İçeriğe geç

En’âm Suresi 91. Ayet

سورة الأنعام، الآية ٩١

6:91 7. cüz 14. hizb Mushaf’ta 139. sayfa Mekki sure

6:91 ayetinin metni

وَمَا قَدَرُوا۟ ٱللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِۦٓ إِذْ قَالُوا۟ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ عَلَىٰ بَشَرٍ مِّن شَىْءٍ قُلْ مَنْ أَنزَلَ ٱلْكِتَٰبَ ٱلَّذِى جَآءَ بِهِۦ مُوسَىٰ نُورًا وَهُدًى لِّلنَّاسِ تَجْعَلُونَهُۥ قَرَاطِيسَ تُبْدُونَهَا وَتُخْفُونَ كَثِيرًا وَعُلِّمْتُم مَّا لَمْ تَعْلَمُوٓا۟ أَنتُمْ وَلَآ ءَابَآؤُكُمْ قُلِ ٱللَّهُ ثُمَّ ذَرْهُمْ فِى خَوْضِهِمْ يَلْعَبُونَ ۝٩١

Okunuşu

wamā qadarū l-laha ḥaqqa qadrihi idh qālū mā anzala l-lahu ʿalā basharin min shayin qul man anzala l-kitāba alladhī jāa bihi mūsā nūran wahudan lilnnāsi tajʿalūnahu qarāṭīsa tub'dūnahā watukh'fūna kathīran waʿullim'tum mā lam taʿlamū antum walā ābāukum quli l-lahu thumma dharhum fī khawḍihim yalʿabūna

Meal

Allah’ın bir kimseye, hiçbir şey indirmediğini söyleyerek, Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler. De ki: Öyleyse Mûsâ’nın insanlar için aydınlatıcı ve yol gösterici olarak getirdiği, o kitabı kim indirdi? Siz onu parça parça kâğıtlara (yazıyor) bir kısmını açıklıyor, çoğunu da gizliyorsunuz. Sizin de atalarınızın da bilemediği şeyler (Kur'an'la) size öğretilmiştir. (Rasûlüm) “Allah'tır” (onu indiren) de, sonra onları bırak da daldıkları sapıklarında oynayadursunlar.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

En’âm Suresi’nin 91. ayeti (6:91) Mekki bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 139. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

En’âm Suresi 91. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

91. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Müşrikler, Allah'ın peygamberi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- için "Allah hiçbir beşere vahiyden bir şey indirmedi" dedikleri zaman Allah'ı gereği gibi yüceltmediler. -Ey Rasûl!- Onlara de ki: Kavmi için nur, hidayet ve manevi rehber olması için Tevrat'ı Musa'ya indiren kimdir? Yahudiler hevalarına uygun olanı kâğıtlara yazıp açıklıyorlar, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in vasfı gibi hevalarına muhalefet eden şeyleri de gizliyorlardı. -Ey Araplar!- Siz ve sizden önceki atalarınızın bilmediği Kur'an size öğretildi. -Ey Rasûl!- Onlara de ki: Bunları Allah indirdi, sonra onları cahilliklerinde ve sapıklıklarında bırak, ölüm gelinceye kadar dalga geçsinler, alay etsinler.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

91. Bu buyruk, yahudiler ve müşrikler arasından risaleti kabul etmeyerek Yüce Allah’ın hiçbir insana hiçbir şey indirmediğini iddia eden kimselerin bu tutumlarının çirkinliğini ortaya koymaktadır. Böyle bir iddiada bulunan, böyle bir söz söyleyen bir kimse “Allah’ı hakkıyla takdir” etmiş ve gereği gibi tazim etmiş olamaz. Çünkü böyle bir kimse Yüce Allah’ın hikmetine dil uzatmış, O’nun kullarını başıboş bırakacağını, onlara hiçbir emir vermeyeceğini, hiçbir yasak koymayacağını iddia etmiş ve Allah’ın kullarına ihsan etmiş olduğu en büyük lütuf olan risaleti kabul etmemiş olur. Oysa risalet … Devamını oku

En’âm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

En’âm suresinin 91-94. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 139. sayfası).

  • Gönderilen peygamberlere kitaplar indirilmesi Allah'ın sünnetidir. Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- de onlardan biridir.
  • İnsanların en yalan ve iftiracı olanı Allah Teâlâ adına yalan uyduran kimsedir. Zira bu kimseler Allah Teâlâ hakkında sahih olmayan deliller ispat eder yahut nefyedip, inkâr eder ya da nispet eder.
  • Kıyamet gününde herkes tek başına, makam ve unvanlardan arınmış bir şekilde, fakir olarak diriltilir ve yalnız başına hesaba çekilir.

91. ayetin diğer mealleri

Allah’ın bir kimseye, hiçbir şey indirmediğini söyleyerek, Allah’ı hakkıyla takdir edemediler. De ki: Öyleyse Musa’nın insanlar için aydınlatıcı ve yol gösterici olarak getirdiği, o kitabı kim indirdi? Siz onu parça parça kâğıtlara (yazıyor) bir kısmını açıklıyor, çoğunu da gizliyorsunuz. Sizin de atalarınızın da bilemediği şeyler (Kur'an'la) size öğretilmiştir. “Allah” (indirdi) de, sonra onları içine daldıkları batıl şeylerde oynamaya bırak.

(Yahudiler) Allah'ın hiçbir beşere (kitap olarak) hiçbir şey indirmediğini söylemekle, Allah'ı lâyık olduğu veçhile takdir edemediler. (Ey Muhammed! Onlara) de ki: "Öyleyse Musâ'nın insanlar için nûr ve hidâyet olarak getirdiği, sizin de yapraklar haline getirip (bir kısmını) açıkladığınız, çoğunu da gizlediğiniz, siz ve babalarınız hiçbir şey bilmezken öğretildiğiniz o kitabı Kim indirdi?" (Ey Muhammed! Onlara) "Allah" de, sonra da onları kendi bataklıklarında oynamaya bırak.

Onlar: "Allah insanlara hiçbir şey göndermemiştir" demekle, Allah'ı gereği gibi tanıyamadılar. De ki: Musa'nın insanlara aydınlık ve hidayet olmak üzere getirdiği, sizin parça parça kâğıtlara çevirdiğiniz, bir kısmını belli ettiğiniz, birçoğunu gizlediğiniz; sizinle babalarınızın, sayesinde bilmediğiniz birçok şeyleri öğrendiğiniz Kitab'ı kim gönderdi? (Onlara karşı sen) "Allah" de. Sonra onları bırak, boş laflara dalarak oyalansınlar.

91. ayet kelime kelime

  1. وَمَا wamā tanıyamadılar
  2. قَدَرُوا۟ qadarū
  3. ٱللَّهَ l-laha Allah'ı
  4. حَقَّ ḥaqqa hakkıyla
  5. قَدْرِهِۦٓ qadrihi O'nun kadrini
  6. إِذْ idh zira
  7. قَالُوا۟ qālū dediler
  8. مَآ mā indirmedi
  9. أَنزَلَ anzala
  10. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  11. عَلَىٰ ʿalā üzerine
  12. بَشَرٍ basharin insan
  13. مِّن min bir şey
  14. شَىْءٍ shayin
  15. قُلْ qul de ki
  16. مَنْ man kim
  17. أَنزَلَ anzala indirdi
  18. ٱلْكِتَٰبَ l-kitāba Kitabı
  19. ٱلَّذِى alladhī o ki
  20. جَآءَ jāa getirdi
  21. بِهِۦ bihi onu
  22. مُوسَىٰ mūsā Musa
  23. نُورًا nūran nur olarak
  24. وَهُدًى wahudan ve yol gösterici olarak
  25. لِّلنَّاسِ lilnnāsi insanlara
  26. تَجْعَلُونَهُۥ tajʿalūnahu siz onu haline getirip
  27. قَرَاطِيسَ qarāṭīsa parça parça kağıtlar
  28. تُبْدُونَهَا tub'dūnahā gösteriyorsunuz
  29. وَتُخْفُونَ watukh'fūna ve gizliyorsunuz
  30. كَثِيرًا kathīran çoğunu da
  31. وَعُلِّمْتُم waʿullim'tum ve size öğretildiği
  32. مَّا mā şeylerin
  33. لَمْ lam bilmediği
  34. تَعْلَمُوٓا۟ taʿlamū
  35. أَنتُمْ antum ne sizin
  36. وَلَآ walā ne de babalarınızın
  37. ءَابَآؤُكُمْ ābāukum
  38. قُلِ quli de ki
  39. ٱللَّهُ l-lahu Alah
  40. ثُمَّ thumma sonra
  41. ذَرْهُمْ dharhum bırak onları
  42. فِى fī daldıkları bataklıkta
  43. خَوْضِهِمْ khawḍihim
  44. يَلْعَبُونَ yalʿabūna oynayadursunlar

91. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Yûnus 10:2

    أَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَبًا أَنْ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰ رَجُلٍ مِّنْهُمْ أَنْ أَنذِرِ ٱلنَّاسَ وَبَشِّرِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَنَّ لَهُمْ قَدَمَ صِدْقٍ عِندَ رَبِّهِمْ قَالَ ٱلْكَٰفِرُونَ إِنَّ هَٰذَا لَسَٰحِرٌ مُّبِينٌ

    İçlerinden bir adama insanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında kendileri için bir doğruluk makamı bulunduğunu müjdele diye vahyetmemiz, insanlar için şaşılacak bir şey mi oldu ki o kâfirler, “Bu elbette apaçık bir sihirbazdır” dediler?

  • İsrâ 17:94–95

    وَمَا مَنَعَ ٱلنَّاسَ أَن يُؤْمِنُوٓا۟ إِذْ جَآءَهُمُ ٱلْهُدَىٰٓ إِلَّآ أَن قَالُوٓا۟ أَبَعَثَ ٱللَّهُ بَشَرًا رَّسُولًا …

    İnsanlara hidayet geldiği halde, onların iman etmesine engel olan şey “Allah, rasûl olarak bir insan mı gönderdi?” demelerinden başkası değildir. …

  • Bakara 2:79

    فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ يَكْتُبُونَ ٱلْكِتَٰبَ بِأَيْدِيهِمْ ثُمَّ يَقُولُونَ هَٰذَا مِنْ عِندِ ٱللَّهِ لِيَشْتَرُوا۟ بِهِۦ ثَمَنًا قَلِيلًا فَوَيْلٌ لَّهُم مِّمَّا كَتَبَتْ أَيْدِيهِمْ وَوَيْلٌ لَّهُم مِّمَّا يَكْسِبُونَ

    Kitabı kendi elleriyle yazıp sonra onu az bir bedel karşılığında satabilmek için: «Bu, Allah katındandır» diyenlerin vay haline! Vay ellerinin yazmış olduğundan dolayı başlarına geleceklere! Kazandıklarından dolayı vay onların haline!

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Hac 22:74

    مَا قَدَرُوا۟ ٱللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ لَقَوِىٌّ عَزِيزٌ

    Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.

  • Zümer 39:67

    وَمَا قَدَرُوا۟ ٱللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِۦ وَٱلْأَرْضُ جَمِيعًا قَبْضَتُهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَٱلسَّمَٰوَٰتُ مَطْوِيَّٰتٌۢ بِيَمِينِهِۦ سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

    Allah’ı hakkıyla takdir edemediler. Yer tümüyle onun avucundadır, kıyamet günü gökler de sağ elinde dürülmüş olacaktır. O şirk koştuklarından münezzehtir.

  • Tevbe 9:97

    ٱلْأَعْرَابُ أَشَدُّ كُفْرًا وَنِفَاقًا وَأَجْدَرُ أَلَّا يَعْلَمُوا۟ حُدُودَ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

    Bedeviler küfür ve nifak bakımından daha şiddetlidir. Allah’ın Rasûlü'ne indirdiğinin sınırlarını bilmemeye daha yatkındırlar. Allah her şeyi bilendir ve Hakîm'dir.

En’âm Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ