Şu halde sen sabret. Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Onlara vaadettiklerimizin bir kısmını sana göstersek de senin dünya hayatını sona erdirsek de, sonuçta bize döndürülürler.
Mü’min Suresi’nin 77. ayeti (40:77) Mekki bir surededir; 24. cüzde, Mushaf’ın 475. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Mü’min Suresi 77. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
77. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul!- Kavminin seni yalanlamasına ve eziyetlerine sabret. Allah'ın sana vadettiği üzerinde şüphe olmayan haktır. Bedir'de olduğu gibi onlara vadettiğimiz bazı şeyleri sen hayatta iken sana göstereceğiz ya da bundan önce seni vefat ettireceğiz. Kıyamet günü yalnız bize döndürülecekler. Yapmış oldukları amellerin karşılığını onlara vereceğiz. Ve onları içinde ebedî kalacakları ateşe sokacağız.
77. Yani ey peygamber! Kavmini davette ve onlardan gördüğün eziyetlere katlanma konusunda “sabret!” Daha çok sabretmek için imanından güç al. “Çünkü Allah’ın vaadi haktır.” O, dinine yardım edecek, onu yüceltecek, dünya ve âhirette peygamberlerini de zafere kavuşturacaktır. Aynı şekilde bu hususta sabır için dünya ve âhirette düşmanlarının cezalandırılacağı bilgisinden de güç al! Zira “Onları tehdit ettiğimiz şeylerin bir kısmını” dünyada “sana göstersek” bunu görmüş olacaksın. “yahut (bundan önce)” onları cezalandırmadan önce “senin ruhunu alsak da elbet onlar, bize döndürüleceklerdir.” Biz … Devamını oku
Yüce Allah'ın mahlukatı aşama aşama yaratması ilahi bir kanundur. İnsanlar, bu kanundan hayatlarındaki evreleri görüp, öğrenirler.
Batıl ile sevinmek çok kötü tutumdur.
Sabır; insanların, özellikle de davetçilerin hayatında çok önemli bir özelliktir.
77. ayetin diğer mealleri
Şaban Piriş
Sabret, kuşkusuz Allah’ın vaadi haktır. Biz onlara vaat ettiğimiz azabın bir kısmını ya sana gösteririz, ya da seni vefat ettiririz. Ama neticede onlar, bize döndürüleceklerdir.
Ali Özek ve arkadaşları
Onun için (Rasûlüm), sen sabret! Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Onlara söz verdiğimiz azabın bir kısmını ya sana gösteririz, yahut seni daha önce vefat ettiririz. Nasıl olsa onlar bize döneceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey Muhammed! Sen sabret, şüphesiz Allah'ın vaadi haktır, mutlaka gerçekleşecektir. Onlara yaptığımız tehdidin bir kısmını sana göstersek de veya seni vefat ettirsek de onlar mutlaka döndürülüp bize getirileceklerdir.
77. ayet kelime kelime
فَٱصْبِرْfa-iṣ'birartık sabret
إِنَّinnaşüphesiz
وَعْدَwaʿdava'di (sözü)
ٱللَّهِl-lahiAllah'ın
حَقٌّḥaqqungerçektir
فَإِمَّاfa-immāya
نُرِيَنَّكَnuriyannakasana gösteririz
بَعْضَbaʿḍabir kısmını
ٱلَّذِىalladhīşeylerin
نَعِدُهُمْnaʿiduhumonları tehdidettiğimiz
أَوْawyahut
نَتَوَفَّيَنَّكَnatawaffayannakaseni vefat ettiririz
Onlara vadettiğimizin bir kısmını sana (sen hayattayken) gösteririz, ya da seni vefat ettiririz. Onların dönüşü bizedir. Sonra Allah, onların yaptıklarına da şahittir.
Onlara vadettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, (göstermeden) senin ruhunu alsak da senin görevin sadece tebliğ etmektir. Hesap görmek ise bize aittir.
Böylece (insanları) onlardan haberdar ettik ki, Allah'ın vâdinin hak olduğunu, kıyametin şüphe götürmez olduğunu bilsinler. Hani onlar kendi meselelerini aralarında tartışıyorlardı. Bunun üzerine: “Üzerlerine bir bina yapın” demişlerdi. Rableri onları daha iyi bilendir. Fakat onların işine galip gelenler ise, “Mutlaka onların üstüne bir Mescid edineceğiz” dediler.