İçeriğe geç

İnşikâk Suresi 16. Ayet

سورة الإنشقاق، الآية ١٦

84:16 30. cüz 59. hizb Mushaf’ta 589. sayfa Mekki sure

84:16 ayetinin metni

فَلَآ أُقْسِمُ بِٱلشَّفَقِ ۝١٦

Okunuşu

falā uq'simu bil-shafaqi

Meal

Yemin olsun şafak vaktine.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

İnşikâk Suresi’nin 16. ayeti (84:16) Mekki bir surededir; 30. cüzde, Mushaf’ın 589. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

İnşikâk Suresi 16. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

16. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Yüce Allah, Güneş battıktan sonra ufukta oluşan kızıllığa yemin etmiştir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 16–19. ayetler

16-17. Yüce Allah, burada gecenin alametlerine yemin etmektedir. Önce gecenin başlangıcı olup güneşten geriye kalan aydınlıkla karışık olan alaca karanlığa yemin etmekte, sonra da “geceye ve onun içinde barındırdıklarına” yani örttüğü canlılara ve diğerlerine; 18. “Dolunay olduğu zaman” on dördüne ulaşmak sureti ile ışığı dopdolu olduğu zaman -ki bu şekli en güzel ve en yararlı olduğu halidir- “aya ki;” 19. Hakkında yemin edilen hususa gelince: “Sizler” Ey insanlar! “halden hale geçeceksiniz.” Yani pek çeşitli aşamalardan, birbirinden farklı hallerden geçeceksiniz. Nutfeden, bir kan … Devamını oku

İnşikâk Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

83:34 ile 84:24 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 589. sayfası).

  • Gökyüzü ve yeryüzünün Rablerine boyun eğdiği ifade edilmiştir.
  • Her insan; ya iyilik, ya da kötülük yolunda çaba gösterir.
  • Kıyamet günü mutluluğun alameti, kitabın sağ taraftan alınması, bedbahtlığın alameti ise kitabın sol taraftan alınmasıdır.

16. ayetin diğer mealleri

Andolsun şafağa.

Hayır! Şafağa, yemin ederim ki,

Şimdi, yemin ederim o şafağa,

16. ayet kelime kelime

  1. فَلَآ falā hayır
  2. أُقْسِمُ uq'simu and içerim ق س م
  3. بِٱلشَّفَقِ bil-shafaqi akşamın alaca karanlığına ش ف ق

16. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Kâf 50:22

    لَّقَدْ كُنتَ فِى غَفْلَةٍ مِّنْ هَٰذَا فَكَشَفْنَا عَنكَ غِطَآءَكَ فَبَصَرُكَ ٱلْيَوْمَ حَدِيدٌ

    Sen, bundan gafil idin. Gözünden perdeyi kaldırdık. Artık bugün görüşün keskindir.

  • Hûd 11:108

    وَأَمَّا ٱلَّذِينَ سُعِدُوا۟ فَفِى ٱلْجَنَّةِ خَٰلِدِينَ فِيهَا مَا دَامَتِ ٱلسَّمَٰوَٰتُ وَٱلْأَرْضُ إِلَّا مَا شَآءَ رَبُّكَ عَطَآءً غَيْرَ مَجْذُوذٍ

    Bahtiyar olanlar ise Cennet'tedirler. Gökler ve yer ayakta durdukça, orada ebedî kalacaklardır. Ancak Rabbinin dilediği kimseler (Müminlerden bir kısım günahkârlar) müstesna. Bu tükenmez/kesintisiz bir lütuftur.

  • Yûnus 10:10

    دَعْوَىٰهُمْ فِيهَا سُبْحَٰنَكَ ٱللَّهُمَّ وَتَحِيَّتُهُمْ فِيهَا سَلَٰمٌ وَءَاخِرُ دَعْوَىٰهُمْ أَنِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    Orada duaları: "Allah’ım! Sen tüm noksanlıklardan münezzehsin" dir. (Aralarında ki) selamlaşmaları “Selam”dır, dualarının sonu ise: ”Âlemlerin Rabbine hamdolsun” dur.

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ