İçeriğe geç

Mü’min Suresi 55. Ayet

سورة غافر، الآية ٥٥

40:55 24. cüz 48. hizb Mushaf’ta 473. sayfa Mekki sure

40:55 ayetinin metni

فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَٱسْتَغْفِرْ لِذَنۢبِكَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ بِٱلْعَشِىِّ وَٱلْإِبْكَٰرِ ۝٥٥

Okunuşu

fa-iṣ'bir inna waʿda l-lahi ḥaqqun wa-is'taghfir lidhanbika wasabbiḥ biḥamdi rabbika bil-ʿashiyi wal-ib'kāri

Meal

(Rasûlüm!) Şimdi sen sabret. Çünkü Allah’ın vaadi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam ve sabah Rabbini hamt ile tesbih et.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mü’min Suresi’nin 55. ayeti (40:55) Mekki bir surededir; 24. cüzde, Mushaf’ın 473. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Mü’min Suresi 55. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

55. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Resul!- Kavminin seni yalanlamasına ve sana verdikleri eziyetlere sabret. Rabbinin sana yardım ve destek sözü, üzerinde şüphe olmayan bir hakikattir. Günahlarından dolayı bağışlanma dile. Sabah ve akşam Rabbini hamt ile tespih et.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

55. “O halde” ey Peygamber! Senden önceki ulu’l-azm peygamberlerin sabrettiği gibi “sen” de “Sabret! Çünkü Allah’ın vaadi haktır.” Onda şüphe yahut herhangi bir tereddüt yoktur, yalan da değildir ki senin için sabretmekte bir zorluk olsun. Allah’ın vaadi katıksız hakkın kendisidir. Sırf bir hidâyettir. Sabredenler onun üzerinde direnir ve basiret sahipleri ona sımsıkı yapışmak için olanca gayretlerini ortaya koyar. Yüce Allah’ın: “Çünkü Allah’ın vaadi haktır” buyruğu, Yüce Allah’a itaat ve O’nun hoşlanmadığı şeylerden uzak durmak sureti ile sabretmeye teşvik eden sebeplerdendir. Senin … Devamını oku

Mü’min Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mü’min suresinin 50-58. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 473. sayfası).

  • Yüce Allah'ın resullerine ve Müminlere yardımı sabit olan ilahi bir kanundur.
  • Zalimin kıyamet günü özür beyan etmesi kendisine hiçbir fayda sağlamaz.
  • Batılın karşısında sabrın önemi beyan edilmiştir.
  • Göklerin ve yerin yaratılması yeniden dirilişe delil olmaktadır. Çünkü daha ihtişamlısını yaratmaya kadir olan, ondan daha alt derecede olana yeniden hayat vermeye de kadirdir.

55. ayetin diğer mealleri

Sen de sabret, kuşkusuz Allah’ın vaadi haktır. Günahların için bağışlanma dile, sabah akşam hamd ederek Rabbini tesbih/tenzih et.

(Rasûlüm!) Şimdi sen sabret. Çünkü Allah’ın vaadi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ile tesbîh et.

O halde sabret. Çünkü Allah'ın vaadi haktır. Hem günahından dolayı istiğfar et ve akşam sabah Rabbini hamdiyle tesbih et.

55. ayet kelime kelime

  1. فَٱصْبِرْ fa-iṣ'bir o halde sabret
  2. إِنَّ inna mutlaka
  3. وَعْدَ waʿda va'di
  4. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  5. حَقٌّ ḥaqqun gerçektir
  6. وَٱسْتَغْفِرْ wa-is'taghfir ve istiğfar et
  7. لِذَنۢبِكَ lidhanbika günahına
  8. وَسَبِّحْ wasabbiḥ ve an
  9. بِحَمْدِ biḥamdi övgü ile
  10. رَبِّكَ rabbika Rabbini
  11. بِٱلْعَشِىِّ bil-ʿashiyi akşam
  12. وَٱلْإِبْكَٰرِ wal-ib'kāri sabah

55. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Rûm 30:60

    فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَلَا يَسْتَخِفَّنَّكَ ٱلَّذِينَ لَا يُوقِنُونَ

    O halde sabret muhakkak ki Allah’ın vaadi haktır. Kesin imana sahip olmayanlar sakın seni gevşekliğe sevk etmesin.

  • Mü’min 40:77

    فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ فَإِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ ٱلَّذِى نَعِدُهُمْ أَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِلَيْنَا يُرْجَعُونَ

    Şu halde sen sabret. Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Onlara vaadettiklerimizin bir kısmını sana göstersek de senin dünya hayatını sona erdirsek de, sonuçta bize döndürülürler.

  • Yûnus 10:55

    أَلَآ إِنَّ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ أَلَآ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    Bilesiniz ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Yine bilesiniz ki, Allah’ın vaadi haktır. Fakat onların çoğu bunu bilmez.

  • Kehf 18:21

    وَكَذَٰلِكَ أَعْثَرْنَا عَلَيْهِمْ لِيَعْلَمُوٓا۟ أَنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَأَنَّ ٱلسَّاعَةَ لَا رَيْبَ فِيهَآ إِذْ يَتَنَٰزَعُونَ بَيْنَهُمْ أَمْرَهُمْ فَقَالُوا۟ ٱبْنُوا۟ عَلَيْهِم بُنْيَٰنًا رَّبُّهُمْ أَعْلَمُ بِهِمْ قَالَ ٱلَّذِينَ غَلَبُوا۟ عَلَىٰٓ أَمْرِهِمْ لَنَتَّخِذَنَّ عَلَيْهِم مَّسْجِدًا

    Böylece (insanları) onlardan haberdar ettik ki, Allah'ın vâdinin hak olduğunu, kıyametin şüphe götürmez olduğunu bilsinler. Hani onlar kendi meselelerini aralarında tartışıyorlardı. Bunun üzerine: “Üzerlerine bir bina yapın” demişlerdi. Rableri onları daha iyi bilendir. Fakat onların işine galip gelenler ise, “Mutlaka onların üstüne bir Mescid edineceğiz” dediler.

  • Kasas 28:13

    فَرَدَدْنَٰهُ إِلَىٰٓ أُمِّهِۦ كَىْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ وَلِتَعْلَمَ أَنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    Böylece onu; gözü aydın olsun, üzülmesin ve Allah’ın vaadinin hak olduğunu bilsin diye annesine geri döndürdük. Fakat, onların çoğu bilmezler.

  • Lokmân 31:33

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱتَّقُوا۟ رَبَّكُمْ وَٱخْشَوْا۟ يَوْمًا لَّا يَجْزِى وَالِدٌ عَن وَلَدِهِۦ وَلَا مَوْلُودٌ هُوَ جَازٍ عَن وَالِدِهِۦ شَيْـًٔا إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا وَلَا يَغُرَّنَّكُم بِٱللَّهِ ٱلْغَرُورُ

    Ey insanlar! Rabbinizden sakının. Hiçbir babanın çocuğuna hiçbir yarar sağlayamayacağı, hiçbir çocuğun da babasına hiçbir yarar sağlayamayacağı günden korkun! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. O aldatıcı Şeytan da Allah hakkında sizi aldatmasın.

Mü’min Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

10 Ekim 2026 Cumartesi 29 ربيع الآخر 1448 هـ