Allah’ın bir kimseye, hiçbir şey indirmediğini söyleyerek, Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler. De ki: Öyleyse Mûsâ’nın insanlar için aydınlatıcı ve yol gösterici olarak getirdiği, o kitabı kim indirdi? Siz onu parça parça kâğıtlara (yazıyor) bir kısmını açıklıyor, çoğunu da gizliyorsunuz. Sizin de atalarınızın da bilemediği şeyler (Kur'an'la) size öğretilmiştir. (Rasûlüm) “Allah'tır” (onu indiren) de, sonra onları bırak da daldıkları sapıklarında oynayadursunlar.
En’âm Suresi’nin 91. ayeti (6:91) Mekki bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 139. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
En’âm Suresi 91. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
91. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Müşrikler, Allah'ın peygamberi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- için "Allah hiçbir beşere vahiyden bir şey indirmedi" dedikleri zaman Allah'ı gereği gibi yüceltmediler. -Ey Rasûl!- Onlara de ki: Kavmi için nur, hidayet ve manevi rehber olması için Tevrat'ı Musa'ya indiren kimdir? Yahudiler hevalarına uygun olanı kâğıtlara yazıp açıklıyorlar, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in vasfı gibi hevalarına muhalefet eden şeyleri de gizliyorlardı. -Ey Araplar!- Siz ve sizden önceki atalarınızın bilmediği Kur'an size öğretildi. -Ey Rasûl!- Onlara de ki: Bunları Allah indirdi, sonra onları cahilliklerinde ve sapıklıklarında bırak, ölüm gelinceye kadar dalga geçsinler, alay etsinler.
91. Bu buyruk, yahudiler ve müşrikler arasından risaleti kabul etmeyerek Yüce Allah’ın hiçbir insana hiçbir şey indirmediğini iddia eden kimselerin bu tutumlarının çirkinliğini ortaya koymaktadır. Böyle bir iddiada bulunan, böyle bir söz söyleyen bir kimse “Allah’ı hakkıyla takdir” etmiş ve gereği gibi tazim etmiş olamaz. Çünkü böyle bir kimse Yüce Allah’ın hikmetine dil uzatmış, O’nun kullarını başıboş bırakacağını, onlara hiçbir emir vermeyeceğini, hiçbir yasak koymayacağını iddia etmiş ve Allah’ın kullarına ihsan etmiş olduğu en büyük lütuf olan risaleti kabul etmemiş olur. Oysa risalet … Devamını oku
Gönderilen peygamberlere kitaplar indirilmesi Allah'ın sünnetidir. Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- de onlardan biridir.
İnsanların en yalan ve iftiracı olanı Allah Teâlâ adına yalan uyduran kimsedir. Zira bu kimseler Allah Teâlâ hakkında sahih olmayan deliller ispat eder yahut nefyedip, inkâr eder ya da nispet eder.
Kıyamet gününde herkes tek başına, makam ve unvanlardan arınmış bir şekilde, fakir olarak diriltilir ve yalnız başına hesaba çekilir.
91. ayetin diğer mealleri
Allah’ın bir kimseye, hiçbir şey indirmediğini söyleyerek, Allah’ı hakkıyla takdir edemediler. De ki: Öyleyse Musa’nın insanlar için aydınlatıcı ve yol gösterici olarak getirdiği, o kitabı kim indirdi? Siz onu parça parça kâğıtlara (yazıyor) bir kısmını açıklıyor, çoğunu da gizliyorsunuz. Sizin de atalarınızın da bilemediği şeyler (Kur'an'la) size öğretilmiştir. “Allah” (indirdi) de, sonra onları içine daldıkları batıl şeylerde oynamaya bırak.
(Yahudiler) Allah'ın hiçbir beşere (kitap olarak) hiçbir şey indirmediğini söylemekle, Allah'ı lâyık olduğu veçhile takdir edemediler. (Ey Muhammed! Onlara) de ki: "Öyleyse Musâ'nın insanlar için nûr ve hidâyet olarak getirdiği, sizin de yapraklar haline getirip (bir kısmını) açıkladığınız, çoğunu da gizlediğiniz, siz ve babalarınız hiçbir şey bilmezken öğretildiğiniz o kitabı Kim indirdi?" (Ey Muhammed! Onlara) "Allah" de, sonra da onları kendi bataklıklarında oynamaya bırak.
Onlar: "Allah insanlara hiçbir şey göndermemiştir" demekle, Allah'ı gereği gibi tanıyamadılar. De ki: Musa'nın insanlara aydınlık ve hidayet olmak üzere getirdiği, sizin parça parça kâğıtlara çevirdiğiniz, bir kısmını belli ettiğiniz, birçoğunu gizlediğiniz; sizinle babalarınızın, sayesinde bilmediğiniz birçok şeyleri öğrendiğiniz Kitab'ı kim gönderdi? (Onlara karşı sen) "Allah" de. Sonra onları bırak, boş laflara dalarak oyalansınlar.
İçlerinden bir adama insanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında kendileri için bir doğruluk makamı bulunduğunu müjdele diye vahyetmemiz, insanlar için şaşılacak bir şey mi oldu ki o kâfirler, “Bu elbette apaçık bir sihirbazdır” dediler?
Kitabı kendi elleriyle yazıp sonra onu az bir bedel karşılığında satabilmek için: «Bu, Allah katındandır» diyenlerin vay haline! Vay ellerinin yazmış olduğundan dolayı başlarına geleceklere! Kazandıklarından dolayı vay onların haline!
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Allah’ı hakkıyla takdir edemediler. Yer tümüyle onun avucundadır, kıyamet günü gökler de sağ elinde dürülmüş olacaktır. O şirk koştuklarından münezzehtir.
Bedeviler küfür ve nifak bakımından daha şiddetlidir. Allah’ın Rasûlü'ne indirdiğinin sınırlarını bilmemeye daha yatkındırlar. Allah her şeyi bilendir ve Hakîm'dir.