Böylece, kitap ehli Allah’ın lütfundan bir şeye güç yetiremediklerini, lütfun tamamen Allah’ın elinde olduğunu ve onu dilediğine verdiğini bilsinler. Allah büyük lütuf sahibidir.
Hadîd Suresi’nin 29. ayeti (57:29) Medeni bir surededir; 27. cüzde, Mushaf’ın 541. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Hadîd Suresi 29. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
29. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Müminler!- Sizin için kat kat mükâfat olarak hazırladığımız büyük lütfu beyan ettik ki, Ehlikitaptan önce gelmiş olan Yahudi ve Hristiyanlar, Allah'ın lütfundan hiçbir şeyi dilediğine bahşedip dilediklerine de yasaklayamazlar. Şunu da iyi bilsinler ki lütuf, ancak Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın elindedir, kullarından dilediğine bahşeder. Yüce Allah, dilediği kullarına karşı büyük lütuf sahibidir.
29. Yani bizler genel olarak iman eden, Allah’tan korkan ve O’nun Rasûlüne iman eden kimselere olan lütuf ve ihsanımızı şunun için açıkladık: Kitap ehli bilsin ki, kendileri Allah’ın lütfundan hiçbir paya sahip değildirler. Yani kendi hevâlarına ve bozuk akıllarına göre Allah’ın lütfuna sınır koyamazlar. Dolayısı ile: “Yahudi ve hristiyan olandan başkası asla cennete giremez” (el-Bakara, 2/111) diyemezler ve Allah’tan olmadık dileklerde ve esası boş kuruntu olan temennilerde bulunamazlar. Yüce Allah böylelikle Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e iman eden, Allah’tan korkup sakınan … Devamını oku
Muhakkak hakkı koruyan ve onu yayan bir güç olması gerekir.
Semavi dinlerde adaletin değeri beyan edilmiştir.
Kişi Mümin olmadığı müddetçe, iman ehli ve dindar kimselerle nesep bağı olması ona hiçbir fayda sağlamaz.
Dinde bidat çıkarmanın haram oluşu beyan edilmiştir.
29. ayetin diğer mealleri
Böylece kitap ehli, Allah'ın lütfundan hiçbir şey elde edemeyeceklerini bilsinler. Lütuf bütünüyle Allah'ın elindedir, onu dilediğine bahşeder. Allah, büyük lütuf sahibidir
Böylece kitap ehli, Allah'ın lütfundan hiçbir şey elde edemeyeceklerini bilsinler. Lütuf bütünüyle Allah’ın elindedir, onu dilediğine bahşeder. Allah, büyük lütuf sahibidir.
Böylece Kitab ehli, Allah'ın lütfundan hiçbir şey elde edemiyeceklerini bilsinler. Lütuf bütünüyle Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.
29. ayet kelime kelime
لِّئَلَّاli-allādiye
يَعْلَمَyaʿlamabilsinler
أَهْلُahluehli
ٱلْكِتَٰبِl-kitābiKitap
أَلَّاallāmalik olmadıklarını
يَقْدِرُونَyaqdirūna
عَلَىٰʿalāhiçbir
شَىْءٍshayinşeye
مِّنminlutfundan
فَضْلِfaḍli
ٱللَّهِl-lahiAllah'ın
وَأَنَّwa-annave şüphesiz
ٱلْفَضْلَl-faḍlalutfun
بِيَدِbiyadielinde olduğunu
ٱللَّهِl-lahiAllah'ın
يُؤْتِيهِyu'tīhionu vereceğini
مَنmankimseye
يَشَآءُyashāudilediğine
وَٱللَّهُwal-lahuve Allah
ذُوdhūsahibidir
ٱلْفَضْلِl-faḍlilutuf
ٱلْعَظِيمِl-ʿaẓīmibüyük
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
(Müşrikler), kendilerine bir mucize gelirse, ona mutlaka iman edeceklerine dair var güçleriyle Allah’ın adına yemin ederler. De ki: “Mucizeler ancak Allah katındadır. O mucizeler geldiği vakit de inanmayacaklarını siz ne bileceksiniz?”
Rabbinizden bir mağfirete ve genişliği yerle gök kadar olan Cennet için yarışın! (Bu) Allah’a ve Rasûlüne iman edenler için hazırlanmıştır. İşte bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.
"Sizin dininize uyanlardan başkasına inanmayın” derler. Ey Rasûlüm! De ki: “Doğru yol, Allah'ın yoludur.” Yine onlar şöyle derler: "(Müslümanlardan) Birine, size verilen ilmi (öğretirseniz onlar bu ilmi öğrenir de) ve (sonra) bunu Rabbinizin huzurunda aleyhinize delil olarak (kullanırlar)” De ki: Nimet ve lütuf Allah’ın elindedir. Onu dilediğine verir. Allah, ihsanı bol olan, her şeyi bilendir.
(Ey Müminler!) Kitap ehli olan kâfirler de, müşrikler de size Rabbinizden hiçbir hayır indirilmesini istemezler. Allah ise rahmetiyle dilediği kimseyi seçerek ihsanda bulunur. Şüphesiz Allah en büyük lütuf ve ihsan sahibidir.
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki ), Allah (onların yerine) sevdiği bir toplum getirir. Onlar da Allah’ı severler. Müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü, Allah yolunda cihat eder ve kınayıcıların kınamasından korkmazlar. İşte bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah (lütfu) geniştir, her şeyi bilendir.