İçeriğe geç

Mâide Suresi 14. Ayet

سورة المائدة، الآية ١٤

5:14 6. cüz 11. hizb Mushaf’ta 110. sayfa Medeni sure

5:14 ayetinin metni

وَمِنَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓا۟ إِنَّا نَصَٰرَىٰٓ أَخَذْنَا مِيثَٰقَهُمْ فَنَسُوا۟ حَظًّا مِّمَّا ذُكِّرُوا۟ بِهِۦ فَأَغْرَيْنَا بَيْنَهُمُ ٱلْعَدَاوَةَ وَٱلْبَغْضَآءَ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ وَسَوْفَ يُنَبِّئُهُمُ ٱللَّهُ بِمَا كَانُوا۟ يَصْنَعُونَ ۝١٤

Okunuşu

wamina alladhīna qālū innā naṣārā akhadhnā mīthāqahum fanasū ḥaẓẓan mimmā dhukkirū bihi fa-aghraynā baynahumu l-ʿadāwata wal-baghḍāa ilā yawmi l-qiyāmati wasawfa yunabbi-uhumu l-lahu bimā kānū yaṣnaʿūna

Meal

Biz Hristiyanız, diyenlerden de sağlam söz almıştık. Onlar da kendilerine hatırlatılanlardan bir kısmını unuttular. Bu yüzden aralarına kıyamete kadar sürecek düşmanlık ve kin saldık. Allah, onların yapmakta olduklarını (hesap günü) kendilerine haber verecektir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mâide Suresi’nin 14. ayeti (5:14) Medeni bir surededir; 6. cüzde, Mushaf’ın 110. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Mâide Suresi 14. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

14. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Biz Yahudilerden kuvvetli bir söz aldığımız gibi İsa -aleyhisselam-'a tabi olduklarını söyleyip kendilerini temize çıkaranlardan da güçlü, kuvvetli bir söz aldık. Kendilerinden önce selefleri olan Yahudiler gibi bunlar da kendilerine hatırlatılanların bir kısmıyla amel etmeyi terk ettiler. Kıyamet gününe kadar aralarına şiddetli husumet, birbirlerinden hoşlanmamak ve nefret etmeyi koyduk. Birbirleri ile savaşmaya, öldürmeye ve karşılıklı olarak tekfir etmeye başladılar. Yüce Allah, ileri ki zamanda onlara ne yapacaklarını bildirecek ve yaptıklarına karşılık da onları cezalandıracaktır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

14. Yani yahudilerden söz ve ahit aldığımız gibi aynı şekilde “Biz nasârâyız” yani Meryem oğlu İsa’nın yardımcılarıyız, diyen ve böylece Allah’a ve rasûllerine, onların getirdiklerine iman ettiklerine dair kendilerini tezkiye edenlerden de sağlam bir şekilde söz almıştık. Bununla birlikte onlar da ahitlerini bozdular. “Onlar da kendilerine verilen öğütlerden önemli bir kısmı unuttular” Hem ilmi unuttular, hem de ameli unuttular. “Biz de Kıyamet gününe kadar aralarına kin ve düşmanlık yerleştirdik.” Onların kimini kimine musallat kıldık. Aralarında öyle kötülükler ve öyle olumsuzluklar oldu ki … Devamını oku

Mâide Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mâide suresinin 14-17. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 110. sayfası).

  • Yüce Allah'a verilen sözlere ve anlaşmalara uyulmayarak terk edilmesi Allah Teâlâ'nın emirlerine muhalif oldukları için birbirlerine zıt olan insanların arasında düşmanlığın meydana gelmesini, nefertin yayılmasını, birbirlerinden nefret etmelerini ve birbirleriyle savaşmalarını gerekli kılabilir.
  • Allah Teâlâ'nın Mesih İsa -aleyhisselam-'ın bedeninde vücut bulduğunu söyleyen Hristiyanlara karşı reddiye vardır. Onların küfürleri ve söyledikleri sapıkça sözleri beyan edilmiştir.
  • Mesih'in ilah olmasının batıl olduğunu gösteren delillerden biri de şüphesiz Allah Teâlâ, Mesih ve annesi -aleyhimasselam-'ı ve yeryüzünde bulunanların hepsini helak etmek istediğinde hiçbir kimsenin O'nu engellemeye gücü yetmeyecek olmasıdır. Bu da her noksanlıktan münezzeh olan Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın emir buyurmada yanlız ve tek olduğunu ispat etmektedir. O'ndan başka hak ilah olmadığını göstermektedir.
  • Mesih'in ilâh olmadığının delillerinden biri de şüphesiz Allah Teâlâ'nın zikrettiği: "O dilediğini yaratır." ayetidir. (Mâide Suresi: 17) Nitekim anne-babadan bir insan yaratıp meydana getirdiği gibi, İsâ -aleyhisselam- örneğinde olduğu gibi babasız tek bir anneden insan yaratabilir. Ayrıca cansız varlıklardan Mûsâ -aleyhisselam-'ın yılanı örneğinde olduğu gibi bir canlı yaratabilir. Havva'yı Âdem -aleyhimesselâm-'dan yarattığı gibi dişiyi de erkekten yaratır.

14. ayetin diğer mealleri

Biz Hıristiyan'ız, diyenlerden de sağlam söz almıştık. Onlar da kendilerine hatırlatılandan bir pay almayı unuttular. Bu yüzden aralarına kıyamete kadar sürecek düşmanlık ve kin saldık. Allah, onların yapmakta olduklarını (hesap günü) kendilerine haber verecektir.

  «Biz hıristiyanlarız» diyenlerden de kesin sözlerini almıştık. Ama onlar da kendilerine zikredilen (verilen öğütlerin veya Kitab'ın) önemli bir bölümünü unuttular. Bu sebeple kıyamete kadar aralarına düşmanlık ve kin saldık. Yakında Allah onlara yaptıklarını haber verecektir.

"Biz hıristiyanız" diyenlerden de söz almıştık. Onlar da kendilerine hatırlatılan şeylerin çoğunu unutmuşlardı. Biz de onların arasına, kıyamete kadar sürecek kin ve düşmanlık soktuk. Allah, ne yapmış olduklarını onlara - elbette haber verecektir.

14. ayet kelime kelime

  1. وَمِنَ wamina ve
  2. ٱلَّذِينَ alladhīna kimselerin
  3. قَالُوٓا۟ qālū diyen(lerin) ق و ل
  4. إِنَّا innā biz
  5. نَصَٰرَىٰٓ naṣārā hıristiyanız ن ص ر
  6. أَخَذْنَا akhadhnā almıştık أ خ ذ
  7. مِيثَٰقَهُمْ mīthāqahum sözünü و ث ق
  8. فَنَسُوا۟ fanasū ama unuttular ن س ي
  9. حَظًّا ḥaẓẓan pay almayı ح ظ ظ
  10. مِّمَّا mimmā şeyden
  11. ذُكِّرُوا۟ dhukkirū öğütlenen ذ ك ر
  12. بِهِۦ bihi kendilerine
  13. فَأَغْرَيْنَا fa-aghraynā bu yüzden saldık غ ر و
  14. بَيْنَهُمُ baynahumu aralarına ب ي ن
  15. ٱلْعَدَاوَةَ l-ʿadāwata düşmanlık ع د و
  16. وَٱلْبَغْضَآءَ wal-baghḍāa ve kin ب غ ض
  17. إِلَىٰ ilā kadar
  18. يَوْمِ yawmi gününe ي و م
  19. ٱلْقِيَٰمَةِ l-qiyāmati kıyamet ق و م
  20. وَسَوْفَ wasawfa ve yakında
  21. يُنَبِّئُهُمُ yunabbi-uhumu onlara haber verecektir ن ب أ
  22. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  23. بِمَا bimā şeyleri
  24. كَانُوا۟ kānū oldukları ك و ن
  25. يَصْنَعُونَ yaṣnaʿūna yapmakta ص ن ع

14. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Mâide 5:64

    وَقَالَتِ ٱلْيَهُودُ يَدُ ٱللَّهِ مَغْلُولَةٌ غُلَّتْ أَيْدِيهِمْ وَلُعِنُوا۟ بِمَا قَالُوا۟ بَلْ يَدَاهُ مَبْسُوطَتَانِ يُنفِقُ كَيْفَ يَشَآءُ وَلَيَزِيدَنَّ كَثِيرًا مِّنْهُم مَّآ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ طُغْيَٰنًا وَكُفْرًا وَأَلْقَيْنَا بَيْنَهُمُ ٱلْعَدَٰوَةَ وَٱلْبَغْضَآءَ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ كُلَّمَآ أَوْقَدُوا۟ نَارًا لِّلْحَرْبِ أَطْفَأَهَا ٱللَّهُ وَيَسْعَوْنَ فِى ٱلْأَرْضِ فَسَادًا وَٱللَّهُ لَا يُحِبُّ ٱلْمُفْسِدِينَ

    Yahudiler: "Allah’ın eli bağlıdır/sıkıdır" dediler. Söylediklerinden ötürü elleri bağlandı ve onlara lanet edildi! Oysa Allah’ın her iki eli de açıktır, nasıl dilerse verir. Elbette Rabbinden sana indirilenler, onların çoğunun azgınlığını ve küfrünü arttıracaktır. Onların arasına kıyamete kadar (sürecek) düşmanlık ve kin saldık. Savaş ateşini ne zaman körükleseler Allah onu söndürür. Yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar. Allah bozguncuları sevmez.

  • Mâide 5:13

    فَبِمَا نَقْضِهِم مِّيثَٰقَهُمْ لَعَنَّٰهُمْ وَجَعَلْنَا قُلُوبَهُمْ قَٰسِيَةً يُحَرِّفُونَ ٱلْكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِۦ وَنَسُوا۟ حَظًّا مِّمَّا ذُكِّرُوا۟ بِهِۦ وَلَا تَزَالُ تَطَّلِعُ عَلَىٰ خَآئِنَةٍ مِّنْهُمْ إِلَّا قَلِيلًا مِّنْهُمْ فَٱعْفُ عَنْهُمْ وَٱصْفَحْ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلْمُحْسِنِينَ

    Sözlerini bozdukları için onları lanetledik, kalplerini katılaştırdık. Kelimeleri yerlerinden tahrif edip,değiştirdiler. Kendilerine hatırlatılanlardan bir kısmını unuttular. İçlerinden çok azı dışında onların daima hainliklerini görürsün. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Allah, ihsan sahiplerini sever.

  • Mâide 5:82

    لَتَجِدَنَّ أَشَدَّ ٱلنَّاسِ عَدَٰوَةً لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱلْيَهُودَ وَٱلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ وَلَتَجِدَنَّ أَقْرَبَهُم مَّوَدَّةً لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱلَّذِينَ قَالُوٓا۟ إِنَّا نَصَٰرَىٰ ذَٰلِكَ بِأَنَّ مِنْهُمْ قِسِّيسِينَ وَرُهْبَانًا وَأَنَّهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ

    (Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede, insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile Allah’a ortak koşanlar olduğunu görürsün. Yine onların iman edenlere sevgi bakımından en yakınının da “Biz Hristiyanlarız!” diyenler olduğunu mutlaka görürsün. Çünkü onların içinde keşişler ve rahipler vardır. Onlar büyüklük de taslamazlar.

Mâide Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ