İçeriğe geç

Hadîd Suresi 19. Ayet

سورة الحديد، الآية ١٩

57:19 27. cüz 54. hizb Mushaf’ta 540. sayfa Medeni sure

57:19 ayetinin metni

وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦٓ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلصِّدِّيقُونَ وَٱلشُّهَدَآءُ عِندَ رَبِّهِمْ لَهُمْ أَجْرُهُمْ وَنُورُهُمْ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَحِيمِ ۝١٩

Okunuşu

wa-alladhīna āmanū bil-lahi warusulihi ulāika humu l-ṣidīqūna wal-shuhadāu ʿinda rabbihim lahum ajruhum wanūruhum wa-alladhīna kafarū wakadhabū biāyātinā ulāika aṣḥābu l-jaḥīmi

Meal

Allah’a ve rasullerine iman edenler işte onlar Rablerinin nezdinde sıddikler/dosdoğru olanlar ve şehitlerdir. Onlara ecirleri ve nurları verilecektir. Kâfir olup, ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemlik olanlardır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Hadîd Suresi’nin 19. ayeti (57:19) Medeni bir surededir; 27. cüzde, Mushaf’ın 540. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Hadîd Suresi 19. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

19. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Allah'a iman eden ve aralarında hiçbir ayrım yapmadan resullerine iman edenler var ya, işte onlar sıddıklar (sözü, özü doğru kimseler) ve Rableri katında şehitlerdir. Onlar için hazırlanmış çok değerli mükâfat vardır. Kıyamet günü nurlarını önlerinde ve sağlarında koşarken görürsün. Yüce Allah'ı ve resullerini küfredenler, resulümüze indirdiğimiz ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar cehennem ehlidir. Kıyamet günü oraya girecek, orada ebedî kalacak ve oradan hiçbir şekilde çıkamayacaklardır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

19. “Allah’a ve peygamberlerine iman edenler var ya” iman, ehl-i sünnete göre Kitap ve sünnetin delil olduğu hususlardır. İman, hem kalbin ve dilin sözü; hem de kalbin, dilin ve azaların amelidir. Bu da dinin gizli ve açık bütün hükümlerini kapsar. İşte bu özellikleri kendilerinde toplayanlar sıddîklerdir. Yani bunların mertebeleri genel olarak mü’minlerin mertebesinin üstünde, peygamberlerin mertebesinin de aşağısındadır. "Şehidlere gelince onlar Rableri katındadır; onların ecirleri ve nurları vardır.” Sahih bir hadiste geçtiği üzere: “Cennette yüz derece vardır. Her iki derece arası gök ile … Devamını oku

Hadîd Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Hadîd suresinin 19-24. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 540. sayfası).

  • İçinde barındırdığı arzulara rağmen dünyada züht sahibi olmak, içinde barındırdığı devamlı nimetleri olan ahirete teşvik etmek dosdoğru yolda ilerlemeye yardımcı olan iki husustur.
  • Kadere iman etmek farzdır.
  • Kadere imanın faydalarından biri de elden kaçan dünya nimetlerine üzüntü duymamaktır.
  • Cimrilik ve cimriliği emretmek, yerilmiş iki özelliktir. Mümin bir kul, bu iki özelliği asla taşımaz.

19. ayetin diğer mealleri

Allah’a ve elçisine iman edenler, işte onlar sıddiklerdir ve şahitlerdir. Onların mükâfatları ve nurları vardır. Kâfirler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar cehennemliklerdir.

Allah'a ve peygamberlerine iman edenler, (evet) işte onlar, Rableri yanında sözü özü doğru olanlar ve şehitlik mertebesine erenlerdir. Onların mükâfatları ve nûrları vardır. İnkâr edip de âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennemin adamlarıdır.

Allah'a ve peygamberine iman edenler var ya, işte onlar, Rableri yanında sözü özü doğru olanlar ve şehitlik mertebesine erenlerdir. Onların mükafatları ve nurları vardır. İnkar edip de âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennemin adamlarıdır.

19. ayet kelime kelime

  1. وَٱلَّذِينَ wa-alladhīna ve kimseler
  2. ءَامَنُوا۟ āmanū inananlar أ م ن
  3. بِٱللَّهِ bil-lahi Allah'a
  4. وَرُسُلِهِۦٓ warusulihi ve elçilerine ر س ل
  5. أُو۟لَٰٓئِكَ ulāika işte
  6. هُمُ humu onlardır
  7. ٱلصِّدِّيقُونَ l-ṣidīqūna sıddikler ص د ق
  8. وَٱلشُّهَدَآءُ wal-shuhadāu ve şehidler ش ه د
  9. عِندَ ʿinda yanında ع ن د
  10. رَبِّهِمْ rabbihim Rableri ر ب ب
  11. لَهُمْ lahum onların vardır
  12. أَجْرُهُمْ ajruhum mükafatları أ ج ر
  13. وَنُورُهُمْ wanūruhum ve nurları ن و ر
  14. وَٱلَّذِينَ wa-alladhīna ve kimseler
  15. كَفَرُوا۟ kafarū inkar eden(ler) ك ف ر
  16. وَكَذَّبُوا۟ wakadhabū ve yalanlayanlar ك ذ ب
  17. بِـَٔايَٰتِنَآ biāyātinā ayetlerimizi أ ي ي
  18. أُو۟لَٰٓئِكَ ulāika onlar
  19. أَصْحَٰبُ aṣḥābu halkıdır ص ح ب
  20. ٱلْجَحِيمِ l-jaḥīmi cehennem ج ح م

19. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Nisâ 4:69

    وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَٱلرَّسُولَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ مَعَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ وَٱلصِّدِّيقِينَ وَٱلشُّهَدَآءِ وَٱلصَّٰلِحِينَ وَحَسُنَ أُو۟لَٰٓئِكَ رَفِيقًا

    Kimler de Allah’a ve Peygamber’e itaat ederse, artık onlar Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraberdirler. Onlar ne güzel arkadaştır!

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Mâide 5:10

    وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَحِيمِ

    Kafir olup da ayetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar cehennemliklerdir.

  • Mâide 5:86

    وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَحِيمِ

    Kâfir olup da ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar Cehennem ehlidirler.

  • Bakara 2:39

    وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    Ayetlerimizi yalanlayıp, inkâr edenler cehennemliktirler. Onlar, orada ebedi kalacaklardır.

  • Tegâbün 64:10

    وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

    Kâfirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş ehlidir. Orada ebedîdirler. Ne kötü bir dönüş yeri.

  • Hac 22:57

    وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا فَأُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ

    Kâfir olup ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

  • Nisâ 4:152

    وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَلَمْ يُفَرِّقُوا۟ بَيْنَ أَحَدٍ مِّنْهُمْ أُو۟لَٰٓئِكَ سَوْفَ يُؤْتِيهِمْ أُجُورَهُمْ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا

    Allah’a ve rasûllerine iman edip, rasûllerinden hiçbirinin arasında ayrım yapmayanlara ise, onlara mükâfatları verilecektir. Allah, bağışlayan, merhamet edendir.

Hadîd Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

2 Kasım 2026 Pazartesi 22 جمادى الأولى 1448 هـ