De ki: “Ben size yanımda Allah’ın hazineleri vardır, demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size, şüphesiz ben bir meleğim de demiyorum. Ben, ancak bana vahyolunan (Kur’an) a uyarım.” De ki: “Hiç görmeyenle gören bir olur mu? Hiç düşünmüyor musunuz?”
En’âm Suresi’nin 50. ayeti (6:50) Mekki bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 133. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
En’âm Suresi 50. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
50. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul!- Bu müşriklere de ki: Ben size Allah'ın rızık hazineleri bendedir ve bunlar hakkında istediğim gibi tasarrufta bulunuyorum demiyorum. Gaybı bildiğimi de söylemiyorum. Şüphesiz ben gaybtan ancak Allah'ın bana vahiyle hakkında bilgilendirdiği kadarını bilirim. Kendimin bir melek olduğunu da söylemiyorum. Şüphesiz ben Yüce Allah'ın bir resulüyüm. Ancak bana vahyedilene tabi olurum. Bana ait olmayanı da iddia etmem. -Ey Resul!- Onlara de ki: Hiç hakkı görmeyen basireti kör olan kâfir ile hakkı gören ve ona iman eden Mümin bir olur mu? Ey müşrikler! Etrafınızdaki mucizeleri ve harika eserleri akıllarınızla hiç düşünmüyor musunuz?
50. Yüce Allah, Peygamberine kendisinden mucizeler göstermesini isteyen yahut da ona: Sen bizi seni de Allah ile birlikte bir ilah edinelim diye davet ediyorsun, diyen kimselere hitap etmesini ve şöyle demesini emretmektedir: “Ben size Allah’ın hazineleri” rızık ve rahmetinin anahtarları “benim yanımdadır, demiyorum. Ben gaybı da bilmem.” Çünkü gayb bütünü ile Allah nezdindedir. “Allah insanlara herhangi bir rahmeti açacak olursa onu tutacak kimse olamaz. Tuttuğunu da ondan başka salıverecek olmaz.” (Fatır, 35/2) Gaybı da görüneni de bilen yalnızca O’dur: “O kendi gaybına hiçbir kimseyi … Devamını oku
Peygamber beşerdir, rububiyet vasıflarından hiçbirine sahip değildir. Peygamberlerin vazifesi tebliğ etmektir. Kâinatta herhangi bir tasarruf hakkına sahip değillerdir. Gaybı da bilmezler. Rızkın hazinelerine de malik değillerdir.
Hakka davet edenin kendisine tabi olanlara özellikle de haktan başka gayesi olmayan fakirlere önem vererek kendisine yakınlaştırması ve kâfirleri razı etmek için onları uzaklaştırmaya rıza göstermemesi gerekir.
Ayet, günün başında ve sonunda yapılan ibadetlerin önemine işarette bulunmuştur.
50. ayetin diğer mealleri
De ki: Size, yanımda Allah’ın hazinelerinin olduğunu söylemiyorum. Gaybı bilmem; size, bir melek olduğumu da söylemiyorum. Ben, ancak bana vahyedilene tabi oluyorum. De ki: Hiç görmeyen ile gören bir olur mu? Hiç düşünmüyor musunuz?
De ki: Ben size, Allah'ın hâzineleri benim yanımdadır, demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size, ben bir meleğim de demiyorum. Ben, sadece bana vahyolunana uyarım. De ki: Kör ile gören hiç bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?
De ki: "Size Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Gaybı da bilmiyorum. Ve size, ben bir meleğim de demiyorum. Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum." De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?"
Size ben, “Allah’ın hazineleri yanımdadır” demiyorum, gaybı da bilmem. “Ben bir meleğim” de demiyorum. Sizin hor gördüğünüz kimseler için, “Allah, onlara asla hiçbir hayır vermez” de diyemem. Allah, onların içlerindekini daha iyi bilir. Böyle bir şey söylersem, o zaman ben gerçekten zalimlerden olurum.
De ki: "Ben, rasullerin ilki değilim. Bana ve size neler yapılacak bilmiyorum. Ben, ancak bana vahyedilene tabi oluyorum. Ben, apaçık bir uyarıcıdan başka bir şey değilim."
Kendilerine ayetlerimiz açık açık okununca, bizimle karşılaşmayı ummayanlar: "Bundan başka bir Kur’an getir ya da bunu değiştir" dediler. De ki: "O’nu kendime göre değiştirmem mümkün değildir. Ben, sadece bana vahyedilene uyarım. Ben eğer Rabbime isyan edersem büyük bir günün azabından korkarım."
De ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” “Allah’tır” de. De ki: “O'nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar) mı edindiniz?” De ki: “Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah’a, O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah’ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?” De ki: “Her şeyin yaratıcısı Allah’tır. O, birdir, Kahhâr'dır/mutlak galiptir.''