Ve ce‘alnâkum şu‘ûben ve kabâile li-te‘ârafû Kur’an’da şu yerdedir: Hucurât Suresi (49), 13. ayet. Arapça metni meali ve açıklamasıyla okuyun, ayet ayet dinleyin.
Görünüm
Ezberlemek için tekrarla
Sayfa değiştirseniz de tekrar sürer; ekranın altındaki oynatıcı sayacı gösterir.
Her ayeti dinleyin ve kâriden sonra tekrar edin.
Görmek için gizli bir kelimeye dokunun.
Rastgele bir ayet seçilir: devamını ezberden okuyun.
13. Ey insanlar! Biz, sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık. Sizi tanışasınız diye kollara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerliniz, ondan en çok sakınanınız/takvalı olanınızdır. Şüphesiz Allah; Alim'dir, her şeyden haberdardır.
Hucurât Suresi 13. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
13. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ey insanlar! Şüphesiz biz, sizi bir erkekten ki, o babanız Âdem -aleyhisselam- ve bir dişiden yarattık ki, o da anneniz Havvâ'dır. Sizin soyunuz birdir. Sizden hiç kimse sakın ola soyu hususunda övünmesin. Sonra sizi övünesiniz diye değil, birbiriniz ile tanışasınız diye yayılmış bir şekilde pek çok kollara ve kabilelere ayırdık. Çünkü üstünlük ve ayrım ancak takva ile olur. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmuştur: Şüphesiz Allah katında en değerliniz O'ndan en çok sakınanınız ve takvalı olanınızdır. Şüphesiz Allah her halinizi hakkıyla bilendir ve sizin eksiklik ve kemal bakımından hangi hal üzerinde olduğunuzdan hakkıyla haberdardır. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.
13. Yüce Allah, Âdemoğullarını tek bir asıldan, tek bir türden yarattığını, hepsinin bir erkek ve bir dişiden türediklerini haber vermektedir. Hepsi Adem ile Havva’dandırlar. Yüce Allah, o ikisinden pek çok erkek ve dişi yaratıp dünyaya yaymış ve onları küçük büyük kabileler ve topluluklar halinde var etmiştir. Bu ise birbirlerini tanımaları içindir. Her birisi tek başına kalacak olsa bu tanışma gerçekleşmez. Tanışma da karşılıklı yardımlaşmayı, dayanışmayı, miras almayı ve akrabanın haklarını yerine getirmeyi içerir. İşte Allah onları büyük topluluklar ve kabileler halinde yaratmıştır ki bu … Devamını oku
Hayır ve iyilik ehli kimseler hakkında kötü zanda bulunmak masiyettir/günahtır. Kötülük ehli kimseler hakkında kötü zanda bulunmak ise onların kötülüklerinden sakındırmak kastı ile caizdir.
İnsanlığın aslının tek bir asla dayanması, insanların birbirlerine karşı soy ile övünmeyi terk etmelerini gerektirir.
İman; itikadın (inancın) kendisiyle uyuşmadığı şekilde sadece dil ile söylemek (ikrar) etmek değildir. Bilakis iman; kalp ile itikat etmek, dil ile söylemek/ikrar etmek ve uzuvlar ile amel etmektir.
Hidayete muvaffak kılınmak, sadece Yüce Allah'ın elindedir. Bu, herhangi bir kimsenin hakkı değildir. Ancak Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'dan bir ihsandır.
13. ayetin diğer mealleri
Ey insanlar! Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık. Sizi tanışasınız diye kollara ve kabilelere ayırdık. Allah, katında en değerliniz ondan en çok sakınanınız/takvalı olanınızdır. Şüphesiz Allah, Alim'dir, her şeyden haberdardır.
Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah herşeyi hakkıyla bilendir, her şeyden haberdardır.
Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli ve en üstününüz O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, herşeyden haberdar olandır.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke'nin Fethi'nde halka hitaben şöyle buyurmuştur: «Ey insanlar! Allah sizden cahiliyetin kibrini ve gururunu, ata ve ecdatla böbürlenmeyi tamamen kaldırmıştır. İnsanlar iki kısımdır. Birisi itaatkâr, muttaki, Allah katında değerlidir. Diğeri de facir…
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre şöyle dedi: Bazı insanlar Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e: "Ey Allah’ın Rasûlü! İnsanların en hayırlısı, şereflisi kimdir?" dediler. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Allah’tan en çok korkanlarıdır.» buyurdu. "Ey…
Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O; yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.