29. “Onlar” öldükten sonra dirilişi inkâr ederek: “Hayat, ancak dünya hayatımızdan ibarettir” yani işin aslı ve bizim var edilişimizin maksadı, sadece dünya hayatıdır, başka bir şey değildir. “Biz diriltilecek değiliz, dediler.”
Allah Teâlâ'nın, kıyamet meydanında ibadet eden ve ibadet edilenleri, tabi olanlarla tabi olunanları birbirleri hakkında şahitlik yapmaları için bir araya toplaması O'nun adaletli olmasındandır.
Kur'an'ı her dinleyen ondan istifade edemez. Belki kalbinin mühürlenmesi ya da faydalanmasını engelleyecek sağırlık ve benzeri gibi engeller bulunabilir.
Müşriklerin açıktan yalanlamalarına rağmen, kendi nefislerinde Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğruluğunu bildikleri beyan edilmiştir.
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in karşılaştığı yalanlama sadece ona özel değildir. Dolayısıyla bu hususunda kendisi teselli edilip, gönlü alınmıştır. Bilakis yalanlama müşriklerin önceki peygamberlere karşı izledikleri bir yöntemleridir.
29. ayetin diğer mealleri
Dünya hayatımızdan başka hayat yoktur. (Öldükten sonra) tekrar diriltilecek de değiliz, derlerdi.
Onlar (müşrikler), "Hayat ancak bu dünyadaki hayatımızdan ibarettir, öldükten sonra da dirilecek değiliz," demişlerdi.
Dediler ki:" Dünya hayatımızdan başka bir hayat yoktur, biz diriltilecek değiliz".
29. ayet kelime kelime
وَقَالُوٓا۟waqālūdediler ki
إِنْinonlar
هِىَhiya
إِلَّاillābaşka yoktur
حَيَاتُنَاḥayātunāhayatımızdan
ٱلدُّنْيَاl-dun'yādünya
وَمَاwamāve değiliz
نَحْنُnaḥnubiz
بِمَبْعُوثِينَbimabʿūthīnadiriltilecek
29. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
"Dünya hayatımızdan başka hayat yoktur. Ölürüz ve yaşarız. Bizi zamandan başka bir şey yok etmez." derler. Onların bu konuda bir bilgileri yoktur. Onlar, yalnızca zannederler.