Enbiyâ Suresi’nin 46. ayeti (21:46) Mekki bir surededir; 17. cüzde, Mushaf’ın 326. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Enbiyâ Suresi 46. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
46. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul- Rabbinin azabından nasibi olan bu aceleci kimselere azap isabet etse o zaman şöyle derler:Yazık bize. Helak ve hüsranımız pek yakındır. Şüphesiz ki biz Allah'a şirk koşarak ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiğini yalanlayarak zalimlerden olduk.
46. “Eğer Rabbinin azabından onlara azıcık bir şey” çok küçük bir bölüm dahi “dokunacak olsa elbette: Yazıklar olsun bize! Biz gerçekten zalimdik” diyeceklerdir. Yani onlar, kendilerine beddua etmek, ölümün gelmesini isteyip pişmanlık duymak, zulümlerini ve küfürlerini kabul etmek ve o azabı hak ettiklerini itiraf etmek dışında hiçbir şey yapmayacaklardır.
Günahları itiraf etmek, ancak vakti geçmeden önce tövbe edilirse kişiye fayda verir.
Allah'ın hakkında adalet ispat edilmiş ve zulüm O'ndan reddedilmiştir.
Yüce Allah'a davet ederken delillerin kuvvetli olması çok önemlidir.
Körü körüne taklit etmek zararlıdır.
Münkerin ortadan kaldırılması aşama aşamadır. En kolay olandan başlanır. İbrahim -aleyhisselam- kavminin içinde bulunduğu münkeri söz ve delili açıkça ilan ederek başlamış, sonra da fiilî olarak değiştirmeye geçmiştir.
46. ayetin diğer mealleri
Onlara Rabbinin azabından bir esinti dokunsa: Eyvah, biz gerçekten zalimlerden idik, derler.
Andolsun, onlara Rabbinin azabından ufak bir esinti dokunsa, hiç şüphesiz, «Vah bize! Hakikaten biz zalim kimselermişiz!» derler.
Yemin olsun ki, Rabbinin azabından az bir şey onlara dokunursa, muhakkak "Vay bizlere, biz gerçekten zalimlerdik" diyeceklerdir.