta yollu bir ümmet kıldık. Her ne kadar Allah’ın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkasına bu ağır gelse de biz, yönelmekte olduğun kıbleyi ancak; Peygamber’e uyanlarla, yüz çevirip geri dönenleri ayırt edelim diye kıble yaptık. Allah, imanınızı (namazınızı) boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz Allah, insanlara karşı çok şefkatli ve çok merhametlidir.