İçeriğe geç

Bakara Suresi 143. Ayet

سورة البقرة، الآية ١٤٣

2:143 2. cüz 3. hizb Mushaf’ta 22. sayfa Medeni sure

2:143 ayetinin metni

وَكَذَٰلِكَ جَعَلْنَٰكُمْ أُمَّةً وَسَطًا لِّتَكُونُوا۟ شُهَدَآءَ عَلَى ٱلنَّاسِ وَيَكُونَ ٱلرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَهِيدًا وَمَا جَعَلْنَا ٱلْقِبْلَةَ ٱلَّتِى كُنتَ عَلَيْهَآ إِلَّا لِنَعْلَمَ مَن يَتَّبِعُ ٱلرَّسُولَ مِمَّن يَنقَلِبُ عَلَىٰ عَقِبَيْهِ وَإِن كَانَتْ لَكَبِيرَةً إِلَّا عَلَى ٱلَّذِينَ هَدَى ٱللَّهُ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُضِيعَ إِيمَٰنَكُمْ إِنَّ ٱللَّهَ بِٱلنَّاسِ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ ۝١٤٣

Okunuşu

wakadhālika jaʿalnākum ummatan wasaṭan litakūnū shuhadāa ʿalā l-nāsi wayakūna l-rasūlu ʿalaykum shahīdan wamā jaʿalnā l-qib'lata allatī kunta ʿalayhā illā linaʿlama man yattabiʿu l-rasūla mimman yanqalibu ʿalā ʿaqibayhi wa-in kānat lakabīratan illā ʿalā alladhīna hadā l-lahu wamā kāna l-lahu liyuḍīʿa īmānakum inna l-laha bil-nāsi laraūfun raḥīmun

Meal

Böylece, sizler insanlara birer şahit olasınız ve Peygamber de size şahit olsun diye, sizi orta yollu bir ümmet kıldık. Her ne kadar Allah’ın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkasına bu ağır gelse de biz, yönelmekte olduğun kıbleyi ancak; Peygamber’e uyanlarla, yüz çevirip geri dönenleri ayırt edelim diye kıble yaptık. Allah, imanınızı (namazınızı) boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz Allah, insanlara karşı çok şefkatli ve çok merhametlidir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Bakara Suresi’nin 143. ayeti (2:143) Medeni bir surededir; 2. cüzde, Mushaf’ın 22. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.

Bakara Suresi 143. ayeti dinleyin

69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (75)

143. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Sizin için razı olduğumuz bir yeri size kıble yaptığımız gibi, Allah'ın elçilerinin, Allah'ın onlara emrettiklerini ümmetlerine tebliğ ettiklerine dair kıyamet günü şahitleri olmanız için de sizi, bütün ümmetler arasında inanç, ibadet ve muamelatlarda orta yollu, hayırlı ve adaletli bir ümmet kıldık. Aynı şekilde Peygamber Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i de kendisiyle size gönderileni bildirdiğine dair sizin üzerinize şahit kıldık. Senin önceden yöneldiğin -Beytu'l-Makdis- bu kıbleyi sadece, Allah'ın koyduğu kanunlardan kimin razı olduğu, kimin O'na boyun eğdiği ve Peygamber'e uyduğunu, kimin de dininden döndüğü, arzularına uyduğu ve Allah'ın koyduğu kanunlara boyun eğmediğini bilmek için -bu bilgi karşılık vermek ile sonuçlanacak olan ortaya çıkarma bilgisidir- değiştirdik. İlk kıblenin değiştirilmesi, Allah'ın kendisine iman etmekle muvaffak kıldıklarının dışındakilerine çok ağır geldi. Allah, muhakkak kulları için koyduğu kanunları çok önemli hikmetlerden dolayı koymuştur. Allah, kıblenin değiştirilmesinden önce kıldığınız namazların da bir parçası olduğu imanlarınızı boşa çıkaracak değildir. Muhakkak ki Allah insanlara karşı şefkatli ve merhametlidir. Onlara meşakkat vermez ve amellerinin sevaplarını zayi etmez.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

143. “Böylece sizi vasat” adaletli ve hayırlı “bir ümmet kıldık.” Vasatın dışında kalan şeyler ise uç noktalardır ki, bunlar da tehlike sınırları içerisinde demektir. Allah bu ümmeti bütün dini hususlarda vasat kılmıştır: Peygamberler hususunda bu ümmetin tutumu vasattır. Hıristiyanlar gibi Peygamberler hususunda aşırı gidenler ile yahudiler gibi Peygamberler hakkında olmadık iddialarda bulunanlar arasında vasattır. Çünkü bu ümmet kendilerine yakışan şekilde hepsine iman etmiştir. Şeriati itibari ile de bu ümmet vasattır. Ne yahudilerin aşırılıkları ne de hıristiyanların gevşeklikleri söz … Devamını oku

Bakara Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Bakara suresinin 142-145. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 22. sayfası).

  • Allah'ın hükümlerine ve dinine itiraz etmek, amaçlarından gafil olmak, sefihliğin ve akılsızlığın bir delilidir.
  • Allah’ın bu ümmete övmesi ve bütün ümmetlerin arasında onu orta yollu olmakla nitelendirmesi, dolayısıyla bu ümmetin fazileti ve değeri.
  • Ehli Kitab'ın hevâ ve nefislerine tabi olmaya karşı bir uyarı vardır. Çünkü onlar hakkı bildikleri halde ondan yüz çevirirler.
  • İslam dininde, vahyin indirildiği dönemde dini hükümlerin nesh edilebileceğinin caiz olduğunun delili vardır. Zira Beytu'l-Makdis’e dönmek neshedilmiş ve kıble Mescid-i Haram'a doğru olmuştur.

143. ayetin diğer mealleri

Nitekim, insanlara şahit olmanız, Peygamber’in de size şahit olması için sizi vasat/adil/hayırlı bir ümmet kıldık. Senin üzerinde bulunduğun kıbleyi ise sırf peygambere uyanları, ökçesi üzerinde geri dönenlerden ayırt edelim diye kıble yaptık. Allah’ın doğru yolu gösterdiklerinden başkası için bu çok ağır bir şeydir. Allah sizin imanınızı (namazınızı) zayi edecek değildir. Allah insanlara çok şefkatli ve merhametlidir.

İşte böylece sizin insanlara şâhitler olmanız, Rasûl'ün de size şahit olması için biz, sizi vasat (orta, mutedil) bir ümmet kıldık. Senin üzerinde bulunduğun kıbleyi, biz ancak Rasûl'e uyanı, ökçeleri üzerinde geri dönenlerden (ayırıp) bilelim diye kıble yaptık. Bu, (Kıblenin değiştirilmesi) Allah'ın hidâyet verdiği kimselerden başkasına elbette ağır gelir. Allah sizin imanınızı (namazlarınızı) asla zâyi edecek değildir. Zira Allah insanlara karşı şefkatli ve çok merhametlidir.

Ve işte böyle, sizi ortada yürüyen bir ümmet kıldık ki, siz bütün insanlar üzerine adalet örneği ve hakkın şahitleri olasınız, Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun. Daha önce içinde durduğun Kâ'be'yi kıble yapmamız da şunun içindir: Peygamber'in izince gidecekleri, iki ökçesi üzerinde geri döneceklerden ayıralım. Bu iş elbette Allah'ın hidayet ettiği kimselerin dışındakilere çok ağır gelecekti. Allah imanınızı kaybedecek değildir. Hiç şüphesiz Allah, bütün insanlara çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

143. ayet kelime kelime

  1. وَكَذَٰلِكَ wakadhālika ve böylece
  2. جَعَلْنَٰكُمْ jaʿalnākum sizi kıldık ج ع ل
  3. أُمَّةً ummatan bir ümmet أ م م
  4. وَسَطًا wasaṭan vasat و س ط
  5. لِّتَكُونُوا۟ litakūnū olmanız için ك و ن
  6. شُهَدَآءَ shuhadāa şahit ش ه د
  7. عَلَى ʿalā insanlara
  8. ٱلنَّاسِ l-nāsi أ ن س
  9. وَيَكُونَ wayakūna ve olması için ك و ن
  10. ٱلرَّسُولُ l-rasūlu rasulün (de) ر س ل
  11. عَلَيْكُمْ ʿalaykum size
  12. شَهِيدًا shahīdan şahit ش ه د
  13. وَمَا wamā ve yap(ma)dık
  14. جَعَلْنَا jaʿalnā ج ع ل
  15. ٱلْقِبْلَةَ l-qib'lata bir kıble ق ب ل
  16. ٱلَّتِى allatī olduğunuzu
  17. كُنتَ kunta ك و ن
  18. عَلَيْهَآ ʿalayhā üzerinde
  19. إِلَّا illā sadece (yaptık)
  20. لِنَعْلَمَ linaʿlama bilmek için ع ل م
  21. مَن man kimseyi
  22. يَتَّبِعُ yattabiʿu uyan ت ب ع
  23. ٱلرَّسُولَ l-rasūla Elçi'ye ر س ل
  24. مِمَّن mimman kimseden
  25. يَنقَلِبُ yanqalibu geriye dönen ق ل ب
  26. عَلَىٰ ʿalā üzerinde
  27. عَقِبَيْهِ ʿaqibayhi ökçesi ع ق ب
  28. وَإِن wa-in ve elbette
  29. كَانَتْ kānat ağır gelir ك و ن
  30. لَكَبِيرَةً lakabīratan ك ب ر
  31. إِلَّا illā başkasına
  32. عَلَى ʿalā kimseye
  33. ٱلَّذِينَ alladhīna
  34. هَدَى hadā yol gösterdiği ه د ي
  35. ٱللَّهُ l-lahu Allah'ın
  36. وَمَا wamā değildir
  37. كَانَ kāna Allah ك و ن
  38. ٱللَّهُ l-lahu
  39. لِيُضِيعَ liyuḍīʿa zayi edecek ض ي ع
  40. إِيمَٰنَكُمْ īmānakum sizin imanınızı أ م ن
  41. إِنَّ inna şüphesiz
  42. ٱللَّهَ l-laha Allah
  43. بِٱلنَّاسِ bil-nāsi insanlara أ ن س
  44. لَرَءُوفٌ laraūfun şefkatlidir ر أ ف
  45. رَّحِيمٌ raḥīmun merhametlidir ر ح م

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 20 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

143. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Hac 22:78

    وَجَٰهِدُوا۟ فِى ٱللَّهِ حَقَّ جِهَادِهِۦ هُوَ ٱجْتَبَىٰكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِى ٱلدِّينِ مِنْ حَرَجٍ مِّلَّةَ أَبِيكُمْ إِبْرَٰهِيمَ هُوَ سَمَّىٰكُمُ ٱلْمُسْلِمِينَ مِن قَبْلُ وَفِى هَٰذَا لِيَكُونَ ٱلرَّسُولُ شَهِيدًا عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا۟ شُهَدَآءَ عَلَى ٱلنَّاسِ فَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱعْتَصِمُوا۟ بِٱللَّهِ هُوَ مَوْلَىٰكُمْ فَنِعْمَ ٱلْمَوْلَىٰ وَنِعْمَ ٱلنَّصِيرُ

    Allah uğrunda hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti, dinde üzerinize bir zorluk yüklemedi. (Bu) Babanız İbrahim’in dinidir. Allah, bundan önce ve bunda (Kur’an’da) size "Müslüman" ismini vermiştir. (Hesap günü) Rasûl size şahit olsun, siz de insanlığa şahit olun diye. Öyleyse namazı ikame edin, zekâtı verin, Allah’a sımsıkı bağlanın. O, ne güzel mevlâ ve ne güzel yardımcıdır!

  • Tevbe 9:124–125

    وَإِذَا مَآ أُنزِلَتْ سُورَةٌ فَمِنْهُم مَّن يَقُولُ أَيُّكُمْ زَادَتْهُ هَٰذِهِۦٓ إِيمَٰنًا فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ فَزَادَتْهُمْ إِيمَٰنًا وَهُمْ يَسْتَبْشِرُونَ …

    Bir sûre indirilince aralarında: "Bu hanginizin imanını artırdı?" diyen kimseler vardır. O, iman eden kimselerin imanını artırmıştır. Onlar, bunu birbirlerine müjdelerler. …

  • Fussilet 41:44

    وَلَوْ جَعَلْنَٰهُ قُرْءَانًا أَعْجَمِيًّا لَّقَالُوا۟ لَوْلَا فُصِّلَتْ ءَايَٰتُهُۥٓ ءَا۬عْجَمِىٌّ وَعَرَبِىٌّ قُلْ هُوَ لِلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ هُدًى وَشِفَآءٌ وَٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ فِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَقْرٌ وَهُوَ عَلَيْهِمْ عَمًى أُو۟لَٰٓئِكَ يُنَادَوْنَ مِن مَّكَانٍۭ بَعِيدٍ

    Eğer biz onu başka dilde bir Kur’an yapsaydık onlar mutlaka, “Onun âyetleri genişçe açıklanmalı değil miydi? Başka dilde bir kitap ve Arap bir peygamber öyle mi?” derlerdi. De ki: "Bu Kur'an, iman edenler için bir hidayet ve bir şifadır. İman etmeyenlerin kulaklarında bir ağırlık vardır ve o, onlar için bir körlüktür.” İşte onlar (sanki kendilerine) uzak bir yerden seslenilmekte (de duymuyor gibiler).

  • İsrâ 17:82

    وَنُنَزِّلُ مِنَ ٱلْقُرْءَانِ مَا هُوَ شِفَآءٌ وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ وَلَا يَزِيدُ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا خَسَارًا

    Kur’an’dan Müminler için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz. Zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Hac 22:65

    أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ سَخَّرَ لَكُم مَّا فِى ٱلْأَرْضِ وَٱلْفُلْكَ تَجْرِى فِى ٱلْبَحْرِ بِأَمْرِهِۦ وَيُمْسِكُ ٱلسَّمَآءَ أَن تَقَعَ عَلَى ٱلْأَرْضِ إِلَّا بِإِذْنِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ بِٱلنَّاسِ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ

    Görmedin mi Allah, yerdeki her şeyi ve emri ile denizde yüzen gemileri sizin hizmetinize verdi. Göğü de kendi izni olmadıkça yer üzerine düşmemesi için tutar. Allah, insanlara karşı gerçekten çok şefkatli ve merhametlidir.

Bakara Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın isimleri

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ