İçeriğe geç

Sünen-i Tirmizî47. kitap

Ey insanlar! Allah sizden cahiliyetin kibrini ve gururunu, ata ve ecdatla böbürlenmeyi tamamen kaldırmıştır

باب وَمِنْ سُورَةِ الْحُجُرَاتِ

Farklı hükümler 4 âlimin hükmü Sünen-i Tirmizî 3270

Râvi:Abdullah b. Ömer

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَطَبَ النَّاسَ يَوْمَ فَتْحِ مَكَّةَ فَقَالَ ‏"‏ يَا أَيُّهَا النَّاسُ

إِنَّ اللَّهَ قَدْ أَذْهَبَ عَنْكُمْ عُبِّيَّةَ الْجَاهِلِيَّةِ وَتَعَاظُمَهَا بِآبَائِهَا فَالنَّاسُ رَجُلاَنِ رَجُلٌ بَرٌّ تَقِيٌّ كَرِيمٌ عَلَى اللَّهِ وَفَاجِرٌ شَقِيٌّ هَيِّنٌ عَلَى اللَّهِ وَالنَّاسُ بَنُو آدَمَ وَخَلَقَ اللَّهُ آدَمَ مِنْ تُرَابٍ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ اللَّهُ ‏:‏ ‏‏(‏ يا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ ذَكَرٍ وَأُنْثَى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَائِلَ لِتَعَارَفُوا إِنَّ أَكْرَمَكُمْ عِنْدَ اللَّهِ أَتْقَاكُمْ إِنَّ اللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌ ‏)‏ ‏

İbn Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre;

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke'nin Fethi'nde halka hitaben şöyle buyurmuştur: «Ey insanlar! Allah sizden cahiliyetin kibrini ve gururunu, ata ve ecdatla böbürlenmeyi tamamen kaldırmıştır. İnsanlar iki kısımdır. Birisi itaatkâr, muttaki, Allah katında değerlidir. Diğeri de facir, bedbaht ve Allah katında rezil bir kimsedir. Bütün insanlar Âdem’dendir, (O’nun çocuklarıdır.) Allah, Adem'i topraktan yaratmıştır. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: {Ey insanlar! Biz, sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Kolaylıkla tanışasınız diye, sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerliniz, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Allah her halinizi bilir, O her şeyden haberdardır.} [Hucurat Suresi: 13]».

Rivayet eden: Tirmizî (No. 3270).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke'nin fethedildiği gün halka hitaben şöyle buyurmuştur: Ey insanlar, Allah sizden cahiliye kibrini ve gururunu, atalar ile övünmeyi kaldırmıştır. İnsanlar iki türlüdür:

Allah -Azze ve Celle-'ye ibadet eden salih, takva sahibi, itaatkâr bir Mümin, insanlar arasında nesep ve soyu olmasa da Allah katında değerli bir kuldur.

Ya da bedbaht, facir kâfir olan kimsedir. Allah katında değersiz zelildir. Saygın, prestijli ve otorite sahibi olsa bile hiçbir değeri yoktur.

Bütün insanlar Âdem'in çocuklarıdır, Yüce Allah Âdem'i topraktan yaratmıştır. Dolayısıyla aslı topraktan olan insanın kibirlenmesi ve kendini beğenmesi yakışmaz. Bunun delili Allah -Azze ve Celle-'nin şu buyruğudur: {Ey insanlar! Biz, sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Kolaylıkla tanışasınız diye, sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerliniz, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Allah her halinizi bilir, O her şeyden haberdardır.} [Hucurat Suresi: 13].

Hadisten çıkan dersler

  • Soy sop ile övünmek yasaklanmıştır.

Arapça açıklama

خَطَبَ النبيُّ صلى الله عليه وسلم الناس يومَ فتحِ مكة فقال: يا أيها الناس إن الله قد رفع وأزال عنكم كِبْرَ الجاهليةِ ونَخْوَتَها، والفخرَ بالآباء، وإنما الناس على نوعين:

إما مؤمنٌ بَرٌّ تقيٌّ طائعٌ عابدٌ لله عزوجل، فهذا كريمٌ على الله، وإنْ لم يكن ذا حَسَبٍ أو نَسَبٍ عند الناس.

وإما كافرٌ فاجرٌ شقيٌّ، وهذا هيِّنٌ ذليل على الله، ولا يساوي شيئًا، وإنْ كان ذا حَسَبٍ وله جاه وسلطان.

والناس كلُّهم أبناء آدم، وخلقَ اللهُ آدمَ من التراب، فلا يليق بمن أصله من تراب أن يتكبَّرَ ويُعْجَبَ بنفسه، ومصداق ذلك قول الله عز وجل: {يا أيها الناس إنا خلقناكم من ذكر وأنثى وجعلناكم شعوبا وقبائل لتعارفوا إن أكرمكم عند الله أتقاكم إن الله عليم خبير} [الحجرات: 13].

  • النهي عن التفاخر بالأنساب والأحساب.

Klasik şerh

Mübârekfûrî — Tuhfetü'l-Ahvezî

قَوْلُهُ : ( إِنَّ اللَّهَ قَدْ أَذْهَبَ عَنْكُمْ ) أَيْ أَزَالَ وَرَفَعَ عَنْكُمْ ( عُبِّيَّةَ الْجَاهِلِيَّةِ ) بِضَمِّ الْعَيْنِ الْمُهْمَلَةِ وَكَسْرِهَا وَكَسْرِ الْمُوَحَّدَةِ وَفَتْحِ التَّحْتِيَّةِ الْمُشَدَّدَتَيْنِ أَيْ نَخْوَتَهَا وَكِبْرَهَا وَفَخْرَهَا ( وَتَعَاظُمَهَا ) أَيْ تَفَاخُرَهَا ( فَالنَّاسُ رَجُلَانِ ) أَيْ نَوْعَانِ ( رَجُلٌ بَرٌّ تَقِيٌّ ) أَيْ فَلَا يَنْبَغِي لَهُ أَنْ يَتَكَبَّرَ عَلَى أَحَدٍ لِأَنَّ مَدَارَ الْإِيمَانِ عَلَى الْخَاتِمَةِ وَاَللَّهُ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَى أَعْلَمُ بِمَنْ اِتَّقَى ( وَفَاجِرٌ ) أَيْ كَافِرٌ أَوْ عَاصٍ ( شَقِيٌّ ) أَيْ غَيْرُ سَعِيدٍ ( هَيِّنٌ ) بِفَتْحِ الْهَاءِ وَكَسْرِ التَّحْتِيَّةِ الْمُشَدَّدَةِ أَيْ ذَلِيلٌ ( عَلَى اللَّهِ )…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

Adı geçen 4 âlim aynı hükmü vermemiştir; her biri aşağıda belirtilmiştir.

ÂlimHükümKapsamEser
Elbânîv. 1420 h. SahihSahih Hadis No. 3270
Zübeyr Ali Zeîv. 1435 h. ZayıfDaif Hadis No. 3270
Ahmed Muhammed Şâkirv. 1377 h. SahihSahih Hadis No. 3270
Beşşâr Avvâd Ma'rûf ZayıfDaif Hadis No. 3270

Diğer rivayetler

Ayrıca rivayet edenler… (1)
  • تفسير ابن أبي حاتم (16967)اللَّهَ قَدْ أَذْهَبَ عَنْكُمْ حَمِّيَّةَ الْجَاهِلِيَّةِ وَتَعَظَّمَهَا بِآبَائِهَا ، فَالنَّاسُ رَجُلَانِ : رَجُلٌ بَرٌّ تَقِيٌّ كَرِيمٌ عَلَى اللَّهِ ، وَفَاجِرٌ شَقِيٌّ هَيِّنٌ عَلَى اللَّهِ ، إِنَّ اللَّهَ يَقُولُ : : يَأَيُّهَا النَّاسُ إِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ ذَكَرٍ وَأُنْثَى وَجَعَلْنَاكُم

Aynı konuda

Geçen âyetler

Konular

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ