Enfâl Suresi’nin 33. ayeti (8:33) Medeni bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 180. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Enfâl Suresi 33. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
33. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ey Muhammed! Sen onların arasında hayatta olduğun müddetçe, ister sana iman etmiş ümmetinden olsunlar yahut davet ümmetinden olsunlar; Allah ümmetini kökünden yok edecek bir azapla yok edecek değildir. Senin onların arasında bulunman, azap edilmelerine karşı onlar için bir güvence ve emandır. Onlar günahlarından dolayı Allah'tan mağfiret dilerken de Allah onlara azap edecek değildir.
33. Üstelik Yüce Allah, eğer derhal onları cezalandırmış olsaydı onlardan geriye hiç kimse kalmazdı. Ancak Yüce Allah, Rasûlünün aralarında bulunması sebebi ile onlara gelecek olan azabı kaldırmış ve şöyle buyurmuştur: “Halbuki sen içlerinde iken Allah onlara azap edecek değildir.” Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in onların aralarında buluması, onlar için azaba karşı bir güvenlik sebebi idi. Onlar, bu sözü herkesin gözü önünde açıkça söylemelerine rağmen bu sözlerinin ne kadar çirkin olduğunu da biliyorlar ve söylediklerinin başlarına gelmesinden de çekiniyorlardı. Bu yüzden de Yüce … Devamını oku
Şükür etmek kişiye bahşedilen büyük bir nimettir. Allah Teâlâ şükreden kuluna ihsan ettiği lütuf ve ikramını artırır. Gafil olan kula verdiği nimetler ise azalır.
Emin ve dürüst olunması ve bunu kendilerine ahlak edinmeleri durumunda, Müslümanların durumları düzelir. Bu özellik nefsin temiz, amellerinin itidalli ve uygun olduğuna delildir.
Nefis yasak olan şeylerden uzaklaştırıldığında Yüce Allah katında ona pek çok ecirler vardır. Bu uzak tutma davranışı, kişinin servet elde etme ve çocuk sahibi olma uğruna yasakları çiğneyerek elde ettiği yararlardan daha hayırlıdır.
Ayetler, haktan yüz çevirenlerin akıl yoksunu, aptal kimseler olduklarını beyan etmektedir. Çünkü onlar: "Allah'ım! Bu senin katından gelen hak ise, bizi ona hidayet ettir." dememişlerdir.
Ayetlerde mağfiret dilemenin faziletinden ve bereketinden bahsedilmiş. Zira mağfiret dilemek azabın gönderilmesine engel olur.
33. ayetin diğer mealleri
Sen onların arasındayken Allah onlara azap etmez. Bağışlanma dileyenler oldukça Allah onlara azap etmez.
Oysa Allah, içlerinde sen de varken onlara azâp edecek değildi. (Keza içlerinde) bağışlanmayı dileyenler olduğu halde, Allah onlara azap edici olmazdı.
Halbuki sen içlerinde iken Allah, onlara azab edecek değildi. İstiğfar ettikleri sürece de Allah onlara azab edecek değildir.
Aişe -radıyallahu anha- anlatıyor: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, rüzgar şiddetli estiğinde şöyle dua ederdi: «Allah'ım! Senden bu rüzgarın, onun içinde bulunanın ve onunla gönderilenin hayrını isterim. Bu rüzgarın şerrinden, içinde bulunanın ve onunla gönderilenin şerrinden sana sığınırım.»
«Allah'tan başka hak ilah yoktur. Gerçekleşmesi yaklaşan bir şerden dolayı vay Araplar'ın haline! Bugün Ye'cûc ve Me'cûc'un seddinden, şunun gibi bir delik açıldı.» deyip şehadet parmağıyla, başparmağını halka şeklinde yaptı. Zeyneb bint Cahş -radıyallahu anhâ- şöyle demiştir: Ben: Ey Allah'ın…
Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Eğer belirlenmiş bir süre olmasaydı, azap onlara mutlaka gelirdi. Azap onlara haberleri olmadıkları bir sırada ansızın gelecektir.
Sizi ilk defa yarattığımız gibi, bize tek başınıza geldiniz. Size bağışladıklarımızı arkanızda bıraktınız. Allah'ın (ibadet hususunda) ortakları olduğunu ileri sürdüğünüz o şefaatçilerinizi beraberinizde göremiyoruz. Şüphesiz aranızdaki bağlar kopmuş; (Allah'a ibadet hususunda ortak olduklarını) iddia ettikleriniz sizden ayrılıp gitmişlerdir.
Onlar Mescid-i Haram’dan (Müminleri) men ederken, Allah onlara ne diye azap etmesin ki! Üstelik onlar Allah'ın evliyaları da değiller. Allah'ın evliyaları yalnızca muttakilerdir. Fakat onların çokları bunu bilmez.