Kehf Suresi’nin 36. ayeti (18:36) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 298. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Kehf Suresi 36. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
36. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Kıyametin kopacağını da hiç zannetmiyorum. Bununla beraber hayat devam ediyor. Kıyametin koptuğunu var sayarsak, öldükten sonra tekrar dirildiğimde ve Rabbime geri döndürüldüğümde, tekrar diriltildikten sonra döneceğim yer olarak ben bu bahçemden daha güzelini bulacağım. Dünyada zengin olmam, ölümden sonra dirildiğim zaman da zengin olmamı gerektirir.
35. Sonunda kendi cahilliği ve zulmünün mahkûmu oldu. Bağına girdiği sırada: “Bu bağın yok olacağını asla düşünmüyorum.” yani harab olup sonunun geleceğini sanmıyorum, dedi. Böylelikle dünya hayatı ile tatmin olup ona razı oldu. Öldükten sonra dirilişi de inkâr ederek şöyle dedi: 36. “Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Eğer” söz gelimi “Rabbime döndürülecek olursam, mutlaka döneceğim yerde bundan daha iyisini bulurum.” Hiç şüphesiz Allah, bana bu iki bahçeden daha iyisini verir. Bu sözler ile ilgili olarak iki ihtimal söz konusudur: Bu kimse ya işin hakikatini bilen birisidir ve bu sözleri … Devamını oku
Mümin kulun, zengin olan kâfir kimsenin önünde boyun eğmemesi gerekir. Ayrıca onu Allah'a iman etmeye, Allah'ın birliğini ikrar etmeye, nimetlerine şükretmeye davet etmesi ve ona bahşedilen nimetleri hatırlatıp nasihat ederek irşat etmesi gerekir.
Mal veya çocuğunda hoşuna giden bir şey gördüğünde kişinin, o nimeti kendisine verip, ihsanda bulunan Yüce Allah'a isnat etmesi gerekir. Ardından da şöyle demelidir "Maşallah! Kuvvet yalnız Allah'ındır."
Eğer Yüce Allah bir kul için hayır murat ederse, ona cezasını dünyada verir. (Ahirete bırakmaz).
Malı azgınlığına, küfrüne ve hüsranına sebep olan kimsenin malının telef olması için dua etmesine ve bunu caiz oluşuna işaret vardır.
36. ayetin diğer mealleri
Kıyametin kopacağına da hiç inanmıyorum. Eğer Rabbime döndürülecek olursam, elbette bundan daha iyi bir dönüş yeri bulurum, dedi.
«Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Şayet Rabbimin huzuruna götürülürsem, hiç şüphem yok ki, (orada) bundan daha hayırlı bir akıbet bulurum.»
"Kıyametin kopacağını da zannetmem. Şayet Rabbimin huzuruna götürürlürsem, muhakkak orada bundan daha hayırlı bir sonuç bulurum".
Andolsun ki kendisine dokunan bir darlıktan sonra ona rahmetimizden tattırsak o elbette şöyle der: “Bu benimdir. Ben kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Eğer Rabbime döndürülsem de şüphesiz benim için onun yanında iyilik vardır. Andolsun biz kâfir olanlara ne yaptıklarını haber vereceğiz ve andolsun onlara çok şiddetli azaptan tattıracağızdır.”