İçeriğe geç

Kehf Suresi 21. Ayet

سورة الكهف، الآية ٢١

18:21 15. cüz 30. hizb Mushaf’ta 296. sayfa Mekki sure

18:21 ayetinin metni

وَكَذَٰلِكَ أَعْثَرْنَا عَلَيْهِمْ لِيَعْلَمُوٓا۟ أَنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَأَنَّ ٱلسَّاعَةَ لَا رَيْبَ فِيهَآ إِذْ يَتَنَٰزَعُونَ بَيْنَهُمْ أَمْرَهُمْ فَقَالُوا۟ ٱبْنُوا۟ عَلَيْهِم بُنْيَٰنًا رَّبُّهُمْ أَعْلَمُ بِهِمْ قَالَ ٱلَّذِينَ غَلَبُوا۟ عَلَىٰٓ أَمْرِهِمْ لَنَتَّخِذَنَّ عَلَيْهِم مَّسْجِدًا ۝٢١

Okunuşu

wakadhālika aʿtharnā ʿalayhim liyaʿlamū anna waʿda l-lahi ḥaqqun wa-anna l-sāʿata lā rayba fīhā idh yatanāzaʿūna baynahum amrahum faqālū ib'nū ʿalayhim bun'yānan rabbuhum aʿlamu bihim qāla alladhīna ghalabū ʿalā amrihim lanattakhidhanna ʿalayhim masjidan

Meal

Böylece (insanları) onlardan haberdar ettik ki, Allah'ın vâdinin hak olduğunu, kıyametin şüphe götürmez olduğunu bilsinler. Hani onlar kendi meselelerini aralarında tartışıyorlardı. Bunun üzerine: “Üzerlerine bir bina yapın” demişlerdi. Rableri onları daha iyi bilendir. Fakat onların işine galip gelenler ise, “Mutlaka onların üstüne bir Mescid edineceğiz” dediler.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Kehf Suresi’nin 21. ayeti (18:21) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 296. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Kehf Suresi 21. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

21. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ve onları uzun yıllar boyunca uyutup sonra da uyandırarak kudretimizi gösteren harikulade işleri onlara (Ashâb-ı Kehf) yaptığımız gibi, onları hemşehrilerine de gösterdik ki, hemşehrileri Allah'ın, Müminlere olan yardım vaadinin ve yeniden diriliş vaadinin hak olduğunu bilsinler. Kıyamet mutlaka gerçektir, gelecektir. Bunda bir şüphe yoktur. Ashâb-ı Kehf'in gizli durumları ortaya çıktıktan sonra onlar yaşamlarına devam edip ardından öldüler. Onların bu durumuna şahit olanlar haklarında ne yapacakları hususunda ihtilafa düştüler. İnsanlardan bir grup onları korumak ve himaye etmek için mağaralarının kapısına bir duvarın örülmesini istediler. Rableri onların halini daha iyi bilir. Bu halleri Rablerinin katında onlara ait bir hususiyetin olduğunu gösterir. Nüfuz ve otorite sahiplerinden ilimsiz olup, sahih bir davetleri bulunmayanlar, Ashâb-ı Kehf'e değer vermek ve onlara ait yerlerin hatırlanması adına orada ibadet maksadıyla bir mescit bina edelim dediler.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

21. Yüce Allah, insanları ashab-ı kehfin durumundan haberdar ettiğini bildirmektedir. Doğrusunu en iyi Allah bilir ama bu, uyanmalarından ve içlerinden birisini kendilerine yiyecek almak üzere göndermelerinden, kendisini saklayıp durumlarını gizli tutmasını söylemelerinden sonra olmuştur. Yüce Allah, insanların faydasına, onların da daha çok ecir almalarına sebep olacak bir hususun gerçekleşmesini murad etmişti. Şöyle ki insanlar, Allah’ın diriliş vaadinin hak olduğuna, onda şüphe ve tereddüt bulunmadığına dair Allah’ın âyetlerinden gözle görülür birini onların şahıslarında somut olarak … Devamını oku

Kehf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Kehf suresinin 21-27. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 296. sayfası).

  • Şeriatımızda kabirlerin üzerine mescitler inşa etmek ve kabirlerin üzerine bina edilen mescitlerde namaz kılmak caiz değildir.
  • Ashâb-ı Kehf kıssasında Allah'ın haşretmesine, ölümden sonra insanları kabirlerinden kaldırıp diriltmesine ve hesaba çekmesine dair kudretine hüccet ikamet edilmiştir.
  • Ayetler, övülen münakaşa ve tartışmanın güzellikle yapılan tartışma olduğuna delalet etmektedir.
  • Şerî sünnet ve edep, gelecekte yapılacak işlerin Allah Teâlâ'nın dilemesine bağlanmasını gerekli kılarlar.

21. ayetin diğer mealleri

İşte bu şekilde insanları onlardan haberdar kıldık ki Allah’ın vaadinin gerçek olduğunu ve kıyamet saatinde hiç bir şüphe olmadığını bilsinler. Hani onlar aralarında onların durumunu tartışıyorlardı. Onların (mağaralarının) çevresine bina yapın. Onları en iyi Rableri bilir, diyorlardı. Onlar durumuna galip gelen (krallar): Oraya mescid yapacağız, dediler.

Böylece (insanları) onlardan haberdar ettik ki, Allah'ın vaadinin hak olduğunu, kıyametin şüphe götürmez olduğunu bilsinler. Hani onlar aralarında Ashâbı Kehfin durumunu tartışıyorlardı. Dediler ki: «Üzerlerine bir bina yapın. Rableri onları daha iyi bilir.» Onların durumuna vâkıf olanlar ise: «Bizler, kesinlikle onların yanı başlarına bir mescit yapacağız» dediler.

Böylece insanları onlardan haberdar kıldık ki, öldükten sonra dirilmenin hak olduğunu ve kıyamet gününden şüphe edilemeyeceğini bildirmek için, öylece şehir halkına buldurduk. Onları mağarada bulanlar, aralarında durumlarını tartışıyorlardı. Dediler ki: "Üstlerine bir bina (kilise) yapın. Bununla beraber Rableri, onları daha iyi bilir." Sözlerinde üstün gelen müminler: "Üzerlerine muhakkak bir mescid yapacağız." dediler.

21. ayet kelime kelime

  1. وَكَذَٰلِكَ wakadhālika ve böylece
  2. أَعْثَرْنَا aʿtharnā buldurduk
  3. عَلَيْهِمْ ʿalayhim onları
  4. لِيَعْلَمُوٓا۟ liyaʿlamū bilsinler diye
  5. أَنَّ anna şüphesiz
  6. وَعْدَ waʿda va'dinin
  7. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  8. حَقٌّ ḥaqqun gerçek olduğunu
  9. وَأَنَّ wa-anna ve şüphesiz
  10. ٱلسَّاعَةَ l-sāʿata saatin(geleceğinde)
  11. لَا lā asla olmadığını
  12. رَيْبَ rayba şüphe
  13. فِيهَآ fīhā onda
  14. إِذْ idh o sırada
  15. يَتَنَٰزَعُونَ yatanāzaʿūna tartışıyorlardı
  16. بَيْنَهُمْ baynahum kendi aralarında
  17. أَمْرَهُمْ amrahum onların durumlarını
  18. فَقَالُوا۟ faqālū dediler
  19. ٱبْنُوا۟ ib'nū bina edin
  20. عَلَيْهِم ʿalayhim onların üstüne
  21. بُنْيَٰنًا bun'yānan bir bina
  22. رَّبُّهُمْ rabbuhum Rableri
  23. أَعْلَمُ aʿlamu daha iyi bilir
  24. بِهِمْ bihim onları
  25. قَالَ qāla dediler ki
  26. ٱلَّذِينَ alladhīna gâlip gelenler
  27. غَلَبُوا۟ ghalabū
  28. عَلَىٰٓ ʿalā onların işine
  29. أَمْرِهِمْ amrihim
  30. لَنَتَّخِذَنَّ lanattakhidhanna mutlaka yapacağız
  31. عَلَيْهِم ʿalayhim onların üstüne
  32. مَّسْجِدًا masjidan bir mescid

21. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Rûm 30:60

    فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَلَا يَسْتَخِفَّنَّكَ ٱلَّذِينَ لَا يُوقِنُونَ

    O halde sabret muhakkak ki Allah’ın vaadi haktır. Kesin imana sahip olmayanlar sakın seni gevşekliğe sevk etmesin.

  • Mü’min 40:55

    فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَٱسْتَغْفِرْ لِذَنۢبِكَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ بِٱلْعَشِىِّ وَٱلْإِبْكَٰرِ

    (Rasûlüm!) Şimdi sen sabret. Çünkü Allah’ın vaadi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam ve sabah Rabbini hamt ile tesbih et.

  • Mü’min 40:77

    فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ فَإِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ ٱلَّذِى نَعِدُهُمْ أَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِلَيْنَا يُرْجَعُونَ

    Şu halde sen sabret. Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Onlara vaadettiklerimizin bir kısmını sana göstersek de senin dünya hayatını sona erdirsek de, sonuçta bize döndürülürler.

  • Fâtır 35:5

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا وَلَا يَغُرَّنَّكُم بِٱللَّهِ ٱلْغَرُورُ

    Ey insanlar! Şüphe yok ki Allah’ın vaadi haktır. O halde sakın sizi dünya hayatı aldatmasın ve çok aldatıcı da sakın sizi Allah ile aldatmasın.

  • Yûnus 10:55

    أَلَآ إِنَّ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ أَلَآ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    Bilesiniz ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Yine bilesiniz ki, Allah’ın vaadi haktır. Fakat onların çoğu bunu bilmez.

  • Kasas 28:13

    فَرَدَدْنَٰهُ إِلَىٰٓ أُمِّهِۦ كَىْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ وَلِتَعْلَمَ أَنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    Böylece onu; gözü aydın olsun, üzülmesin ve Allah’ın vaadinin hak olduğunu bilsin diye annesine geri döndürdük. Fakat, onların çoğu bilmezler.

Kehf Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ