walā taṭrudi alladhīna yadʿūna rabbahum bil-ghadati wal-ʿashiyi yurīdūna wajhahu mā ʿalayka min ḥisābihim min shayin wamā min ḥisābika ʿalayhim min shayin fataṭrudahum fatakūna mina l-ẓālimīna
Meal
Rablerinin rızasını isteyerek sabah akşam O’na dua edenleri yanından uzaklaştırma. Onların hesabından senin üzerinde bir şey (yükümlülük), senin hesabından da onların üzerine bir şey (yükümlülük) yoktur ki onları kovarsan o takdirde zâlimlerden olursun.
En’âm Suresi’nin 52. ayeti (6:52) Mekki bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 133. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
En’âm Suresi 52. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
52. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul!- Meclisinden Müslümanların fakirlerini uzaklaştırma. Onlar sabah-akşam Yüce Allah'a ihlas ile ibadet ederler. Müşriklerin ileri gelenlerini karşılamak için onları yanından uzaklaştırma. Bu fakirlerin hesabından sana bir şey yoktur, onların hesabı Rableri katındadır ve senin de hesabından onlara bir şey yoktur. Şayet sen onları meclisinden uzaklaştırırsan, şüphesiz Allah'ın sınırlarını aşanlardan olursun.
52. “Sırf O’nun rızasını isteyerek sabah akşam Rab’lerine dua edenleri kovma!” Yani başkaları ile oturup kalkmak arzusu ile ibadet ve ihlas sahibi olan kimseleri yanından, seninle birlikte oturup kalkmaktan uzak tutma. Bunlar Rablerine hem sürekli zikir, namaz ve buna benzer ibadet duası yapanları, hem de gündüzün başında ve sonunda, dilekte bulunmak kastı ile istek duası yapan, bu amelleri ile Allah’ın rızasını maksat edinen ve bunun dışında bir maksat gütmeyen kimselerdir. Böyleleri kovulmaya ve kendilerinden yüz çevrilmeye layık değildirler. Aksine bunlar senin kendilerini dost edinmene … Devamını oku
Peygamber beşerdir, rububiyet vasıflarından hiçbirine sahip değildir. Peygamberlerin vazifesi tebliğ etmektir. Kâinatta herhangi bir tasarruf hakkına sahip değillerdir. Gaybı da bilmezler. Rızkın hazinelerine de malik değillerdir.
Hakka davet edenin kendisine tabi olanlara özellikle de haktan başka gayesi olmayan fakirlere önem vererek kendisine yakınlaştırması ve kâfirleri razı etmek için onları uzaklaştırmaya rıza göstermemesi gerekir.
Ayet, günün başında ve sonunda yapılan ibadetlerin önemine işarette bulunmuştur.
52. ayetin diğer mealleri
Yüzünü/rızasını isteyerek sabah akşam Rab’lerine dua edenleri yanından uzaklaştırma. Onların hesabından sana bir şey ve senin hesabından onlara bir şey yoktur ki onları kovup da zalimlerden olasın.
Rablerinin rızasını isteyerek sabah akşam O'na yalvaranları kovma! Onların hesabından sana bir sorumluluk; senin hesabından da onlara herhangi bir sorumluluk yoktur ki onları kovup ta zalimlerden olasın!
Sırf Allah'ın rızasını dileyerek sabah akşam Rab'lerine dua edenleri huzurundan kovma. Onların hesabından sen sorumlu değilsin, onlar da senin hesabından sorumlu değiller. Onları yanından kovduğun takdirde zalimlerden olursun.
وعن سعد بن أبي وقاص رضي الله عنه قال: كنا مع النبي صلى الله عليه وسلم ستة نفر، فقال المشركون للنبي صلى الله عليه وسلم: اطرد هؤلاء لايجترئون علينا، وكنت أنا وابن مسعود ورجلان لست أسميهما، فوقع في نفس رسول الله صلى…
Sabah, akşam Rablerinin yüzünü dileyerek O’na dua edenlerle beraber sen de sabret. Dünya hayatının süslerini arzulayarak, gözünü onlardan ayırma. Kalbini zikrimizden gafil kıldığımız, heva/arzularına uymuş ve işi taşkınlık olan kimseye itaat etme!
Allah’tan sakınıp, takvalı olanlara, zalimlerin hesabından hiçbir sorumluluk yoktur. Fakat, Allah’tan sakınıp takvalı olmaları için (onlara) bir öğüt verme vardır.