wamā kunta bijānibi l-ṭūri idh nādaynā walākin raḥmatan min rabbika litundhira qawman mā atāhum min nadhīrin min qablika laʿallahum yatadhakkarūna
Meal
Biz, Mûsâ'ya seslendiğimiz zamanda sen Tûr Dağı'nın yanında değildin. Fakat bu, kendilerine senden önce bir uyarıcı gelmemiş olan bir toplumu belki düşünürler diye uyarman için Rabbinden bir rahmettir.
Kasas Suresi’nin 46. ayeti (28:46) Mekki bir surededir; 20. cüzde, Mushaf’ın 391. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Kasas Suresi 46. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
46. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Musa’ya seslendiğimiz ve vahyettiğimiz zaman, sen Tûr Dağı'nın yanında değildin ki bunları haber veriyorsun. Fakat biz seni Rabbinden bir rahmet olarak insanlara gönderdik. Daha önce kendilerine uyaran bir peygamber gelmemiş bir kavmi belki öğüt alırlar ve Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın katından onlara getirdiğine iman eder diye uyarman için sana onun haberini vahyettik.
46. Sen Mûsâ’ya “seslendiğimizde” ve ona zalimler topluluğuna gitmesini, risâletimizi onlara tebliğ etmesini, Bizim sana anlattığımız şekilde âyetlerimizi/mucizelerimizi kendilerine göstermesini emrettiğimiz sırada “sen Tur’un yanında değildin.” ani belirtilen bu yerlerde Mûsâ aleyhisselam’ın başından geçenleri, olduğu gibi fazlasız ve eksiksiz olarak anlatman hakkında iki ihtimal vardır: Ya sen bu olayların cereyan ettiği sırada orada hazır bulunuyor ve bunları görüyordun yahut da sen bizzat bu olayların cereyan ettiği yerlere gitmiş ve ora ahalisinden bunları öğrenmiştin. şte o vakit … Devamını oku
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Yüce Allah’ın bildirmesi dışında gaybı bilemez.
Geçen zamanın uzamasıyla ilmin izlerinin silindiği anlatılmıştır.
Kâfirlere, Allah’ın resulüne vahyettiği vahyinden daha hidayetli bir şey getirmekle meydan okunmuştur.
Kâfirlerin, kanıtlara ittiba etmeleri sebebiyle değil de, arzularına ittiba etmeleri sebebiyle olan sapıklığı bildirilmiştir.
46. ayetin diğer mealleri
(Musa’ya) seslendiğimiz zaman Tur’un yakınında da değildin. Fakat bu kendilerine senden önce bir uyarıcı gelmemiş olan bir toplumu belki düşünürler diye uyarman için Rabbinden bir rahmettir.
(Musa’ya) seslendiğimiz zaman da, sen Tûr’un yanında değildin. Bilakis, senden önce kendilerine uyarıcı (peygamber) gelmeyen bir kavmi uyarman için Rabbinden bir rahmet olarak (orada geçenleri sana bildirdik); ola ki düşünüp öğüt alırlar.
(Musa'ya) seslendiğimiz zaman da, Tûr'un yanında değildin. Bilakis senden önce kendilerine uyarıcı (peygamber) gelmeyen bir kavmi uyarman için Rabbinden bir rahmet olarak (orada geçenleri sana bildirdik), ola ki onlar düşünüp öğüt alırlar.
Yoksa; “Onu Muhammed uydurdu mu?" diyorlar. Hayır! O, kendilerine senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için, doğru yolu bulsunlar diye Rabbinden gelen haktır.