Bahtiyar olanlar ise Cennet'tedirler. Gökler ve yer ayakta durdukça, orada ebedî kalacaklardır. Ancak Rabbinin dilediği kimseler (Müminlerden bir kısım günahkârlar) müstesna. Bu tükenmez/kesintisiz bir lütuftur.
Hûd Suresi’nin 108. ayeti (11:108) Mekki bir surededir; 12. cüzde, Mushaf’ın 233. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Hûd Suresi 108. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
108. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
İmanları ve salih amelleri sebebi ile Allah tarafından daha önce bahtiyar kimselerden kılınanlara gelince, onlar; Yüce Allah'ın günahkâr olan Müminlerden ateşe sokmayı dilediği kimseler hariç, gökler ve yer durdukça cennette ebedî olarak kalacaklardır. Şüphesiz, cennet ehli için Allah'ın nimetleri kesilmeden devam eder.
108. “Bahtiyar olanlara gelince” yani mutluluk ve başarıya mazhar olup umduklarına kavuşanlara gelince “onlar da cennettedirler. Rabbinin dilediği kadarı müstesna gökler ve yer durduğu müddetçe orada ebedi kalacaklardır.” Daha sonra Yüce Allah, onların cennette ebedi kalışlarını: “Bu kesintisi olmayan bir bağıştır.” buyruğu ile pekiştirmektedir. Yani Yüce Allah’ın onlara vermiş olduğu kalıcı nimetler, üstün lezzetler, süreklidir, devamlıdır. Hiçbir zaman kesintiye uğramayacaktır. Kerim olan Allah’tan lütfu ile bizleri onlardan kılmasını niyaz ederiz.
Kötülükte ve bozgunculukta öncülük eden kimselere tabi olmaktan sakındırılmış, dünya ve ahirette bu kimselere tabi olan kimselerin varacağı kötü sonuç beyan edilmiştir.
Allah Teâlâ, şirk ehli ve günahkâr kimseleri helak ettiğinde onlara zulmetmiş değildir.
Müşriklerin, kendilerine ibadet ettikleri ilahları kıyamet günü onlara bir fayda veremeyecekler ve onlardan azabı savamayacaklardır.
İnsanlar, kıyamet günü cennetlerde ebedî olarak kalacak olan bahtiyar insanlar ve cehennemde ebedî olarak kalacak bedbaht insanlar olarak iki kısma ayrılırlar.
108. ayetin diğer mealleri
Mesut olanlar ise cennettedirler. Gökler ve yer durdukça, orada ebedi kalacaklardır. Ancak Rabbinin (daha önce müminlerden bir kısım günahkârların azabını) dilediği kimseler müstesna. Bu tükenmez/kesintisiz bir lütufdur.
Mutlu olanlara gelince, onlar da cennettedirler. Rabbinin dilediği hariç, gökler ve yer durdukça onlar da orada ebedî kalacaklardır. Bu (nimetler) bitmez, tükenmez bir lütuftur.
Mutlu olanlar ise cennettedirler. Orada gökler ve yer durdukça duracaklar, ancak Rabbinin diledikleri başka. (Bu) ardı arası kesilmeyen bir ihsan olacak.
İman edip salih amel işleyenleri, altından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları Cennetlere sokacağız. Onlar için orada tertemiz eşler vardır. Onları kalıcı gölgeliklere yerleştireceğiz.