Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip ortaya koyacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.
Enbiyâ Suresi’nin 47. ayeti (21:47) Mekki bir surededir; 17. cüzde, Mushaf’ın 326. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Enbiyâ Suresi 47. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
47. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Kıyamet halkının amellerinin tartılması için adalet terazilerini kurarız. O gün iyiliği azaltılıp, günahları çoğaltılarak hiçbir kimseye zulüm edilmez. Tartılacak olan şey hardal tanesi kadar az dahi olsa onu getiririz. Kullarımızın amellerini hesaplayıp, hesap görücüler olarak biz yeteriz.
47. Yüce Allah, kıyamet gününde kullarını bir araya toplayacağı vakit onlar hakkında adaletle, en ufak bir haksızlık olmaksızın hüküm vereceğini haber vermekte, iyiliklerin ve kötülüklerin kendisi ile tartılacağı ve zerre kadar ağırlığı dahi açıkça gösteren adaletli teraziler koyacağını haber vermektedir. “Hiç kimseye” müslüman olsun, kâfir olsun iyilikleri eksiltilmek yahut kötülükleri artırılmak sureti ile “en ufak bir zulüm yapılmaz.” Yapılan hayır ya da şer en küçük ve en hafif bir şey olan “tek bir hardal tanesi ağırlığınca dahi olsa onu getiririz.” Sahibine onun karşılığı verilmek üzere … Devamını oku
Günahları itiraf etmek, ancak vakti geçmeden önce tövbe edilirse kişiye fayda verir.
Allah'ın hakkında adalet ispat edilmiş ve zulüm O'ndan reddedilmiştir.
Yüce Allah'a davet ederken delillerin kuvvetli olması çok önemlidir.
Körü körüne taklit etmek zararlıdır.
Münkerin ortadan kaldırılması aşama aşamadır. En kolay olandan başlanır. İbrahim -aleyhisselam- kavminin içinde bulunduğu münkeri söz ve delili açıkça ilan ederek başlamış, sonra da fiilî olarak değiştirmeye geçmiştir.
47. ayetin diğer mealleri
Kıyamet günü adalet terazileri kurarız. Hiç bir nefis zulme uğramaz. Bir hardal tanesi ağırlığınca bile olsa onu getiririz. Hesap gören olarak biz yeteriz.
Biz, kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. (Yapılan iş,) bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu (adalet terazisine) getiririz. Hesap gören olarak biz (herkese) yeteriz.
Biz kıyamet günü için doğru teraziler kurarız; hiçbir kimse hiçbir haksızlığa uğratılmaz. Yapılan amel, bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirir (tartıya koyarız.). Hesap görenler olarak da biz kâfiyiz.
Adamın biri Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in huzuruna oturdu ve Ey Allah’ın Rasûlü! dedi. Benim kölelerim var bana yalan söylüyorlar, bana hainlik yapıyorlar ve benim emirlerime isyan ediyorlar, ben de onlara sövüp sayıyor ve dayak atıyorum. Bunlardan dolayı benim halim ne olacak?…
Kitap ortaya konur. Günahkârları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. “Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki; küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!” derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
(Lokman, öğütlerine şöyle devam etti:) “Yavrum! Şüphesiz yapılan iş, bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çıkarır getirir. Şüphesiz Allah Latîf'tir/en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.”