Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur’an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. (Hâlbuki) Allah onları bağışlamıştır. Allah, çok bağışlayandır, Halîm'dir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
Mâide Suresi’nin 101. ayeti (5:101) Medeni bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 124. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Mâide Suresi 101. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
101. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ey iman edenler! İhtiyacınız olmayan ve dininiz ile ilgili size yardımcı olmayacak şeyleri Rasûlünüze sormayınız. Eğer o sorduğunuz şeylerin içinde olan zorluklar sizlere açıklanır ise bunlar sizi üzer. Şayet sormanız yasaklanan şeyleri, vahiy Rasûle inerken sorarsanız, sizlere bunlar açıklanır. Bu ise Allah için çok kolaydır. Kesinlikle Allah, Kur'an'ın bahsetmediği şeylerden sizleri sorumlu tutmayacaktır. Siz de bunları sorup araştırmayınız. Eğer onlar hakkında soru sorarsanız üzerinize onlarla ilgili zor hükümler iner. Allah, tövbe ettiklerinde kullarının günahlarını affeden, günahlardan dolayı onları cezalandırmada acele etmeyendir.
101. Yüce Allah, mü’min kullarına kendilerine açıklandığı takdirde hoşlarına gitmeyecek ve onları kederlendirecek hususlara dâir soru sormalarını yasaklamaktadır. Kimi müslümanların Allah Rasûlüne, babaları ve onların durumu hakkında, cennette mi cehennemde mi olduklarına dâir soru sormaları buna bir örnektir. Olur ki bu husus sorana açıklanır da soran için bunda bir hayır bulunmaz. Yine meydana gelmemiş hususlara dâir sorular sormak ve şer’î açıdan birtakım zorluklara ve hükümlerin ümmeti sıkıntıya sokacak şekilde ağırlaşmasına sebep olacak türden sorular da böyledir. Anlamsız ve faydsız … Devamını oku
Allah Teâlâ'nın emrettiği dinî nişanelerdeki asıl kural, kullar için dünyevi ve uhrevi yararların gerçekleşmesi ve zararların def edilmesidir.
Çok olan ile övünmemek gerekir. Bir şeyin çok olması onun helal ve temiz olduğuna delil sayılmaz. Ancak delil, şeri hükümlerde aranır.
Sorulacak sorunun belirli çerçevede sorulması, soru soran kimsenin dikkat etmesi gereken edep kurallarındandır. İhtiyacı olmayan ve amacı olmayan meselede soru sormak uygun değildir.
Müşrikler kendilerince uydurarak, bâhira, sâibe, vâsile ve hâm gibi hayvanları haram saymışlardır. Onların bu tutumları zemmedilmiştir.
101. ayetin diğer mealleri
Ey İman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Eğer Kur’an inerken onları sorarsanız, onlar size açıklanır. Allah, (o açıklamadığı şeylerde) sizi afiyette kılmıştır. Allah çok bağışlayandır, Halim'dir (kullarına azabı göndermede acele etmez).
Ey iman edenler! Açıklanırsa hoşunuza gitmeyecek olan şeyleri sormayın. Eğer Kur'ân indirilirken onları sorarsanız size açıklanır. (Açıklanmadığına göre) Allah onları affetmiştir. (Siz sorup da başınıza iş çıkarmayın). Allah çok bağışlayıcıdır; (ceza vermekte de) aceleci değildir.
Ey iman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek olan şeylerden sormayın. Eğer onları Kur'ân indirilirken sorarsanız size açıklanır. Halbuki Allah onlardan geçmiştir. Allah çok bağışlayan ve çok yumuşak davranandır.
101. ayet kelime kelime
يَٰٓأَيُّهَاyāayyuhāEy
ٱلَّذِينَalladhīnakimseler
ءَامَنُوا۟āmanūinanan(lar)
لَاlāsormayın
تَسْـَٔلُوا۟tasalū
عَنْʿanhakkında
أَشْيَآءَashyāaşeyler
إِنineğer
تُبْدَtub'daaçıklandığında
لَكُمْlakumsize
تَسُؤْكُمْtasu'kumhoşunuza gitmeyecek
وَإِنwa-inve eğer
تَسْـَٔلُوا۟tasalūsorarsanız
عَنْهَاʿanhāonları
حِينَḥīnavakit
يُنَزَّلُyunazzaluindirildiği
ٱلْقُرْءَانُl-qur'ānuKur'an
تُبْدَtub'daaçıklanır
لَكُمْlakumsize
عَفَاʿafāaffetmiştir
ٱللَّهُl-lahuAllah
عَنْهَاʿanhāonları
وَٱللَّهُwal-lahuAllah
غَفُورٌghafūrunbağışlayandır
حَلِيمٌḥalīmunhalimdir
Bu ayetin geçtiği hadisler
SahihMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Sahîh-i Müslim 2359a
«Cennet ve Cehennem gözlerimin önüne serilip bana gösterildi. Hayır ve şer açısından bugün gibisini görmedim. Eğer sizler benim bildiklerimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız.» buyurdu. Enes dediki: Rasûlullah’ın ashabına bundan daha ağır gelen bir gün olmamıştı. Başlarını örterek hıçkıra…
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e iyilik ve kötülük hakkında sordum ve o şöyle dedi: «İyilik, güzel ahlaktır. Kötülük ise vicdanını rahatsız eden ve insanların bilmesini istemediğin şeydir.»
Orada apaçık deliller, Makam-ı İbrahim vardır. Kim oraya girerse güven içinde olur. Yoluna güç yetirebilenlerin (Kâbe'yi) haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerine (yüklediği) hakkıdır. Kim inkâr ederse (bu hakkı tanımazsa), şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir.
Bizi mucizeler göndermekten, öncekilerin onu yalanlamasından başka bir şey alıkoymadı. Semûd kavmine açık bir mucize olarak dişi deveyi vermiştik. Ama ona zulmettiler. Oysa biz mucizeyi sadece korkutmak için göndeririz.
(Müşrikler), kendilerine bir mucize gelirse, ona mutlaka iman edeceklerine dair var güçleriyle Allah’ın adına yemin ederler. De ki: “Mucizeler ancak Allah katındadır. O mucizeler geldiği vakit de inanmayacaklarını siz ne bileceksiniz?” …
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.