İçeriğe geç

En’âm Suresi 85. Ayet

سورة الأنعام، الآية ٨٥

6:85 7. cüz 14. hizb Mushaf’ta 138. sayfa Mekki sure

6:85 ayetinin metni

وَزَكَرِيَّا وَيَحْيَىٰ وَعِيسَىٰ وَإِلْيَاسَ كُلٌّ مِّنَ ٱلصَّٰلِحِينَ ۝٨٥

Okunuşu

wazakariyyā wayaḥyā waʿīsā wa-il'yāsa kullun mina l-ṣāliḥīna

Meal

Zekeriyya’ya, Yahyâ’ya, İsâ’ya, İlyas’a da (hidâyet verdik). Hepsi salihlerdendi.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

En’âm Suresi’nin 85. ayeti (6:85) Mekki bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 138. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

En’âm Suresi 85. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

85. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Aynı şekilde Zekeriyya, Yahyâ, Meryem oğlu İsâ ve İlyas -aleyhimusselam-'ın hepsini de muvaffak kıldık. Bu peygamberlerin hepsi Allah'ın resul olarak seçtiği salihlerdendir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

85. “Zekeriya’ya” ve onun oğlu olan “Yahya’ya” Meryem’in oğlu “İsa’ya, İlyas’a da” hidâyet verdik. Bunların “hepsi” ahlâklarında, amellerinde ve ilimlerinde “salihlerdendi”; hatta bunlar salihlerin efendileri, önderleri ve liderleridirler.

En’âm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

En’âm suresinin 82-90. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 138. sayfası).

  • Tevhidin faziletinden bir tanesi de özellikle ahirette insanların korku içinde oldukları zaman kul için emniyette olmasını garanti eder.
  • Ayetler geçmiş bütün peygamberlerin davetlerini kendi başarı ve güçleri ile değil sadece Allah Teâlâ'nın muvaffak kılması ile tebliğ ettiklerini ifade etmektedir.
  • Peygamberlerin emrettikleri şeriatlerin tafsilatları birbirinden farklıdır. Ancak her birinin Allah Teâlâ'nın birliğine/tevhide davet etmeleri ortaktır.
  • Özellikle tevhit ile ilgili aslî prensiplerinde peygamberleri örnek almak övülmeye layık bir yoldur.

85. ayetin diğer mealleri

Zekeriya, Yahya, İsa ve İlyas hepsi de salihlerdendir.

  Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas'ı da (doğru yola iletmiştik). Hepsi de iyilerden idi.

Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas'a da (hidayet ettik). Hepsi de salih kullarımızdandı.

85. ayet kelime kelime

  1. وَزَكَرِيَّا wazakariyyā ve Zekeriyya'ya
  2. وَيَحْيَىٰ wayaḥyā ve Yahya'ya
  3. وَعِيسَىٰ waʿīsā ve Îsa
  4. وَإِلْيَاسَ wa-il'yāsa ve İlyas'a
  5. كُلٌّ kullun hepsi
  6. مِّنَ mina salihlerden (idi)
  7. ٱلصَّٰلِحِينَ l-ṣāliḥīna

85. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Hûd 11:71–73

    وَٱمْرَأَتُهُۥ قَآئِمَةٌ فَضَحِكَتْ فَبَشَّرْنَٰهَا بِإِسْحَٰقَ وَمِن وَرَآءِ إِسْحَٰقَ يَعْقُوبَ …

    İbrahim’in karısı ayakta idi. (Bu sözleri duyunca) güldü. Ona da İshak’ı müjdeledik; İshak’ın arkasından da Yakûb’u. …

  • Sâffât 37:112

    وَبَشَّرْنَٰهُ بِإِسْحَٰقَ نَبِيًّا مِّنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    Biz ona, salihlerden bir peygamber olarak İshak'ı müjdeledik.

  • Meryem 19:49

    فَلَمَّا ٱعْتَزَلَهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَكُلًّا جَعَلْنَا نَبِيًّا

    Onlardan ve Allah’tan başka ibadet ettikleri (ilahlardan) uzaklaşınca, O’na İshak’ı ve Ya'kûb ’u bahşettik. Hepsini de peygamber yaptık.

  • Ankebût 29:27

    وَوَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَجَعَلْنَا فِى ذُرِّيَّتِهِ ٱلنُّبُوَّةَ وَٱلْكِتَٰبَ وَءَاتَيْنَٰهُ أَجْرَهُۥ فِى ٱلدُّنْيَا وَإِنَّهُۥ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ لَمِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    Ona (İbrahim’e) İshak’ı ve Ya'kûb’u bahşettik. Onun soyundan gelenlere peygamberlik ve kitap verdik. Ayrıca ona dünyada mükâfatını da verdik. Şüphesiz o, ahirette de salih kimselerdendir.

  • Hadîd 57:26

    وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا وَإِبْرَٰهِيمَ وَجَعَلْنَا فِى ذُرِّيَّتِهِمَا ٱلنُّبُوَّةَ وَٱلْكِتَٰبَ فَمِنْهُم مُّهْتَدٍ وَكَثِيرٌ مِّنْهُمْ فَٰسِقُونَ

    -Andolsun ki biz, Nûh’u ve İbrahim’i gönderdik. Peygamberliği de kitabı da onların soyuna verdik. Onlardan hidayete erişen olduğu gibi, çoğu fâsıklardır/yoldan çıkmıştır.

  • Meryem 19:58

    أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مِن ذُرِّيَّةِ ءَادَمَ وَمِمَّنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍ وَمِن ذُرِّيَّةِ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْرَٰٓءِيلَ وَمِمَّنْ هَدَيْنَا وَٱجْتَبَيْنَآ إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُ ٱلرَّحْمَٰنِ خَرُّوا۟ سُجَّدًا وَبُكِيًّا

    İşte onlar, Âdem’in ve Nûh ile birlikte taşıdıklarımızın soyundan gelen, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerden ve İbrahim’in, İsrail'in/Ya'kûb'un soyundan, doğruya ulaştırdığımız ve seçkin kıldığımız kimselerdendir. Onlara Rahman’ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ