İman eden kullarıma de ki: "Namazı dosdoğru kılsınlar. Hiçbir alışveriş ve dostluğun bulunmadığı bir gün gelmeden önce kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda gizlice ve açıktan infâk etsinler."
İbrâhîm Suresi’nin 31. ayeti (14:31) Mekki bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 259. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
İbrâhîm Suresi 31. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
31. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul!- Müminlere, -Ey Müminler!- Namazı en kamil bir şekilde eda edin. Allah'ın azabına karşı feda edilecek hiçbir alışverişin ve fidyenin olmadığı ve hiçbir dostun dostuna şefaat edeceği dostluğun bulunmadığı bir gün gelmeden önce, Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden farz ve müstehap olan harcamalarda, riyadan korkarak gizli bir şekilde ve diğer insanların da sizi örnek almaları için açıktan infakta bulunun." diye öğüt ver.
31. “İman eden kullarıma” menfaatlerine en çok yarayan şeyleri yapmalarını ve imkân varken fırsatı değerlendirmelerini emrederek “söyle de namazı” zahiren ve batınen “dosdoğru kılsınlar ve verdiğimiz rızıklardan” kendilerine ihsan etmiş olduğumuz nimetlerden az ya da çok “gizli ve açık infâk etsinler.” Bu, hem zekât ve nafakalarını sağlamaları gerekenlerin ihtiyaçlarını karşılamak gibi farz infâkı, hem de sadaka ve benzeri müstehap infâkları kapsar. “Ne alışverişin ne de dostluğun olmadığı” Alışverişin ve dostluğun yani hiçbir şeyin fayda sağlamayacağı, elden kaçanların herhangi bir … Devamını oku
Küfür kelimesi, gövdesi yere yapışık olan Ebû Cehil karpuzuna benzetilmiştir. Bu bitki yukarı doğru yükselmez, güzel meyve vermez ve devamlılığı da yoktur.
Namaz ve zekâtın emredilmesi ile ahiretin zikredilmesi arasındaki bağ; namaz ve zekât, o gün kurtuluşun bu ikisi ile olacağının bildirilmesini ifade eder.
Birtakım büyük nimetlerin zikredilmesi, kimi insanlar tarafından Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın gönderdiği nimetlerin inkâr edilmesinin ne kadar büyük bir nankörlük olduğuna işaret etmek içindir.
31. ayetin diğer mealleri
İman eden kullarıma söyle, namazı dosdoğru kılsınlar; alış verişin ve dostluğun olmadığı bir gün gelmeden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli olarak sarf etsinler.
İman eden kullarıma söyle de içinde ne fidyenin ve ne de dostluğun artık geçerli olmadığı o gün gelmeden önce namazı dosdoğru kılsınlar ve bizim kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak etsinler.
(Ey Muhammed!) İman eden kullarıma söyle: "Namazı dosdoğru kılsınlar, alis-veriş ve dostluğun olmadığı bir günün gelmesinden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli (Allah için) harcasınlar."
Kimsenin kimse adına bir şey ödemeyeceği, kimseden fidye kabul edilmeyeceği, kimseye şefaatin fayda vermeyeceği ve kendilerine yardım da edilmeyeceği bir günden kendinizi koruyun!
Ey iman edenler! İçinde hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve şefâatin olmadığı gün gelmeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın. Kâfirler ise, onlar zalimlerdir.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Allah’tan, geri çevrilmesi imkânsız olan bir gün gelmeden önce Rabbinizin çağrısına uyun. O gün sizin için ne sığınacak bir yer vardır, ne de (günahlarınızı) inkâr edebilirsiniz.
Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı dosdoğru kılanlar ve bizim kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda gizli ve açık sarfedenler asla zarar etmeyecek bir ticaret umarlar.
Onlar, Rablerinin rızasına ermek için sabreder, namazı dosdoğru kılar, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli olarak ve açıktan Allah için harcar ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte bunlar için dünya yurdunun iyi sonucu vardır.
Herhangi birinize ölüm gelip de: "Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip salih kimselerden olsaydım." demeden önce size verdiğimiz rızıktan infak edin.