İçeriğe geç

Kehf Suresi 52. Ayet

سورة الكهف، الآية ٥٢

18:52 15. cüz 30. hizb Mushaf’ta 299. sayfa Mekki sure

18:52 ayetinin metni

وَيَوْمَ يَقُولُ نَادُوا۟ شُرَكَآءِىَ ٱلَّذِينَ زَعَمْتُمْ فَدَعَوْهُمْ فَلَمْ يَسْتَجِيبُوا۟ لَهُمْ وَجَعَلْنَا بَيْنَهُم مَّوْبِقًا ۝٥٢

Okunuşu

wayawma yaqūlu nādū shurakāiya alladhīna zaʿamtum fadaʿawhum falam yastajībū lahum wajaʿalnā baynahum mawbiqan

Meal

O gün: "Benim ortaklarım olduklarını sandıklarınızı çağırın" diye buyurur. Onları çağırırlar ama cevap vermezler. Biz aralarına bir uçurum koyarız.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Kehf Suresi’nin 52. ayeti (18:52) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 299. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Kehf Suresi 52. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

52. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Resul!- Kıyamet gününde Yüce Allah kendisine dünyada ortakları olduğunu iddia edenlere der ki: "(Ey kâfirler!) Ortaklarım olduklarını iddia ettiklerinizi belki size yardımcı olurlar, onları çağırın." Fakat onların çağrısına cevap veremezler ve onlara yardım da edemezler. Biz ibadet edenler ile ibadet edilenlerin arasında beraberce içinde helak olacakları bir çukur koyarız. O da cehennem ateşidir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

52. Allah, dünyada kendisine şirk koşanları söz konusu edip şirki en ileri derecede çürüttükten, şirk koşanın bilgisiz ve kıt akıllı olduğuna hüküm verdikten sonra kıyamet gününde müşriklerin, ortak koştukları varlıkları ile başlarından geçecekleri ve Allah’ın kendilerine ne şekilde sesleneceğini şöylece haber vermektedir: “Benim ortaklarım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın bakalım!” Kendi kanaatinize, o bozuk ve tutarsız iddianıza göre bana ortak diye ileri sürdüklerinizi çağırın! Bu, onların kanaatleridir. Çünkü gerçekte Allah’ın ne göklerde, ne de yerde hiçbir ortağı yoktur. Yani … Devamını oku

Kehf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Kehf suresinin 46-53. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 299. sayfası).

  • Kulun üzerine düşen kalıcı salih amelleri çokça yapmasıdır. O da ahiret için yapılan söz ve fiillerden oluşan salih amellerdir.
  • Kulun üzerine düşen kıyamet gününün şiddetli korkularını hatırlaması ve bu günün şiddetli korkularından kurtulmak için Allah'ın rızasına ve cennetinde bulunan nimetlere kavuşana kadar amel etmesi gerekir.
  • Allah Teâlâ meleklere selam ve saygı secdesi yapmalarını emrederek babamız Âdem -aleyhiesselâm-'ı ve beşerin bütün cinsini yüceltip ikramda bulunmuştur.
  • Ayetlerde şeytanın düşman edinilmesine teşvik vardır.

52. ayetin diğer mealleri

”Benim ortaklarım olduğunu iddia ettiklerinizi çağırın”, dediği gün; onları çağırırlar. Fakat, onların çağrısına cevap veremezler. Aralarına (topluca) bir helak koyarız.

Yine o günü (düşünün ki, Allah, kâfirlere): Benim ortaklarım olduklarını ileri sürdüğünüz şeyleri çağırın! buyurur. Çağırmışlardır onları; fakat kendilerine cevap vermemişlerdir. Biz (Cehennem'de) onların arasına tehlikeli bir uçurum koyduk.

Ve o (kıyamet) günü Allah kâfirlere şöyle buyuracak: "Ortaklarım ve şefaatçılarınız diye zannettiğiniz putlarınızı çağırın." Müşrikler onları çağırırlar, fakat kendilerine cevap vermezler. Biz, kâfirlerle ilâhları arasına ateşten bir engel koymuşuzdur.

52. ayet kelime kelime

  1. وَيَوْمَ wayawma ve o gün ي و م
  2. يَقُولُ yaqūlu (Allah kafirlere) der ki' ق و ل
  3. نَادُوا۟ nādū çağırın ن د ي
  4. شُرَكَآءِىَ shurakāiya benim ortaklarım ش ر ك
  5. ٱلَّذِينَ alladhīna şeyleri
  6. زَعَمْتُمْ zaʿamtum zannettiğiniz ز ع م
  7. فَدَعَوْهُمْ fadaʿawhum işte çağırdılar د ع و
  8. فَلَمْ falam ama
  9. يَسْتَجِيبُوا۟ yastajībū cevap vermediler ج و ب
  10. لَهُمْ lahum kendilerine
  11. وَجَعَلْنَا wajaʿalnā ve biz koyduk ج ع ل
  12. بَيْنَهُم baynahum onların aralarına ب ي ن
  13. مَّوْبِقًا mawbiqan tehlikeli bir uçurum و ب ق

52. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • En’âm 6:94

    وَلَقَدْ جِئْتُمُونَا فُرَٰدَىٰ كَمَا خَلَقْنَٰكُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَتَرَكْتُم مَّا خَوَّلْنَٰكُمْ وَرَآءَ ظُهُورِكُمْ وَمَا نَرَىٰ مَعَكُمْ شُفَعَآءَكُمُ ٱلَّذِينَ زَعَمْتُمْ أَنَّهُمْ فِيكُمْ شُرَكَٰٓؤُا۟ لَقَد تَّقَطَّعَ بَيْنَكُمْ وَضَلَّ عَنكُم مَّا كُنتُمْ تَزْعُمُونَ

    Sizi ilk defa yarattığımız gibi, bize tek başınıza geldiniz. Size bağışladıklarımızı arkanızda bıraktınız. Allah'ın (ibadet hususunda) ortakları olduğunu ileri sürdüğünüz o şefaatçilerinizi beraberinizde göremiyoruz. Şüphesiz aranızdaki bağlar kopmuş; (Allah'a ibadet hususunda ortak olduklarını) iddia ettikleriniz sizden ayrılıp gitmişlerdir.

  • Kasas 28:64

    وَقِيلَ ٱدْعُوا۟ شُرَكَآءَكُمْ فَدَعَوْهُمْ فَلَمْ يَسْتَجِيبُوا۟ لَهُمْ وَرَأَوُا۟ ٱلْعَذَابَ لَوْ أَنَّهُمْ كَانُوا۟ يَهْتَدُونَ

    "Ortaklarınızı çağırın." denir. Onları çağırırlar. Fakat onlara cevap veremezler ve azabı görürler. Ne olurdu (dünyada) hidayete girselerdi!

  • Ahkâf 46:5–6

    وَمَنْ أَضَلُّ مِمَّن يَدْعُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَن لَّا يَسْتَجِيبُ لَهُۥٓ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ وَهُمْ عَن دُعَآئِهِمْ غَٰفِلُونَ …

    Allah'ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere dua/ibadet edenden daha sapık kim olabilir? (Oysa) onlar, bunların dualarından/ibadetlerinden habersizdirler. …

  • Meryem 19:81–82

    وَٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ ءَالِهَةً لِّيَكُونُوا۟ لَهُمْ عِزًّا …

    Kendilerine güç (izzet) sağlasınlar diye, Allah'tan başka ilahlar edindiler. …

  • Rûm 30:14

    وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يَوْمَئِذٍ يَتَفَرَّقُونَ

    Kıyametin kopacağı gün, işte o gün Müminler ve kâfirler birbirinden ayrılacaklardır.

  • Rûm 30:43

    فَأَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ ٱلْقَيِّمِ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِىَ يَوْمٌ لَّا مَرَدَّ لَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ يَوْمَئِذٍ يَصَّدَّعُونَ

    Allah tarafından (gelecek ve) geri çevirilmesi mümkün olmayan bir gün gelmeden yüzünü o dosdoğru dine çevir. O gün onlar bölük bölük ayrılacaklardır.

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ