İçeriğe geç

Kehf Suresi 51. Ayet

سورة الكهف، الآية ٥١

18:51 15. cüz 30. hizb Mushaf’ta 299. sayfa Mekki sure

18:51 ayetinin metni

مَّآ أَشْهَدتُّهُمْ خَلْقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَلَا خَلْقَ أَنفُسِهِمْ وَمَا كُنتُ مُتَّخِذَ ٱلْمُضِلِّينَ عَضُدًا ۝٥١

Okunuşu

mā ashhadttuhum khalqa l-samāwāti wal-arḍi walā khalqa anfusihim wamā kuntu muttakhidha l-muḍilīna ʿaḍudan

Meal

Onları, göklerin ve yerin yaratılmasına veya kendilerinin yaratılışına şahit tutmadım. Saptıranları da yardımcı edinecek değilim.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Kehf Suresi’nin 51. ayeti (18:51) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 299. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Kehf Suresi 51. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

51. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Benden başka dost edindikleriniz, onlar sizin gibi kullardır. Oysa ben, gökleri ve yeri yarattığım zaman onları şahit tutmadım. Bilakis onlar hiç mevcut değillerdi. Ben yaratırken hiçbir yaratılmışı diğerine şahit tutmadan yarattım. Yaratmada ve tasarruf etme hususunda ben tekim. Sapıklığa götüren insan ve cin şeytanlarından yardımcı edinecek değilim. Ben yardımcılara da muhtaç değilim.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

51. Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: Ben ne şeytanları, ne de bu saptırıcıları göklerin ve yerin yaratılışında da kendilerinin yaratılışına şahit tutmadım. Yani onları bu işte hazır bulundurmadığım gibi bu konuda onların fikirlerini de almadım. O halde onlar, bunlardan herhangi bir şeyi nasıl yaratmış olabilirler? Aksine tek başına yaratan ve kainatı idare eden, hikmet ve takdir sahibi olan yalnızca Allah’tır. Her şeyi yaratan ve her şeyde hikmeti gereğince tasarrufta bulunan O’dur. O halde nasıl olur da birtakım şeytanlar O’na ortak koşulur, dost edinilir ve Allah’a itaat edili gibi onlara … Devamını oku

Kehf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Kehf suresinin 46-53. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 299. sayfası).

  • Kulun üzerine düşen kalıcı salih amelleri çokça yapmasıdır. O da ahiret için yapılan söz ve fiillerden oluşan salih amellerdir.
  • Kulun üzerine düşen kıyamet gününün şiddetli korkularını hatırlaması ve bu günün şiddetli korkularından kurtulmak için Allah'ın rızasına ve cennetinde bulunan nimetlere kavuşana kadar amel etmesi gerekir.
  • Allah Teâlâ meleklere selam ve saygı secdesi yapmalarını emrederek babamız Âdem -aleyhiesselâm-'ı ve beşerin bütün cinsini yüceltip ikramda bulunmuştur.
  • Ayetlerde şeytanın düşman edinilmesine teşvik vardır.

51. ayetin diğer mealleri

Onları, göklerin ve yerin yaratılmasına veya kendilerinin yaratılışına şahit tutmadım. Saptıranları da yardımcı edinecek değilim.

Ben onları (İblis ve soyunu) ne göklerin ve yerin yaratılışına, ne de bizzat kendilerinin yaratılışına şahit tuttum. Ben yoldan çıkaranları yardımcı edinecek değilim.

Ben, onları (İblis ve soyunu) ne göklerin ve yerin yaratılışında, ne de kendilerinin yaratılışında şahit tutmadım ve hiçbir zaman doğru yoldan çıkanları yardımcı edinmiş değilim.

51. ayet kelime kelime

  1. مَّآ mā onları hazır bulundurmadım
  2. أَشْهَدتُّهُمْ ashhadttuhum ش ه د
  3. خَلْقَ khalqa yaratılmasında خ ل ق
  4. ٱلسَّمَٰوَٰتِ l-samāwāti göklerin س م و
  5. وَٱلْأَرْضِ wal-arḍi ve yerin أ ر ض
  6. وَلَا walā ve ne de
  7. خَلْقَ khalqa yaratılmasında خ ل ق
  8. أَنفُسِهِمْ anfusihim kendilerinin ن ف س
  9. وَمَا wamā ve
  10. كُنتُ kuntu değilim ك و ن
  11. مُتَّخِذَ muttakhidha edinmiş أ خ ذ
  12. ٱلْمُضِلِّينَ l-muḍilīna yoldan şaşırtanları ض ل ل
  13. عَضُدًا ʿaḍudan yardımcı ع ض د

51. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Yâsîn 36:59–62

    وَٱمْتَٰزُوا۟ ٱلْيَوْمَ أَيُّهَا ٱلْمُجْرِمُونَ …

    Ey günahkârlar! Bugün siz (bir tarafa) ayrılın! …

  • Sebe’ 34:22–23

    قُلِ ٱدْعُوا۟ ٱلَّذِينَ زَعَمْتُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ لَا يَمْلِكُونَ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَلَا فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا لَهُمْ فِيهِمَا مِن شِرْكٍ وَمَا لَهُۥ مِنْهُم مِّن ظَهِيرٍ …

    (Ey Muhammed!) De ki: “Allah’ı bırakıp da ilah olduklarını iddia ettiklerinize dua edin. Onlar ne göklerde ne de yerde bir zerre ağırlığınca bir şeye sahiptirler. Onların yerde ve gökte hiçbir ortaklıkları yoktur. Allah’ın onlardan bir yardımcısı da yoktur." …

  • En’âm 6:94

    وَلَقَدْ جِئْتُمُونَا فُرَٰدَىٰ كَمَا خَلَقْنَٰكُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَتَرَكْتُم مَّا خَوَّلْنَٰكُمْ وَرَآءَ ظُهُورِكُمْ وَمَا نَرَىٰ مَعَكُمْ شُفَعَآءَكُمُ ٱلَّذِينَ زَعَمْتُمْ أَنَّهُمْ فِيكُمْ شُرَكَٰٓؤُا۟ لَقَد تَّقَطَّعَ بَيْنَكُمْ وَضَلَّ عَنكُم مَّا كُنتُمْ تَزْعُمُونَ

    Sizi ilk defa yarattığımız gibi, bize tek başınıza geldiniz. Size bağışladıklarımızı arkanızda bıraktınız. Allah'ın (ibadet hususunda) ortakları olduğunu ileri sürdüğünüz o şefaatçilerinizi beraberinizde göremiyoruz. Şüphesiz aranızdaki bağlar kopmuş; (Allah'a ibadet hususunda ortak olduklarını) iddia ettikleriniz sizden ayrılıp gitmişlerdir.

  • Kasas 28:64

    وَقِيلَ ٱدْعُوا۟ شُرَكَآءَكُمْ فَدَعَوْهُمْ فَلَمْ يَسْتَجِيبُوا۟ لَهُمْ وَرَأَوُا۟ ٱلْعَذَابَ لَوْ أَنَّهُمْ كَانُوا۟ يَهْتَدُونَ

    "Ortaklarınızı çağırın." denir. Onları çağırırlar. Fakat onlara cevap veremezler ve azabı görürler. Ne olurdu (dünyada) hidayete girselerdi!

  • Ahkâf 46:5–6

    وَمَنْ أَضَلُّ مِمَّن يَدْعُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَن لَّا يَسْتَجِيبُ لَهُۥٓ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ وَهُمْ عَن دُعَآئِهِمْ غَٰفِلُونَ …

    Allah'ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere dua/ibadet edenden daha sapık kim olabilir? (Oysa) onlar, bunların dualarından/ibadetlerinden habersizdirler. …

  • Meryem 19:81–82

    وَٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ ءَالِهَةً لِّيَكُونُوا۟ لَهُمْ عِزًّا …

    Kendilerine güç (izzet) sağlasınlar diye, Allah'tan başka ilahlar edindiler. …

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ