wa-idhā tut'lā ʿalayhim āyātunā bayyinātin qāla alladhīna lā yarjūna liqāanā i'ti biqur'ānin ghayri hādhā aw baddil'hu qul mā yakūnu lī an ubaddilahu min til'qāi nafsī in attabiʿu illā mā yūḥā ilayya innī akhāfu in ʿaṣaytu rabbī ʿadhāba yawmin ʿaẓīmin
Meal
Kendilerine ayetlerimiz açık açık okununca, bizimle karşılaşmayı ummayanlar: "Bundan başka bir Kur’an getir ya da bunu değiştir" dediler. De ki: "O’nu kendime göre değiştirmem mümkün değildir. Ben, sadece bana vahyedilene uyarım. Ben eğer Rabbime isyan edersem büyük bir günün azabından korkarım."
Yûnus Suresi’nin 15. ayeti (10:15) Mekki bir surededir; 11. cüzde, Mushaf’ın 210. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Yûnus Suresi 15. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
15. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Kendilerine Allah'ın tevhidine (birliğine) delalet eden apaçık Kur'an ayetleri okununca yeniden dirilmeyi ve sevabı ummayan ve cezayı da inkâr edenler: "-Ey Muhammed!- Putlara ibadeti ve diğerlerini lanetlemeyi ihtiva eden bu Kur'an'ı değiştir yahut Kur'an'ın bir kısmını ya da tamamını bizim arzularımıza uyan şeyler ile değiştir." dediler. -Ey Peygamber!- Onlara de ki: "Benim Kur'an'ı değiştirmem doğru olmaz ve benim size, O'ndan gayrısını da getirmeye gücüm yok. Oysa tek olan ve hiçbir ortağı olmayan yüce Allah dilerse o Kur'an'dan dilediği şeyi değiştirir. Ben, Allah'ın bana vahyettiği şeyden başkasına asla tabi olmam. Sizin benden istediğiniz şeye uyarak Allah'a isyan etmekten ve o büyük günün azabından korkarım ki o gün, kıyamet günüdür."
15. Yüce Allah, Rasûlü Muhammed’i sallallahu aleyhi ve sellem’i yalanlayanların işi yokuşa sürmek istediklerini, Kur’ân-ı Kerim’deki kendilerine hakkı açıklayan Allah’ın âyetleri okunduğu zaman onlardan yüz çevirdiklerini, çeşitli şekillerde inatlaşıp haksızlık ederek ve küstahlaşarak: “Ya bundan başka bir Kur’ân getir yahut da onu değiştir” dediklerini dile getirmektedir. Allah onları kahretsin, Allah’a karşı bu ne cüretkârlık! Bundan daha ileri bir zulüm, Allah’ın âyetlerinin bundan daha ileri derecede reddi söz konusu olamaz! O büyük Peygamber’e Allah, şöyle demesini emretmektedir: “De ki … Devamını oku
Yahudilerin Tevrat'ta yaptıkları gibi Allah kelamını tahrif etmenin ve Allah'a yalan atıp iftira etmenin ne kadar büyük bir şey olduğu beyan edilmiştir.
Zarar ve fayda vermek sadece Allah'ın elindedir. O'ndan başkası bunu yapamaz.
Müşriklerin, ilahları hakkında Allah katında kendilerinin şefaatçileri olduklarına dair iddiaları son derece batıldır.
Hevâya tabi olmak ve dinde ihtilaf etmek ayrılığın sebebidir.
15. ayetin diğer mealleri
Ayetlerimiz açık açık onlara okununca, bizimle karşılaşmayı ummayanlar: Bundan başka bir Kur’an getir ya da bunu değiştir, dediler. De ki: O’nu kendime göre değiştirmem mümkün değildir. Ben, sadece bana vahyedilene uyarım. Ben eğer Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkarım.
Onlara âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman (öldükten sonra) bize kavuşmayı beklemeyenler: Ya bundan başka bir Kur’an getir veya bunu değiştir! dediler. De ki: Onu kendiliğimden değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben, bana vahyolunandan başkasına uymam. Çünkü Rabbime isyan edersem elbette büyük günün azabından korkarım.
Böyle iken, âyetlerimiz, kesin birer belge olarak kendilerine okunduğu zaman, o bizimle karşılaşmayı ummayanlar, "Bundan başka bir Kur'ân getir veya bunu değiştir." dediler. De ki, "Onu kendiliğimden değiştiremem, benim açımdan bu olacak bir şey değildir. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Rabbime isyan edersem, şüphesiz büyük bir günün azabından korkarım."
Ayetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman, kâfir olanlar, iman edenlere; "İki gruptan hangisi makam bakımından daha iyi ve topluluk bakımından daha güzeldir?" dediler.
De ki: "Ben, rasullerin ilki değilim. Bana ve size neler yapılacak bilmiyorum. Ben, ancak bana vahyedilene tabi oluyorum. Ben, apaçık bir uyarıcıdan başka bir şey değilim."