wamā ʿalā alladhīna yattaqūna min ḥisābihim min shayin walākin dhik'rā laʿallahum yattaqūna
Meal
Allah’tan sakınıp, takvalı olanlara, zalimlerin hesabından hiçbir sorumluluk yoktur. Fakat, Allah’tan sakınıp takvalı olmaları için (onlara) bir öğüt verme vardır.
En’âm Suresi’nin 69. ayeti (6:69) Mekki bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 136. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
En’âm Suresi 69. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
69. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Yüce Allah'a karşı takvalı olanlar için zalimlerin hesabından hiçbir sorumluluk yoktur. Ancak işledikleri münkerler hakkında onları men etmeleri gerekir. Umulur ki Allah'tan korkar ve emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınırlar.
69. “Korkup sakınanlara onların hesabından herhangi bir sorumluluk yoktur. Fakat sakınırlar diye hatırlatmaları gerekir.” Yani Yüce Allah’tan korkar ve sakınırlar umuduyla hatırlatsınlar ve onlara öğüt versinler. Bu buyruk ögüt verip hatırlatan kimsenin, korunup sakınma maksadını gerçekleştirecek en uygun sözler kullanması gerektiğine delildir. Yine bu buyrukta şuna da delil vardır: Eğer hatırlatma ve öğüt, hatırlatılan kimsenin kötü halini daha da artıracak ise o hatırlatmayı terk etmek gerekir. Çünkü hatırlatma, eğer kendi esas maksadı ile çelişirse, artık onu terk etmek esas maksada dönüşür.
Allah Teâlâ'ya davet eden kimse, hiç kimsenin hesabından sorumlu değildir. Bilakis o tebliğ etmek ve hatırlatmakla sorumludur.
Gâfil ve kibirli olanları uyarmak için en etkili metotlardan birisi de onlara nasihatta bulunmaktır.
Tevhidin bir göstergesi de; fayda, zarar ve tasarruf hakkına sahip olmayanın, ibadet edilecek ilah olmayı hak etmediği gerçeğinin kesin olarak bilinmesidir.
69. ayetin diğer mealleri
Allah’tan sakınıp, takvalı olanlara, zalimlerin hesabından hiçbir sorumluluk yoktur. Fakat, zalimlere Allah’tan sakınıp, takvalı olmaları için bir öğüt verme vardır.
Takvâ sahiplerine, inanmayanların hesabından herhangi bir sorumluluk yoktur. Fakat belki korunurlar diye hatırlatmak gerekir.
Allah'tan korkanlara o zalimlerin hesabından bir sorumluluk yoktur. Fakat bu bir hatırlatmadır. Gerekir ki sakınırlar.
Allah, size kitabında şunu da indirmiştir: Allah’ın ayetlerinin inkâr edildiğini ve ayetleriyle alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka konuya geçinceye kadar onlarla oturmayın. (Eğer oturursanız) siz de onlar gibi olursunuz. Allah, bütün münafıkları ve kâfirleri Cehennem'de toplayacaktır.
De ki: “Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen kâfir olsun.” Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, erimiş maden gibi yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. O ne kötü bir içecektir! Cehennem ne korkunç bir sığınaktır.
Böylece biz onu (Kur’an’ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Andolsun ki sana gelen bu ilimden sonra onların heva ve heveslerine uyarsan, Allah tarafından senin için ne bir dost, ne de bir koruyucu vardır.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Rablerinin rızasını isteyerek sabah akşam O’na dua edenleri yanından uzaklaştırma. Onların hesabından senin üzerinde bir şey (yükümlülük), senin hesabından da onların üzerine bir şey (yükümlülük) yoktur ki onları kovarsan o takdirde zâlimlerden olursun.