waʿuriḍū ʿalā rabbika ṣaffan laqad ji'tumūnā kamā khalaqnākum awwala marratin bal zaʿamtum allan najʿala lakum mawʿidan
Meal
Hepsi saf saf Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. Onlara: “Andolsun, sizi ilk önce yarattığımız gibi bize geldiniz. Oysa siz, sizin için hesaba çekileceğiniz bir zaman belirlemediğimizi sanmıştınız.” denir.
Kehf Suresi’nin 48. ayeti (18:48) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 299. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Kehf Suresi 48. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
48. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
İnsanlar Rabblerine saf halinde arz olunurlar. Yüce Allah onları hesaba çeker ve onlara şöyle denili: "İlk defa sizi yarattığımız gibi bize tek başlarınıza, yalın ayak ve sünnetsiz geldiniz. Bilakis siz tekrar diriltilmeyeceğinizi iddia etmiştiniz. Şüphesiz bizim sizin yapmış olduğunuz iyilik ve kötülüklere karşılık vermeyeceğimizi, amellerinize karşılık hesap sormak için bir zaman ve mekân tayin etmeyeceğimizi zannediyordunuz."
47. Yüce Allah, kıyamet gününün halini, o gündeki tedirgin edici, dehşetli, zorlu ve sıkıntılı halleri haber vermek üzere şöyle buyurmaktadır: “O günde dağları yürütürüz.” Yani Allah, o dağları yerlerinden koparacak ve onları kum yığını haline getirecek, daha sonra da onları atılmış renkli yün gibi yapacaktır. Daha sonra da onlar dağılıp havaya saçılmış toz zerrecikleri haline gelecektir. Böylece yeryüzü apaçık ortaya çıkacak, herhangi bir iniş ve çıkışı bulunmayan dümdüz bir yer haline gelecektir. Allah, bütün insanları bu yer üzerinde haşredecek ve onlardan bu haşir meydanına getirmedik … Devamını oku
Kulun üzerine düşen kalıcı salih amelleri çokça yapmasıdır. O da ahiret için yapılan söz ve fiillerden oluşan salih amellerdir.
Kulun üzerine düşen kıyamet gününün şiddetli korkularını hatırlaması ve bu günün şiddetli korkularından kurtulmak için Allah'ın rızasına ve cennetinde bulunan nimetlere kavuşana kadar amel etmesi gerekir.
Allah Teâlâ meleklere selam ve saygı secdesi yapmalarını emrederek babamız Âdem -aleyhiesselâm-'ı ve beşerin bütün cinsini yüceltip ikramda bulunmuştur.
Ayetlerde şeytanın düşman edinilmesine teşvik vardır.
48. ayetin diğer mealleri
Saf saf Rablerinin huzuruna arz edilirler. Sizi ilk defa yarattığımız halde bize geldiniz. Sizi (tekrardan diriltip, hesap sormak için) bir vakit belirlemediğimizi sanmıştınız, denir.
Ve hepsi sıra sıra Rabbinin huzuruna çıkarılmışlardır: Andolsun ki sizi ilk defasında yarattığımız şekilde bize geldiniz. Oysa size vâdedilenlerin gerçekleşeceği bir zaman tayin etmediğimizi sanmıştınız, değil mi?
Onlar, saf halinde Rabbine arz edilmişlerdir. Allah, onlara şöyle diyecektir: "Şüphesiz sizi ilk önce yarattığımız gibi bize geldiniz. Fakat, size kıyamet için yaptığımız vaadi yerine getirmeyeceğimizi sanmıştınız, değil mi?
Sizi ilk defa yarattığımız gibi, bize tek başınıza geldiniz. Size bağışladıklarımızı arkanızda bıraktınız. Allah'ın (ibadet hususunda) ortakları olduğunu ileri sürdüğünüz o şefaatçilerinizi beraberinizde göremiyoruz. Şüphesiz aranızdaki bağlar kopmuş; (Allah'a ibadet hususunda ortak olduklarını) iddia ettikleriniz sizden ayrılıp gitmişlerdir.