İçeriğe geç

Tegâbün Suresi 10. Ayet

سورة التغابن، الآية ١٠

64:10 28. cüz 56. hizb Mushaf’ta 557. sayfa Medeni sure

64:10 ayetinin metni

وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ ۝١٠

Okunuşu

wa-alladhīna kafarū wakadhabū biāyātinā ulāika aṣḥābu l-nāri khālidīna fīhā wabi'sa l-maṣīru

Meal

Kâfirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş ehlidir. Orada ebedîdirler. Ne kötü bir dönüş yeri.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Tegâbün Suresi’nin 10. ayeti (64:10) Medeni bir surededir; 28. cüzde, Mushaf’ın 557. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Tegâbün Suresi 10. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

10. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Allah'ı inkâr edenlere ve resulümüze indirdiğimiz ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem ehlidirler. Onlar, orada ebedî kalacaklardır. Onların varacakları yer ne kötü ve çirkin bir varış yeridir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

10. “Kâfir olup âyetlerimizi yalanlayanlara” şer’î ve aklî herhangi bir dayanakları olmaksızın bunları inkâr edenlere, kendilerine apaçık belgeler ve deliller gelmiş olmakla birlikte bunların gösterdikleri gerçekleri yalanlayarak onlara karşı inat edenlere “gelince onlar cehennemliklerdir ve orada ebediyen kalacaklardır. O, ne kötü bir dönüş yeridir!” Çünkü orada her türlü bedbahtlık, sıkıntı, ağır ve çetin azaplar vardır.

Tegâbün Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Tegâbün suresinin 10-18. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 557. sayfası).

  • Peygamberlerin görevi Allah'tan geleni tebliğ etmektir. Hidayet ise yalnızca Yüce Allah'ın elindedir.
  • Kadere iman etmek rahatlığın ve hidayetin sebebidir.
  • Sorumluluk, dinen sorumlu (mükellef) kimsenin gücü nispetincedir.
  • Allah yolunda infak eden kimsenin sevabının kat kat verileceği beyan edilmiştir.

10. ayetin diğer mealleri

Kâfirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş ehlidir. Orada ebedidirler. Ne kötü bir dönüş yeri.

İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedî kalacaklardır. Ne kötü gidilecek yerdir orası!

İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedi kalacaklardır. Ne kötü gidilecek yerdir orası!

10. ayet kelime kelime

  1. وَٱلَّذِينَ wa-alladhīna ve kimseler
  2. كَفَرُوا۟ kafarū inkar eden(ler) ك ف ر
  3. وَكَذَّبُوا۟ wakadhabū ve yalanlayanlar ك ذ ب
  4. بِـَٔايَٰتِنَآ biāyātinā ayetlerimizi أ ي ي
  5. أُو۟لَٰٓئِكَ ulāika işte onlar
  6. أَصْحَٰبُ aṣḥābu halkıdır ص ح ب
  7. ٱلنَّارِ l-nāri ateş ن و ر
  8. خَٰلِدِينَ khālidīna sürekli kalacaklardır خ ل د
  9. فِيهَا fīhā orada
  10. وَبِئْسَ wabi'sa ne kötü ب أ س
  11. ٱلْمَصِيرُ l-maṣīru gidilecek yerdir orası ص ي ر

10. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Yûnus 10:53

    وَيَسْتَنۢبِـُٔونَكَ أَحَقٌّ هُوَ قُلْ إِى وَرَبِّىٓ إِنَّهُۥ لَحَقٌّ وَمَآ أَنتُم بِمُعْجِزِينَ

    O (azap) gerçek midir?” diye senden haber soruyorlar. De ki: “Evet! Rabbime andolsun ki o elbette gerçektir. Siz ondan kaçamayacaksınız."

  • Sebe’ 34:3

    وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَا تَأْتِينَا ٱلسَّاعَةُ قُلْ بَلَىٰ وَرَبِّى لَتَأْتِيَنَّكُمْ عَٰلِمِ ٱلْغَيْبِ لَا يَعْزُبُ عَنْهُ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَلَا فِى ٱلْأَرْضِ وَلَآ أَصْغَرُ مِن ذَٰلِكَ وَلَآ أَكْبَرُ إِلَّا فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ

    Kâfirler: "Kıyamet bize gelmeyecek." dediler. De ki: "Hayır! Gaybı bilen Rabbim'e yemin olsun, o mutlaka size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey bile O’ndan gizli değildir. Bundan daha küçük ve daha büyüğü de şüphesiz apaçık kitaptadır (yazılıdır)."

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Mâide 5:10

    وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَحِيمِ

    Kafir olup da ayetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar cehennemliklerdir.

  • Mâide 5:86

    وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَحِيمِ

    Kâfir olup da ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar Cehennem ehlidirler.

  • Bakara 2:39

    وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    Ayetlerimizi yalanlayıp, inkâr edenler cehennemliktirler. Onlar, orada ebedi kalacaklardır.

  • Hadîd 57:19

    وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦٓ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلصِّدِّيقُونَ وَٱلشُّهَدَآءُ عِندَ رَبِّهِمْ لَهُمْ أَجْرُهُمْ وَنُورُهُمْ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَحِيمِ

    Allah’a ve rasullerine iman edenler işte onlar Rablerinin nezdinde sıddikler/dosdoğru olanlar ve şehitlerdir. Onlara ecirleri ve nurları verilecektir. Kâfir olup, ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemlik olanlardır.

  • Hac 22:57

    وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا فَأُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ

    Kâfir olup ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Tegâbün Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ