İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 129. Ayet

سورة آل عمران، الآية ١٢٩

3:129 4. cüz 7. hizb Mushaf’ta 66. sayfa Medeni sure

3:129 ayetinin metni

وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ يَغْفِرُ لِمَن يَشَآءُ وَيُعَذِّبُ مَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ ۝١٢٩

Okunuşu

walillahi mā fī l-samāwāti wamā fī l-arḍi yaghfiru liman yashāu wayuʿadhibu man yashāu wal-lahu ghafūrun raḥīmun

Meal

Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır! O, dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah, çok bağışlayan ve merhamet edendir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 129. ayeti (3:129) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 66. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 129. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

129. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Göklerde ve yerde ne varsa yaratma ve yönetmesi Allah'a aittir. Rahmeti ile dilediği kullarının günahlarını bağışlar. Adaleti ile dilediğine azap eder. Allah kullarından tövbe edenleri bağışlar ve onlara karşı merhametlidir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

129. Yüce Allah göklerde ve yerde, yani bütün kâinatta yalnız kendisinin tasarruf sahibi olduğunu, dilediği kimselerin tevbesini kabul edip onu mağfiret ederek günahlarını bağışlayacağını, dilediği kimseyi de yardımsız bırakıp azaba düçar edeceğini haber vermektedir. “Allah çok bağışlayıcıdır, pek merhametlidir.” Mağfiret ve rahmetinin kemal derecesinde oluşu ve bunların gereklerinin yaratma ile emretmesinde mevcut oluşu O’nun zatının ayrılmaz sıfatlarındandır. O tevbe edenlere mağfiret eder. Rahmeti gerektirici sebepleri yerine getirenlere de merhamet eder. Nitekim O şöyle buyurmuştur: “Allah'a ve Rasul’e itaat edin ki rahmete nail olasınız.” (Âl-i İmran, 3/132) ***

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 122-132. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 66. sayfası).

  • İnsanların başına gelen felaketler ve onlara verilen nimetler ile sürekli öğüt verilmelidir. Zira insanlar bunlara bakarak öğüt alırlar.
  • Allah'ın yardımı, rahmeti ve lütfunun kullara gönderilmesinin en önemli sebeplerinden bir tanesi de takvalı olmak ve savaşın zorluklarına karşı sabırlı olmaktır.
  • Bütün işler Allah'a aittir. Dilediği gibi hükmeder ve dilediği gibi emreder. Hakiki Mümin, işlerini Allah'a teslim eden ve hükmüne boyun eğen kimsedir.
  • Günahlar -ki faiz bunlardan birisidir- kulun hüsran içinde olmasının en büyük sebeplerindendir. Özellikle de en şiddetli sıkıntı ve zorluk anlarında durumu böyle olur.
  • Faizin yasak olması ile ilgili ayetlerin Uhud Gazvesi'nin anlatıldığı ayetler ile birlikte zikredilmesinin sebebi, İslam dininin emirlerinde ve yasaklarında kapsayıcı ve birbiri ile bağlantılı olmasıdır. Öyle ki, bir konunun ortasında diğerinden bahsedilmiştir.

129. ayetin diğer mealleri

Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır! Dilediğini bağışlar, dilediğine de azap eder. Allah, çok bağışlayan ve merhamet edendir.

  Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.

Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. Dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder. Allah, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

129. ayet kelime kelime

  1. وَلِلَّهِ walillahi ve Allah'ındır
  2. مَا mā olanlar
  3. فِى fī göklerde
  4. ٱلسَّمَٰوَٰتِ l-samāwāti س م و
  5. وَمَا wamā ve olanlar
  6. فِى fī yerde
  7. ٱلْأَرْضِ l-arḍi أ ر ض
  8. يَغْفِرُ yaghfiru (O) bağışlar غ ف ر
  9. لِمَن liman kimseyi
  10. يَشَآءُ yashāu dilediği ش ي أ
  11. وَيُعَذِّبُ wayuʿadhibu ve azabeder ع ذ ب
  12. مَن man dimseye
  13. يَشَآءُ yashāu dilediği ش ي أ
  14. وَٱللَّهُ wal-lahu Allah
  15. غَفُورٌ ghafūrun çok bağışlayan غ ف ر
  16. رَّحِيمٌ raḥīmun çok esirgeyendir ر ح م

129. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Nisâ 4:132

    وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا

    Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Vekil olarak Allah yeter.

  • Âl-i İmrân 3:109

    وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرْجَعُ ٱلْأُمُورُ

    Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Bütün işler ancak Allah’a döndürülür.

  • Nisâ 4:126

    وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَكَانَ ٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ مُّحِيطًا

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah bütün her şeyi kuşatmıştır.

  • Şûrâ 42:4

    لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْعَظِيمُ

    Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. O; üstündür/en üsttedir, çok Azîm'dir.

  • Haşr 59:1

    سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ı tesbih etmektedir. O; çok güçlüdür, Hakîm'dir.

  • Saf 61:1

    سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ı tesbih eder. O; Azîz'dir, Hakîm'dir.

Âl-i İmrân Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın isimleri

Daha fazlası

17 Ekim 2026 Cumartesi 6 جمادى الأولى 1448 هـ